partridgepasta sauce
/ 47
partridgepasta sauce
partridge[n]

keklik

partridgeberry[n]

keklik üzümü

parttime[adv]

yarı zamanlı,kısmi zamanlı

parturition[n]

doğum, doğurma

party[n][v]

parti • parti yapmak

party animal[n]

parti canavarı

party horn[n]

parti kornası

party on[v]

partiye devam etmek,eğlenmeye devam etmek

party up[v]

parti yapmak,eğlenmek

party wall[n]

bölme duvarı

party-hearty[adj]

parti canlısı,eğlence düşkünü

parvenu[n][adj]

görmemiş • sonradan görme, sonradan görmenin

pas[n]

adım

pas de basque[n]

bask hareketi

pas de bourree[n]

bourree adımı

pas de chat[n]

kedi adımı

pas de deux[n]

ikili dans

pas seul[n]

yalnız adım

pascal[n]
paseo[n]

gezi yolu, patika

pashmina[n]

peşmine

pashto[n]

Peştuca

pashtu[n]

Peştuca,Afganistan ve Pakistan'da konuşulan bir İran dili

paska[n]

paska

paso doble[n]

paso doble dansı

pass[v][n]

geçmek • yazılı izin

pass a law[phrase]
pass along[v]

iletmek, aktarmak

pass around[v]

dağıtmak,dolaştırmak

pass away[v]

rahmetli olmak

pass by[v]

geçmek,ilerlemek

pass down[v]

aktarmak,devretmek

pass for[v]

olarak geçmek,başka biri sanılmak

pass judgment[phrase]
pass lips[phrase]

ağzından çıkmak

pass muster[phrase]

standarda uymak

pass off[v]

geçiştirmek

pass on[v]

aktarmak,devretmek

pass out[v]

bayılmak

pass over[v]

atlamak,görmezden gelmek

pass play[n]

pas oyunu,pas hareketi

pass rate[n]

geçme oranı,başarı oranı

pass round[v]

dolaştırmak,gezdirmek

pass sell-by date[phrase]

artık işe yaramamak

pass the buck[phrase]

sorumluluğu başkasına atmak

pass the time[phrase]
pass the torch[phrase]

bayrağı devretmek

pass the vibe check[phrase]
pass through[v]

geçmek,deneyimlemek

pass up[v]

kaçırmak,reddetmek

pass-fail[adj]

geçti-kaldı,başarılı-başarısız

passable[adj]

geçilebilir,ulaşılabilir

passably[adv]

kabul edilebilir derecede,oldukça iyi

passage[n]

geçiş,intikal

passageway[n]

koridor

passcode[n]

şifre

passe[adj]

modası geçmiş, demode

passenger[n]

yolcu

passenger car[n]

yolcu vagonu,yolcu arabası

passenger flight[n]

yolcu uçuşu,yolcu seferi

passenger plane[n]

yolcu uçağı,yolcu gemisi

passenger princess[n]

yolcu prensesi,yardımcı koltuk prensesi

passenger seat[n]

yolcu koltuğu,yolcu yeri

passenger train[n]

yolcu treni,seyahat treni

passenger vehicle[n]

yolcu taşıtı,binek araç

passepied[n]

passepied dansı

passer-by[n]

yaya,geçen

passeres[n]

ötücü kuşlar,oscines

passeriformes[n]

ötücü kuşlar,Passeriformes takımı

passing[adj][n][adv]

geçici,kısa süreli • vefat,ölüm • aşırı derecede,son derece

passing lane[n]

geçiş şeridi,sollama şeridi

passing shot[n]

pas atışı,geçiş vuruşu

passion[n]

tutku

passion cake[n]

tutku keki,havuçlu kek

passion fruit[n]

passiflora edulis

passionate[adj]

duygusal

passionately[adv]

tutkuyla

passionless[adj]

tutkusuz,heyecansız

passive[adj][n]

pasif • edilgen

passive smoking[n]

pasif içicilik

passive understanding[n]

pasif anlama

passive voice[n]

edilgen çatı

passively[adv]

pasif bir şekilde,direnç göstermeden

passport[n]

pasaport

passport control[n]

pasaport kontrolü

password[n]

şifre

past[n][adj][adv][prep]

geçmiş • geçmiş • karşısından • -den sonra

past it[phrase]
past master[n]

usta duayen

past participle[n]

geçmiş zaman ortacı

past perfect progressive[n]

sürekli geçmiş zaman

past perfect tense[n]

kusursuz geçmiş zaman

past progressive[n]

sürekli geçmiş zaman

past simple[n]

geçmiş zaman

past tense[n]

geçmiş zaman

past times[n]

geçmiş zamanlar,eski zamanlar

pasta[n]

makarna

pasta maker[n]

makarna yapma makinesi

pasta salad[n]

makarna salatası

pasta sauce[n]

makarna sosu

LanGeek
Uygulamayı İndir