programmablepropellant
/ 47
programmablepropellant
programmable[adj]

programlanabilir

programmable calculator[n]

programlanabilir hesap makinesi,programlanabilir hesap cihazı

programmatically[adv]

programlı bir şekilde,programatik olarak

programmed learning[n]

programlı öğrenme,programlanmış öğretim

programmer[n]

bilgisayar programcısı

programming[n]

bilgisayar programı yazma

programming language[n]
progress[n][v]

gelişim • gelişmek

progress report[n]

ilerleme raporu

progression[n]

devamlılık

progressive[adj][n]

ilerici,progresif • ilerici,reformcu

progressive folk[n]

progressive folk

progressive metal[n]

progresif metal

progressive music[n]

gelişen müzik

progressive pop[n]

progressive pop

progressive rap[n]

progressive rap

progressive rock[n]

progresif rock

progressive soul[n]

gelişmiş soul

progressive tense[n]

sürekli geçmiş zaman

progressively[adv]

aşamalı olarak,giderek

prohibit[v]

engellemek

prohibited[adj]

yasaklanmış

prohibition[n]

yasaklamak

prohibitionist[n]

yasakçı,içki yasağı taraftarı

prohibitive[adj]

caydırıcı, engelleyici

prohibitively[adv]

yasaklayıcı bir şekilde,engelleyici olarak

prohibitory[adj]

engelleyici

project[n][v]

proje • yansıtmak,göstermek

projectile[n][adj]

atılan cisim • itici,itilmiş

projection[n]

öngörme

projection booth[n]

projeksiyon odası

projection screen[n]

projeksiyon perdesi,yansıtma ekranı

projectionist[n]

projeksiyonist

projector[n]

projektör

prokaryote[n]

prokaryot,prokaryot organizma

prolactin[n]

prolaktin

prolate[adj]

prolat,uzamış

prolative case[n]

üzerinde hareket hali

prolegomenon[n]

önsöz

proletarian[n][adj]

proleter,işçi • proletaryaya bağlı

proletarian literature[n]

proletaryan edebiyatı

proletariat[n]

proletarya

proliferate[v]

çoğalmak

proliferation[n]

hızlı artış

prolific[adj]

çok çalışkan

prolix[adj]

sonu gelmeyen

prolixity[n]

laf kalabalığı

prologue[n]

önsöz

prolong[v]

uzatmak

prolonged[adj]

uzamış,uzun süreli

prom[n]

okul balosu

promenade[n][v]

gezinti • gezinmek

promenade concert[n]

dinleyicilerin müziği ayakta dinledikleri konser

prometheus[n]

Prometheus

prominence[n]

ün

prominent[adj]

öne çıkan

prominently[adv]

önemli bir şekilde,göze çarpar şekilde

promiscuous[adj]

seçici olmayan

promiscuously[adv]

seçici olmayan bir şekilde,ahlaki kısıtlamalar olmadan

promise[v][n]

söz vermek • başarı güvencesi

promise the moon[phrase]

olmayacak vaatlerde bulunmak

promises are like pie crust made to be broken[sentence]

söz vermek ne kadar kolaysa sözünden dönmek de o kadar kolaydır

promising[adj]

ümit verici

promissory[adj]

taahhüt içeren

promo[n][v]

promosyon,reklam • tanıtmak,promosyon yapmak

promontory[n]

dağlık burun

promote[v]

terfi ettirmek

promoter[n]

destekçi

promotion[n]

promosyon

promotional[adj]

tanıtım,promosyonel

promposal[n]

balo teklifi,yaratıcı balo daveti

prompt[v][adj][n]

yüreklendirmek • hızlı,anında • sahnede oyuncuya hatırlatılan söz

prompt corner[n]

led köşesi

prompter[n]

teleprompter,suflör

promptly[adv]

hızla,gecikmeden

promulgate[v]

ilan etmek

prone[adj]

meyilli

prong[n]

dal

pronghorn[n]

Amerika antilobu

pronominal adverb[n]

zamirli zarf

pronoun[n]

zamir

pronounce[v]

telaffuz etmek

pronounce on[v]

yorum yapmak

pronounced[adj]

belirgin

pronouncement[n]

resmi bildiri

pronto[adv]

hemen,gecikmeden

pronunciation[n]

söyleyiş

proof[n][v][adj]

kanıt • dayanıklı hale getirmek,koruma sağlamak • dayanıklı,kanıtlanmış

proof of identity[phrase]
proofread[v]

prova okumak

proofreader[n]

düzeltmen

proofreading[n]

kontrol okuması

prop[n][v]

destek,payanda • desteklemek,dayamak

prop up[v]

maddi destek sağlamak,desteklemek

propaganda[n]

propaganda

propagate[v]

yaymak,üremek

propagation[n]

yavrulama

propane[n]

propan,propan gazı

propel[v]

ileri sürmek

propellant[n][adj]

itici • itici,sevkedici

LanGeek
Uygulamayı İndir