publishpullman
/ 47
publishpullman
publish[v]

basmak

publisher[n]

yayımcı

publishing company[n]

yayınevi,yayın şirketi

puce[n][adj]

koyu morumsu kahverengi • açık şarap rengi

puck[n]

hokey pakı

puckish[adj]

yaramaz,şakacı

pud[n]

tatlı,puding

pudding[n]

puding

pudding basin[n]

puding kabı kesimi

puddle[n][v]

su birikintisi • çiş yapmak,işemek

pudendum[n]

vulva

pudginess[n]

tombiklik,topaklık

pudgy[adj]

tombul

pudwhacker[n]

aşırı mastürbasyon yapan kişi,mastürbatör

puerile[adj]

çocuksu

puerility[n]

çocukluk,çocuksuluk

puerto rican[n]

Porto Rikolu,Porto Rikolu kişi

puerto rico[n]

Porto Riko,Porto Riko

puff[v][n][adj]

içine çekmek,dumanı üflemek • nefes,duman çekme • şişkin,kabarık

puff adder[n]

şişen engerek

puff pastry[n]

milföy hamuru

puff up[v]

şişirmek,kabartmak

puffball skirt[n]

puf etek

puffbird[n]

bucconidae

puffed[adj]

kabarık,şişkin

puffer[n]

balon balığı,kirpi balığı

pufferfish[n]

kirpi balığı

puffin[n]

deniz papağanı

puffy[adj]

kabarık,şişkin

pug[n]

Mops köpeği

pugnacious[adj]

kavgacı

pugnaciously[adv]

hırçınlıkla

pugnacity[n]

kavgacılık

puissance[n]

güç

puissant[adj]

güçlü

puke[n][v]

pislik,alçak • kusmak,çıkarmak

puke baby[n]

iğrenç bebek,kusmuk bebek

puke bag[n]

kusmuk torbası,iğrenç tip

puke guts out[phrase]

kusmak

pukeface[n]

kusmuk surat,iğrenç yüz

pulasan[n]

pulasan

pulaski[n]

pulaski baltası

pulchritude[n]

güzellik

pulchritudinous[adj]

güzellik dolu,olağanüstü güzel

pulitzer prize[n]

Pulitzer Ödülü

pull[v][n]

çekmek • çekme

pull a face[phrase]
pull a fast one[phrase]

birini kurnazca kandırmak

pull a muscle[phrase]
pull a rabbit out of a hat[phrase]

imkânsızı başarmak

pull a trick[phrase]

aptalca bir şey yapmak

pull ahead[v]

öne geçmek,avantaj sağlamak

pull an all-nighter[phrase]
pull apart[v]

parçalanmak,ayrılmak

pull away[v]

uzaklaşmak,geri çekilmek

pull back from the brink[phrase]
pull buoy[n]

çekme şamandırası,pull buoy

pull date[n]
pull down[v]

yıkmak

pull down the rebound[phrase]
pull finger out[phrase]

artık işe asılmak

pull for[v]

desteklemek,cesaretlendirmek

pull hair out[phrase]

çileden çıkmak

pull in[v]

çekmek,celbetmek

pull in direction[phrase]
pull into[v]

kenara çekmek,yana çekmek

pull it together[phrase]
pull leg[phrase]

birini işletmek

pull off[v]

başarmak

pull on[v]

çabuk giymek

pull out[v]

çıkartmak

pull out all the stops[phrase]

tüm imkânları seferber etmek

pull over[v]

kenara çekmek,yana çekmek

pull overtime[phrase]
pull pud[phrase]
pull punches[phrase]

kendini tutmak

pull socks up[phrase]

kendini toparlamak

pull strings[phrase]

torpil yaptırmak

pull tab[n]

kapaklı kart

pull the fat from the fire[phrase]

zor durumdan kurtarmak

pull the other one[phrase]

külahıma anlat

pull the plug[phrase]

bir şeyi tamamen bitirmek

pull the rug out from under[phrase]
pull the strings[phrase]

ipleri elinde tutmak

pull the wool over eyes[phrase]

birini kandırmak

pull through[v]

iyileşmek

pull to[v]

çekmek,kendine doğru çekerek kapatmak

pull together[phrase][v]

kendini toparlamak

pull up[v]

yukarı çekmek

pull up stakes[phrase]
pull weight[phrase]

üzerine düşeni yapmak

pull-down menu[n]

çekmenü

pull-off[n]

bir dinlenme alanı,bir duraklama yeri

pull-out[n]

bir gazete veya derginin vazgeçilmez bölümü

pull-up[n]

barfiks,çekme hareketi

pullback motor[n]

geri çekmeli motor

pulled pork[n]

didiklenmiş domuz eti,çekilmiş domuz eti

pullet[n]

piliç,genç tavuk

pulley[n]

makara,palanga

pullman[n]

bir Pullman vagonu,bir Pullman arabası

LanGeek
Uygulamayı İndir