posthumouspounder
/ 47
posthumouspounder
posthumous[adj]

ölümünden sonra

posthumously[adv]

ölümünden sonra

postiche[n]

takma

postimpressionist[n]

postempresyonist

posting[n]

gönderme, posta

postman[n]

postacı

postmark[n][v]

posta damgası • damgalamak,posta damgası vurmak

postminimalism[n]

postminimalizm

postmodern architecture[n]

postmodern mimari

postmodern music[n]

postmodern müzik

postmodern theater[n]

postmodern tiyatro

postmodernism[n]

postmodernizm

postmortem[n][adj]

otopsi,postmortem inceleme • ölüm sonrası,postmortem

postnatal[adj]

doğum sonrası

postnatal depression[n]

doğum sonrası depresyon,postnatal depresyon

postoperative[adj]

ameliyat sonrası

postpartum[adj]

doğum sonrası,postpartum

postpartum depression[n]

doğum sonrası depresyon

postpone[v]

ertelemek

postposition[n]

ilgeç

postpositive adjective[n]

sonradan gelen sıfat

postscript[n]

dipnot

postulate[v][n]

öne sürmek • postulat,aksiyom

posture[n][v]

duruş • poz vermek,pozisyon almak

postwar[adj]

savaş sonrası

postwoman[n]

posta kadın,postacı kadın

posy[n]

buket,çiçek düzenlemesi

pot[n][v]

tencere • saksıya dikmek

pot calling the kettle black[phrase]

tencere dibin kara

pot cheese[n]

pot peyniri

pot roast[n]

etli güveç

pot-au-feu[n]

pot-au-feu

potable[n][adj]

içecek,içme suyu • içilebilir

potage[n]

püre kıvamında çorba

potassium[n]

potasyum

potassium bitartrate[n]

potasyum bitartrat,tartar kremi

potassium hydrogen tartrate[n]

potasyum hidrojen tartarat,potasyum bitartarat

potato[n]

patates

potato beetle[n]

patates böceği

potato bread[n]

patates ekmeği

potato bug[n]

patates böceği,patates zararlısı

potato chip[n]

cips

potato salad[n]

patates salatası

potato skin[n]

patates kabuğu cipsi

potato state[n]

Patates Devleti,Patates Eyaleti

potato wedge[n]

elma dilimli patates

potbellied[adj]

göbekli

potbelly[n]

koca göbek

potboiler[n]

para için yazılan kitap veya yapılan eser

poteen[n]

kaçak viski

potency[n]

iktidar

potent[adj]

güçlü

potentate[n]

mutlak hükümdar

potential[n][adj]

potansiyel • olası

potential energy[n]
potentiality[n]

potansiyel,olasılık

potentially[adv]

olma olasılığı yüksek bir şekilde

potentiometer[n]
potently[adv]

güçlü bir şekilde,etkili bir şekilde

poterium sanguisorba[n]

Poterium sanguisorba,Küçük eğreltiotu

pothead[n]

esrar bağımlısı,otçu

potholder[n]

tencere tutma bezi

pothole[n]

çukur,yol çukuru

pothouse[n]

meyhane,bar

potion[n]

iksir

potluck[n]

paylaşımlı yemek

potoroo[n]

potoroo

potpie[n]

kapta turta

potpourri[n]

seçmeler

pottage[n]

pottage

potted[adj]

saksıda,saksıda yetiştirilmiş

potted plant[n]

saksı bitkisi

potter[n][v]

çömlekçi • oyalanmak,boş işlerle uğraşmak

potter around[v]

oyalanmak,uğraşmak

potter bee[n]

seramik arısı

potter's wheel[n]

çömlekçi çarkı

pottery[n]

çömlekçilik

potting soil[n]

saksı toprağı,saksı harcı

potto[n]

potto

pottu[n]

pottu,bindi

potty[n][adj]

lazımlık,gece kabı • kafası hafif dumanlı,çakırkeyif

potty chair[n]

lazımlık,çocuk tuvalet koltuğu

potty mouth[n]

küfürbaz,ağzı bozuk

potty seat[n]

lazımlık oturağı,tuvalet adaptörü

pouch[n][v]

kese • şişmek,kabarık hale gelmek

pouf[n]

puf

poulet[n]

tavuk

poultice[n][v]

kataplazm • lapa uygulamak,lapa koymak

poultry[n]

kümes hayvanları

pounce[v][n]

saldırmak,atlamak • sıçrama,hamle

pouncing[n]

noktalama

pound[n][v]

libre • vurmak,çekiçlemek

pound cake[n]

pound kek

pound ear[phrase]

uyumaya gitmek

pound for pound[phrase]

eşit ağırlıkta

pound out[v]

güçlü bir şekilde çalmak

pound sign[n]

pound işareti

pound the pavement[phrase]

kapı kapı dolaşıp aramak

pound-foolish[adj]

büyük meblağlarla başa çıkmada akılsız,yüksek miktarları yönetmede mantıksız

pounder[n]

havan,tokmak

LanGeek
Uygulamayı İndir