polepolonaise
/ 47
polepolonaise
pole[n][v]

polonyalı • sırıkla itmek,direkle yürütmek

pole dance[n]

direk dansı

pole jump[n]

sırıkla atlama,direk atlama

pole jumper[n]

sırıkla atlama,sırıkla atlayıcı

pole jumping[n]

sırıkla atlama,sırıkla atlama yarışması

pole plant[n]

baton dikme,baton yerleştirme

pole pruner[n]

uzatmalı budama makası

pole smoker[n]

yarağı yalayan,sakso çeken

pole star[n]

kutup yıldızı,kuzey yıldızı

pole vault[n]

sırıkla atlama

pole vaulter[n]

sırıkla atlama sporcusu,sırıkçı

pole vaulting[n]

sırıkla atlama,sırıkla atlama yarışması

polecat[n]

kötü kokulu sansar

polemic[n][adj]

polemik • tartışmalı

polemical[adj]

tartışmalı

polemicize[v]

polemiğe girmek

polemics[n]

fikir savaşı

polenta[n]

polenta

poles apart[phrase]

tamamen farklı

police[n][v]

polis teşkilatı • güvenliği sağlamak

police action[n]

askeri harekat

police brutality[n]

polis şiddeti,polis vahşeti

police car[n]

polis arabası,devriye aracı

police commissioner[n]

polis komiseri,emniyet müdürü

police constable[n]

polis memuru,karakol polisi

police cruiser[n]

polis aracı,devriye aracı

police department[n]

polis departmanı,karakol

police dog[n]

polis köpeği

police force[n]

polis gücü,polis teşkilatı

police golf cart[n]

polis golf arabası,golf arabası polis aracı

police headquarters[n]

polis merkezi,emniyet müdürlüğü

police matron[n]

kadın polis memuru,polis hanım

police officer[n]

polis memuru

police procedural[n]

polisiye

police station[n]

karakol

police van[n]

polis minibüsü,cezaevi aracı

police work[n]

suç faaliyetlerinin araştırılması

policeman[n]

polis memuru

policewoman[n]

kadın polis

policing[n]

polislik

policy[n]

politika

policymaker[n]

politika belirleyici

policymaking[n]

politika yapımı,politika oluşturma

polio[n]

çocuk felci

polish[v][n][adj]

parlatmak • cila • polonyalı

polish boy[n]

bir tür sosisli sandviç

polish off[v]

bitirmek,tamamlamak

polish up[v]

geliştirmek,mükemmelleştirmek

polished[adj]

parlatılmış,cilalı

polished rice[n]

parlatılmış pirinç,beyaz pirinç

polite[adj]

kibar

politely[adv]

kibarca

politeness theory[n]

nezaket teorisi

politic[adj]

kurnaz

political[adj]

siyasi

political asylum[n]

siyasal iltica

political commentator[n]

siyasi yorumcu

political correctness[n]

politik doğruluk

political drama[n]

Politik Dram

political economy[n]

politik ekonomi,ekonomi bilimi

political editor[n]

siyasi editör

political entity[n]
political fiction[n]

siyasi roman

political leader[n]

siyasi lider,politik lider

political movement[n]

siyasi hareket

political science[n]

siyaset bilimi

political scientist[n]

siyaset bilimci,politikacı bilimci

political theater[n]

siyasi tiyatro

politically[adv]

politik açıdan

politically correct[phrase]

politik olarak doğru

politician[n]

politikacı

politics[n]

siyaset

polity[n]

siyasi varlık,siyasi topluluk

politzerization[n]

politzerizasyon

polka[n][v]

polka • polka dans etmek

polka dot[n]

benekli kumaş

polka-dotted[adj]

puantiyeli

poll[n][v]

anket • anket yapmak,sormak

pollen[n]

çiçek tozu

pollenate[v]

polenlemek,polen transferi ile döllemek

pollenation[n]

polinasyon,polen transferi

pollex[n]

başparmak,pollex

pollinate[v]

polen yaymak

pollination[n]

döllenme

pollinator[n]

polen taşıyıcı

polling station[n]

oy kullanma yeri

polliwog[n]

iribaş

pollock[n]

kömür balığı

pollutant[n]

kirletici

pollute[v]

kirletmek

polluted[adj]

kirletilmiş

pollution[n]

kirlilik

polo[n]

polo,polo oyunu

polo ball[n]

polo topu,polo top

polo leg wrap[n]

polo at bandajı,polo ve diğer hızlı binicilik sporlarında atın bacakları için koruyucu sargı

polo neck[n]

balıkçı yaka,yüksek yaka

polo shirt[n]

polo yaka tişört

polo-neck[n]

balıkçı yaka

polo-neck collar[n]

polo yaka

polonaise[n]

polonaise elbisesi

LanGeek
Uygulamayı İndir