proboscisprogram
/ 47
proboscisprogram
proboscis[n]

hortum (hayvanlarda)

proboscis monkey[n]

uzun burunlu maymun

procatalepsis[n]

ön eleştiri

procedural[adj]

prosedürel

procedure[n]

prosedür

proceed[v]

konuşmaya devam etmek

proceed from[v]

kaynaklanmak

proceeding[n]

dava, yargılama

proceedings[n]

yasal işlem

proceeds[n]

gelir,hasılat

process[n][v]

usül • işlemden geçirmek

process art[n]

süreç sanatı

process blue[adj]

orta koyu camgöbeği mavisi

process cheese[n]

işlenmiş peynir

process of elimination[n]

eleme süreci

processed[adj]

işleme tabi tutulan

processed cheese[n]

işlenmiş peynir,eritilmiş peynir

processing[n]

işleme,süreç

procession[n]

alay,geçit töreni

processor[n]

işlemci,işleyici

proclaim[v]

ilân etmek

proclamation[n]

ilan

proclivity[n]

eğim

procrastinate[v]

sürüncemede bırakmak

procrastinator[n]

erteleyen kişi

procreate[v]

doğurmak

proctologist[n]

proktoloji uzmanı

proctology[n]

proktoloji

proctor[n][v]

gözetmen,sınav sorumlusu • sınav gözetmenliği yapmak

procure[v]

elde etmek

prod[v][n]

teşvik etmek,cesaretlendirmek • sivri uçlu sopa,dürtücü

prodigal[n][adj]

müsrif • savurgan

prodigally[adv]

savurganca,müsrifçe

prodigious[adj]

devasa

prodigy[n]

mucize

produce[v][n]

üretmek • tarım ürünleri

producer[n]

üretici

product[n]

ürün

product development[n]

ürün geliştirme

product listing[n]
product placement[n]

ürün yerleştirme

production[n]

üretim

production car racing[n]

üretim araba yarışı,seri üretim araba yarışması

production company[n]

yapım şirketi

production coordinator[n]

üretim koordinatörü

production designer[n]

yapım tasarımcısı

production line[n]

üretim hattı,imalat hattı

production manager[n]

yapım yöneticisi

production number[n]

müzikal oyunda toplu performans

production sound mixer[n]

ses yönetmeni

productive[adj]

iyi sonuç veren

productive skill[n]

üretken beceri

productively[adv]

bereketli bir biçimde

productivity[n]

verimlilik

proem[n]

önsöz

profane[adj][v]

saygısız • kutsal sayılan şeyi kirletmek,kutsal karakterini ihlal etmek

profanity[n]

kutsal şeylere saygısızlık

profess[v]

kabul etmek (bir yanlışı)

profession[n]

aynı meslekten olan kişiler topluluğu

professional[adj][n]

profesyonel • profesyonel

professional courtesy[n]

ücretsiz hizmet

professional dancer[n]

profesyonel dansçı, profesyonel dansçı

professional development[n]

mesleki gelişim,profesyonel gelişim

professional golfer[n]

profesyonel golfçü, profesyonel golf oyuncusu

professional science master's[n]

Profesyonel Bilim Yüksek Lisansı,Profesyonel Bilim Masterı

professional tennis player[n]

profesyonel tenis oyuncusu

professional wrestling[n]

profesyonel güreş,para için güreş

professionalism[n]

profesyonellik,uzmanlık

professionally[adv]

profesyonelce

professor[n]

profesör

proffer[v][n]

sunmak • teklif,öneri

proficient[adj]

uzman

proficiently[adv]

ustalıkla,yeterlilikle

profile[n][v]

karakter portresi • profilini çizmek,tasvir etmek

profile picture[n]

dijital medya

profit[n][v]

kar • kar etmek,kazanç sağlamak

profit margin[n]

kar marjı

profit sharing[n]

kar payı

profit-minded[adj]

kâr odaklı,kazanç odaklı

profit-sharing[n]
profitable[adj]

karlı

profitably[adv]

kârlı bir şekilde,kâr ederek

profiteer[n][v]

fırsatçı • vurgun yapmak,spekülasyon yapmak

profligacy[n]

ahlaksızlık

profligate[adj][n]

ahlaksız • ahlaksız,sefahet düşkünü

proforma[n]

proforma,proforma fatura

profound[adj][n]

yoğun • derinlik,uçurum

profoundly[adv]

derinlemesine

profundity[n]

hikmet

profuse[adj]

bol

profusely[adv]

bolca

profuseness[n]

bolluk

profusion[n]

bolluk

progenitor[n]

cet

progeny[n]

soy

progesterone[n]

projesteron

prognosis[n]

tahmin

prognosticate[v]

kehanette bulunmak

prognostication[n]

işaret (gelecek hakkında)

program[n][v]

program • program yapmak

LanGeek
Uygulamayı İndir