pilgrimagepinto
/ 47
pilgrimagepinto
pilgrimage[n]

hac,dini yolculuk

pill[n]

hap

pillage[n][v]

yağma,talan • yağmalamak

pillar[n]

direk,sütun

pillion[n]

arka koltuk,yolcu koltuğu

pillock[n]

aptal,salak

pillory[v][n]

teşhir etmek,alay konusu yapmak • boyunduruk

pillow[n][v]

yastık • yastık üzerinde ya da yastık gibi dinlenmek,yastık görevi görmek

pillow people[n]

yastık oyuncak

pillow slip[n]

yastık kılıfı,yastık yüzü

pillow-biter[n]

yastık ısıran,pasif alıcı

pillowcase[n]

yastık kılıfı

pilot[n][v]

pilot • uçak kullanmak

pilot bread[n]

peksimet

pilot study[n]

pilot çalışma,ön çalışma

pilot whale[n]

pilot balina

pilotless aircraft[n]

pilotsuz hava aracı,drone

pilsner[n]

pilsner

pimenta[n]

yenibahar

pimento[n]

kırmızı biber

pimp[n][v]

pezevenk,muhabbetçi • pezevenklik yapmak,kadın satmak

pimpernel[n]

farekulağı,anagallis

pimple[n]

sivilce

pimple face[n]

sivilceli yüz,sivilce yüzlü

pimpled[adj]

sivilceli,akneli

pimply[adj]

sivilceli

pin[v][n]

sabitlemek,hapsetmek • broş

pin back ears[phrase]

can kulağıyla dinlemek

pin cherry[n]

amerikan yabani kirazı

pin down[v]

iğnelemek,iğnelerle sabitlemek

pin hopes on[phrase]

ümit bağlamak

pin nailer[n]

çivi tabancası

pin on[v]

yüklenmek

pin punch[n]

pim zımbası

pina colada[n]

piña colada

pinafore[n]

askılı kolsuz entari

pinata[n]

pinyata

pinball[n]

tilt oyunu

pinball game[n]

pinball oyunu,pinball maçı

pinball machine[n]

tilt (oyun)

pincer[n]

kıskaç (yengeç)

pinch[v][n]

çimdiklemek • çimdik

pinch hit[n][v]

yedek vuruş,pinç vuruşu • yerine geçmek,yedeklemek

pinch hitter[n]

yedek vurucu,pinç vurucu

pinch point[n]

darboğaz noktası,tıkanıklık noktası

pinch runner[n]

yedek koşucu,koşu için yedek oyuncu

pinched[adj]

bir deri bir kemik

pincho[n]

kanepe

pincushion[n]

iğnelik

pindaric ode[n]

pindarik oda

pine[n][v]

çam • özlemek,hasret çekmek

pine cone brown[adj]

nötr kahverengi

pine green[adj]

koyu mavimsi yeşil

pine marten[n]

ağaç sansarı

pine nut[n]

çam fıstığı

pine tree[n]

çam,ardıç

pineal body[n]

pineal cisim,pineal bez

pineal gland[n]

epifiz

pineapple[n]

ananas

pineapple poker[n]

Pineapple poker

pinecone[n]

çam kozalağı,çam kozalağı

piney[adj][n]

reçineli,çamlı • Piney,Pine Barrens Bölgesi Sakini

pinfall[n]

devrilen pin sayısı,pin düşüşü

ping[v][n]

tınlatmak,metalik bir ses çıkarmak • ses,tınlama

ping-pong[n]

masa tenisi

pinguinus impennis[n]

kuzey Atlantik kıyılarındaki kayalık adalardan uçamayan büyük auk; nesli tükenmiş,pinguinus impennis

pinhead[n]

iğne başı

pinhole camera[n]

iğne deliği kamera

pinion[n][v]

kanat • kanatlarını kesmek,kanatlarını budamak

pink[adj][n][v]

pembe • pembe,açık pembe • zikzak kesmek,tırtıklı makasla kesmek

pink elephants[n]

sarhoşluk halüsinasyonları

pink lace[adj]

çok hafif bir macenta tonu

pink sherbet[adj]

hafif pembe-kırmızı

pink slime[n]

et ürünlerinde dolgu malzemesi olarak kullanılan düşük kalite et karışımı

pink slip[n]

işten çıkarma belgesi,işten çıkarma kağıdı

pink wine[n]

pembe şarap

pinkeye[n]

sığır göz enfeksiyonu

pinkie[n]

serçe parmağı

pinking shears[n]

sürfile makası

pinko[n]

pembe,ılımlı solcu

pinky[n]

serçe parmak

pinnacle[n][v]

bina üzerindeki sivri tepeli kule • yükseltmek,doruk noktasına çıkarmak

pinniped[n]

yüzgeçayaklılar

pinny[n]

bluz üzerine giyilen askısız elbise

pinochle[n]

pinochle kart oyunu

pinon nut[n]

çam fıstığı,çam kozalağı

pinot[n]

pinot,pinot üzümü

pinot chardonnay[n]

pinot chardonnay

pinot grape[n]

pinot üzümü

pinpoint[v][n]

yerini belirlemek • nokta,küçük leke

pins and needles[phrase]

uyuşma

pinscreen animation[n]

iğne paneli animasyonu

pinsetting[n]

labut yerleştirme mekanizması,labutların düzenlenmesi

pinstripe[n]

ince çizgili kumaş

pinstriped[adj]

ince çizgili

pinstriping brush[n]

çizgi fırçası

pint[n]

pint

pint-size[adj]

minik,ufacık

pint-sized[adj]

minik,küçük boyutlu

pinto[n]

pinto atı

LanGeek
Uygulamayı İndir