Ara
Pinnacle
Örnekler
Reaching the pinnacle of the mountain was a remarkable achievement.
Dağın zirvesine ulaşmak dikkate değer bir başarıydı.
02
bina üzerindeki sivri tepeli kule
a pointed structure made of stone used as a decoration at the top of a castle, church, etc.
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
pinnacles
03
zirve
a part of something that is considered the most prominent or successful
Örnekler
Winning the Nobel Prize was the pinnacle of her career.
Nobel Ödülü'nü kazanmak onun kariyerinin zirvesiydi.
to pinnacle
01
yükseltmek, doruk noktasına çıkarmak
raise on or as if on a pinnacle
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
pinnacle
3. tekil kişi
pinnacles
şimdiki zaman ortacı
pinnacling
basit geçmiş zaman
pinnacled
geçmiş zaman ortacı
pinnacled
02
bir zirve ile taçlandırmak
surmount with a pinnacle



























