put the kettle onpyx
/ 47
put the kettle onpyx
put the kettle on[phrase]

su kaynatmak

put the kibosh on[phrase]

bir şeyi durdurmak

put the knife in[phrase]

sırtından bıçaklamak

put the saddle on the right horse[phrase]

suçu doğru kişiye yüklemek

put the skids under[phrase]

birini başarısızlığa uğratmak

put the squeeze on[phrase]

baskı yapmak

put through[v]

uğratmak,maruz bırakmak

put to[v]

sunmak (birine bir öneriyi kabul etmesi veya reddetmesi için)

put to death[phrase]

idam etmek

put to the sword[phrase]

kılıçtan geçirmek

put to work[phrase]

işe koymak

put together[v][phrase][adj]

oluşturmak • düzenli,şık

put towards[v]

ayırmak,tahsis etmek

put two and two together[phrase]

ikiyle ikiyi toplamak

put up[v]

koymak

put up a fight[phrase]

direnmek

put up to[phrase]
put up with[v]

tahammül etmek

put wheels on it[phrase]
put whole pussy into[phrase]
put years on[phrase]

birini bir anda yaşlandırmak

putamen[n]

putamen

putative[adj]

kabul edilen

putrefy[v]

çürümek,kokuşmak

putrescent[adj]

çürümüş

putrid[adj]

çürük,kokuşmuş

putt[v][n]

putt vurmak,topu deliğe yavaşça vurmak • putt,putter vuruşu

putter[n][v]

putter,düz demir • amaçsızca dolaşmak,boş boş gezmek

putter around[v]

dolaşmak,gezinmek

putting[n]

putt,putt vuruşu

putting green[n]

put yeşili,put alanı

putting surface[n]

putting yüzeyi,green

putty[n][v]

macun (malzeme) • macun uygulamak,macunlamak

putty knife[n]

macun spatulası

putz[n]

sik,penis

puzzle[v][n]

hayrete düşürmek • yapboz

puzzle box[n]

bulmaca kutusu

puzzle out[v]

çözmek,anlamak

puzzle video game[n]

bulmaca oyunu

puzzled[adj]

şaşırmış,kafası karışmış

puzzling[adj]

şaşırtıcı,kafa karıştırıcı

pwn[v]

ezip geçmek

pwnage[n]

rakibin bozguna uğratılması

pye-dog[n]

sokak köpeği

pygmalion[n]

Pygmalion

pygmy chimpanzee[n]

bonobo,cüce şempanze

pygoscelis adeliae[n]

pygoscelis adeliae,Adelie Kıyısı penguenleri

pylon[n]

elektrik direği

pyramid[n][v]

Mısır piramitleri • piramit yapmak,kademeli olarak artırmak

pyramid roof[n]

piramit çatı

pyramid selling[n]

piramit satış,piramit şeması

pyramidal[adj]

piramidal, piramit şeklinde

pyramidiot[n]

piramitçi,piramitçi

pyre[n]

ölüyü yakmaya özgü odun yığını

pyrex[n]

pireks

pyrexia[n]

ateş,pireksi

pyrography[n]

ahşap yakma sanatı

pyromania[n]

piromani

pyrophorus noctiluca[n]

pyrophorus noctiluca,parlak ışıklı noktalara sahip tropikal Amerikan tıklama böceği

pyrotechnic[n][adj]

piroteknik cihaz,fişek • havai fişek ile ilgili

pyroxene[n]

piroksen,magmatik ve metamorfik kayaçlarda bulunan, tipik olarak koyu renkli ve silika, magnezyum ve demirden oluşan bir mineral grubu

pyrrhic[n][adj]

pyrrhic dansı • pirus zaferi

pyrrhic victory[n]

Pirus zaferi

pyrrhuloxia[n]

kırmızı kahverengi tüyleri ve güçlü gagası olan bir ispinoz türü

python[n]

piton

python reticulatus[n]

ağlı piton,reticulatus piton

python sebae[n]

python sebae,Seba pitonu

pythonidae[n]

bazı sınıflandırmalarda, Eski Dünya boalarını içeren Boidae'den ayrı bir familya,Pythonidae

pyx[n]

kutsal ekmak kutusu

LanGeek
Uygulamayı İndir