pinnacle
pi
ˈpɪ
pi
nna
cle
kəl
kēl
pinnace

"pinnacle"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Pinnacle
01

doruk

the highest point or summit of a mountain 
pinnacle definition and meaning
Örnekler
Reaching the pinnacle of the mountain was a remarkable achievement. 

Dağın zirvesine ulaşmak dikkate değer bir başarıydı.

02

bina üzerindeki sivri tepeli kule

a pointed structure made of stone used as a decoration at the top of a castle, church, etc. 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
pinnacles
03

zirve

a part of something that is considered the most prominent or successful 
Örnekler
Winning the Nobel Prize was the pinnacle of her career. 

Nobel Ödülü'nü kazanmak onun kariyerinin zirvesiydi.

to pinnacle
01

yükseltmek, doruk noktasına çıkarmak

raise on or as if on a pinnacle 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
pinnacle
3. tekil kişi
pinnacles
şimdiki zaman ortacı
pinnacling
basit geçmiş zaman
pinnacled
geçmiş zaman ortacı
pinnacled
02

bir zirve ile taçlandırmak

surmount with a pinnacle 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store