painfullypalm tree
/ 47
painfullypalm tree
painfully[adv]

acı vererek

painkiller[n]

ağrı kesici

painkilling[adj]

ağrı kesici

painless[adj]

ağrısız

painlessly[adv]

ağrısız,acısız

painstaking[adj]

emek veren

painstakingly[adv]

titizlikle

paint[v][n]

boyamak • boya

paint a picture of[phrase]
paint marker[n]

boya kalemi,boya işaretleyici

paint pad[n]

boya pedi

paint roller[n]

boya rulosu

paint sprayer[n]

boya püskürtücüsü

paint stripper[n]

boya çıkarıcı

paint the lily[phrase]

gereksiz süslemek

paint the town[phrase]

çılgınca eğlenmek

paint the town red[phrase]
paint tray[n]

boya tepsisi

paint-on glass animation[n]

cam üzerine boya animasyonu

paintball[n]

paintball

paintball gun[n]

paintball tabancası,paintball silahı

paintbox[n]

boya kutusu

paintbrush[n]

boya fırçası

painted lady[n]

kır çiçekleri kelebeği

painter[n]

ressam

painterly[adj]

ressamsı,sanatsal

painting[n]

resim tablosu

painting knife[n]

resim bıçağı

paintwork[n]

boya işi,boya kaplaması

pair[n][v]

çift • eşleştirmek,çift oluşturmak

pair of pincers[n]

pense çifti,kerpeten

pair of pliers[n]

pense çifti,kerpeten

pair of scissors[n]

makas çifti,makas

pair of tongs[n]

maşa çifti,maşa

pair of trousers[n]

pantolon çifti,pantolon

pair of tweezers[n]

cımbız,maşa

pair off[v]

eşleşmek,çiftler oluşturmak

pair skating[n]

çiftler pateni,buz dansı çiftler

pair work[n]

ikili çalışma

paisley[n][adj]

pateh • paisley,kaşmir desenli

pajamas[n]

pijama

pakhavaj[n]

pakavaj

pakistan[n]

Pakistan

pakistan green[adj]

Pakistan yeşili

pakora[n]

pakora

pal[n]

arkadaş

palace[n]

saray

palace of versailles[n]

Versay Sarayı

palatable[adj]

lezzetli

palatal[n][adj]

sertdamak ünsüzü • palatal,damakla ilgili

palatalization[n]

damaksıllaşma

palate[n]

damak

palatial[adj]

görkemli

palatine tonsil[n]

palatin bademcik,damak bademciği

palaver[n][v]

boş laf,gevezelik • uzun uzadıya tartışmak,görüşmek

palazzo pants[n]

palazzo pantolon

pale[adj][v][n]

açık • beti benzi atmak • kazık,çit tahtası

pale ale[n]

pale ale

pale beside[v]

yanında soluk kalmak,yanında önemsiz kalmak

pale in comparison[phrase]

yanında hiç kalmak

pale into insignificance[phrase]
pale yellow[n]

soluk sarı,açık sarı

paleness[n]

solgunluk

paleo diet[n]

paleolitik diyet

paleobiologist[n]

paleobiyolog,eski yaşam formlarını inceleyen bilim insanı

paleoclimatology[n]

paleoklimatoloji,geçmiş çağların iklimini inceleme

paleocontinent[n]

paleokıta,eski kıta

paleography[n]

paleografi

paleolithic[n][adj]

paleolitik,eski taş devri • paleolitik,paleolitik dönemle ilgili

paleontologist[n]

paleontolog

paleontology[n]

paleontoloji

paletot[n]

paletot palto

palette[n]

boya paleti

palette knife[n]

boya bıçağı

palimpsest[n]

yeniden yazılmış parşömen

palindrome[n]

palindrom

paling[n]

kazık çit

palinode[n]

geri dönüş şiiri

palisade[n][v]

çit • palisad ile çevirmek,çitle çevirmek

pall[v][n]

cazibesini yitirmek,eskimek • perde,örtü

palladian window[n]

üç bölümlü pencere

pallas's cat[n]

pallas kedisi

pallet[n]

palet,karıştırma tahtası

pallet inverter[n]

yük döndürücü

pallet jack[n]

transpalet

palliate[v]

hafifletmek

palliative[n][adj]

palyatif,palyatif tedavi • yatıştırıcı

pallid[adj]

soluk

pallidness[n]

solgunluk,beniz solgunluğu

pallino ball[n]

hedef top,pallino topu

pallium[n]

pallium

pallor[n]

solgunluk

palm[n][v]

avuç içi • gizlemek,yok etmek

palm heart[n]

palmiye kalbi

palm nut[n]
palm off[v]

kakalamak

palm oil[n]

palm yağı

palm reading[n]

el falı

palm sugar[n]

palmiye şekeri,hurma şekeri

palm tree[n]

palmiye ağacı

LanGeek
Uygulamayı İndir