perupharmacogenetic test
/ 47
perupharmacogenetic test
peru[n]

Peru

perusal[n]

dikkatle okuma

peruse[v]

dikkatlice okumak

peruvian[adj][n]

peru'ya özgü • perulu

perv[n]

sapık,ahlaksız

pervade[v]

yayılmak

pervasive[adj]

yayılmış

perverse[adj]

huysuz

perversely[adv]

inatçı bir şekilde

perversion[n]

saptırma

perversity[n]

sapkınlık,sapma

pervert[n][v]

sapık,ahlaksız • saptırmak,bozmak

perverted[adj]

sapkın,yozlaşmış

pervious[adj]

geçirgen

pes[n]

ayak,bilek ekleminin altındaki bacak kısmı

pescatarian[n]

et tüketmeyen ancak balık tüketen kişi

pesky[adj]

can sıkıcı,sinir bozucu

pessary[n]

pesari

pessimism[n]

karamsarlık

pessimist[n]

karamsar

pessimistic[adj]

karamsar

pest[n]

haşere

pester[v]

rahatsız etmek,ısrarla istemek

pester power[n]

çocukların tutturma gücü

pestering[adj]

rahatsız edici,ısrarcı

pesticide[n]

haşere ilacı

pesticide poisoning[n]

pestisit zehirlenmesi,tarım ilacı zehirlenmesi

pesticide sprayer[n]

ilaçlama pompası

pestiferous[adj]

rahatsız edici,sinir bozucu

pestilence[n]

zararlı öğreti

pestilent[adj]

bulaşıcı

pestle[n][v]

dövmek,ezmek

pesto[n]

pesto

pet[n][v][adj]

evcil hayvan • okşamak,sevgi göstermek • gözde,favori

pet carrier[n]

taşıma çantası (evcil hayvan)

pet feeder[n]

otomatik yemlik

pet food[n]

evcil hayvan maması

pet kitty[phrase]
pet peeve[n]

can sıkıcı şey

pet scan[n]

pozitron emisyon tomografisi

pet sitter[n]

evcil hayvan bakıcısı

pet the cat[phrase]
petal[n]

taç yaprak

peter[n]

peter,çocuk

peter out[v]

tükenmek,yavaş yavaş sona ermek

petit battement[n]

balede küçük tekme

petit four[n]

pötifur

petite[adj][n]

zarif • miniyon

petite bourgeoisie[n]

alt orta sınıf

petition[n][v]

dilekçe • dilekçe vermek,petisyon sunmak

petrel[n]

fırtına kuşu

petri dish[n]

Petri kabı,Petri kutusu

petrified[adj]

taş kesilmiş

petrify[v]

taş kesilmek

petrifying[adj]

ürkütücü

petrol[n]

benzin

petrol engine[n]

benzinli motor,petrol motoru

petrol station[n]

benzin istasyonu

petrol tank[n]

benzin deposu,yakıt tankı

petrol zone[n]

benzin istasyonu

petroleum[n]
petroleum jelly[n]

petrol jölesi,vazelin

petrology[n]

petroloji,kayaçların incelenmesi

petronas towers[n]

Petronas Kuleleri,Petronas İkiz Kuleleri

petrous[adj]

taşa benzer

petticoat[n]

iç eteklik

pettifogger[n]

düzenbaz avukat,hilekâr politikacı

pettish[adj]

huysuz,kolayca rahatsız olan

pettishly[adv]

huysuzca,aşırı hassas bir şekilde

petty[adj]

astsubay,alt rütbeli

petulance[n]

huysuzluk

petulant[adj]

hırçın

petulantly[adv]

huysuzca,çocukça bir öfkeyle

pew[n]

kilise sırası,koridor sırası

pewter[n]

kalay-kurşun alaşımı

pewter blue[adj]

orta açık camgöbeği mavisi

pg-13[n]

ebeveyn gözetimli 13 yaş ve üstü

pga championship[n]

PGA Şampiyonası,PGA Championship

ph[n]

pH

phablet[n]

fablet

phaeton[n]

fayton,açık araba

phage[n]
phagocyte[n]

fagosit

phagotherapy[n]

fagoterapi

phalacrocoracidae[n]

karabatakgiller

phalangium opilio[n]

phalangium opilio,hasat örümceği

phalarope[n]

kum kuşu

phallus[n]

fallus

phalsa[n]

siyah kuş üzümü

phantasmagorical[adj]

fantazmagorya ile ilgili

phantasmal[adj]

hayalet gibi,hayaletsi

phantasy[n]

fantezi,yanılsama

phantom[n][adj]

hayalet,ruh • hayalet gibi,illüzyon

pharaoh[n]

Farah

pharaoh ant[n]

firavun karıncası

pharmaceutic[n][adj]

ilaç • farmasötik

pharmaceutical[n][adj]

reçeteli ilaç • eczacılığa ait

pharmaceutical company[n]

ilaç firması

pharmacist[n]

eczacı

pharmacogenetic test[n]

farmakogenetik test,farmakogenetik analiz

LanGeek
Uygulamayı İndir