plankingplay hooky
/ 47
plankingplay hooky
planking[n]

tahta döşeme,tahta kaplama

plankton[n]

plankton

planless[adj]

amaçsız,başıboş

planner[n]

planlayıcı,organizatör

planning[n]

planlama

planning permission[n]

inşaat ruhsatı

planographic printing[n]

planografik baskı

plant[n][v]

bitki • dikmek

plant choice[n]
plant hopper[n]

yaprak piresi

plant life[n]

bitki örtüsü,flora

plant pot[n]

bitki saksısı

plant shot[n]

bitki atışı,dikim vuruşu

plant-based[adj]

bitki kökenli

plantain[n]

bir tür muz

plantar[adj]

plantar

plantation[n]

büyük çiftlik

planter[n]

plantasyon sahibi

planthopper[n]

yaprak biti,köpük böceği

plaque[n]

plak

plasma[n]

plazma

plasma cell[n]

plazma hücresi

plasma tv[n]

plazma tv

plasmapheresis[n]

plasmaferez

plaster[n][v]

sıva • sürmek,yapıştırmak

plaster bandage[n]

alçılı sargı,alçı bandaj

plaster cast[n]

alçı

plastered[adj]

yapışkan madde ile düzleştirilmiş,parlak madde ile düzleştirilmiş

plasterer[n]
plasterwork[n]

alçı kaplama

plastic[n][adj]

plastik • plastik

plastic bag[n]

naylon poşet

plastic storage bag[n]

plastik saklama torbası,plastik depolama çantası

plastic storage container[n]

plastik depolama kabı,plastik saklama kabı

plastic surgeon[n]

estetik cerrah

plastic surgery[n]

estetik cerrahi

plastic wrap[n]

plastik ambalaj

plasticity[n]

yoğrulabilirlik

plastron[n]

plastron,karın zırhı

platalea[n]

Plataleidae'nin tip cinsi,Platalea

platalea leucorodia[n]

kaşıkçı kuşu,platalea leucorodia

plate[n][v]

tabak • kaplamak,kaplama yapmak

plate glass[n]

dökme cam

plate spinning[n]

tabak çevirme

plate tectonics[n]

levha tektoniği,küresel tektonik

plateau[n][v]

yayla • durağan bir noktaya gelmek

platelet[n]

trombosit

platelet count[n]

trombosit sayısı

platform[n]

peron

platform bed[n]

platform yatak

platform diving[n]

platform atlama,yüksek atlama

platform game[n]

platform oyunu

platform magic[n]

platform sihir

platform rocker[n]

salıncaklı koltuk

platform tennis[n]

platform tenisi,platform paddle

platform truck[n]

platform arabası,el arabası

platinum[n][adj]

platin • platin

platinum blond[adj][n]

platin sarısı • platin sarışın,platin sarışın

platinum blonde[n][adj]

platin sarışın,gümüşi sarışın • platin sarışın,gümüşi sarışın

platinum star gay[n]

platin yıldız gay,platin yıldız eşcinsel

platitude[n]

basmakalıp söz

platonic[adj]

Platon'a ait,Platon felsefesi ile ilgili

platonic body[n]

Platonik cisim,Platonik katı

platonic solid[n]

platonik cisim

platoon[n]

birlik takımı

platter[n]

servis tabağı

platypus[n]

ornitorenk

plaudit[n]

alkış

plausible[adj]

mâkul

plausibly[adv]

makul bir şekilde,inanılır bir şekilde

plausive[adj]

övgü dolu,onaylayıcı

play[v][n]

oyun oynamak • oyun

play a blinder[phrase]
play a part[phrase]

rolünü oynamak

play a trick on[phrase]

aldatmak

play ace[phrase]

kozunu oynamak

play along[v]

eşlik etmek

play around[v]

aptalca davranmak

play at[v]

oynamak,numara yapmak

play back[v]

tekrar oynatmak,geri oynatmak

play ball with[phrase]

biriyle iş birliği yapmak

play by ear[phrase]

kulaktan çalmak

play by own rules[phrase]

kendi kurallarına göre hareket etmek

play cards right[phrase]

kartlarını doğru oynamak

play cat and mouse with[phrase]
play chicken[phrase]
play dead[phrase]

ölü taklidi yapmak

play dirty[phrase]
play down[v]

küçümsemek,önemsiz göstermek

play ducks and drakes with[phrase]

çarçur etmek

play dumb[phrase]
play fast and loose with[phrase]

hafife almak

play footsie[phrase]
play for keeps[phrase]

ciddiye almak

play for time[phrase]

zaman kazanmaya çalışmak

play games[phrase]

oyun çevirmek

play god[phrase]

tanrı'yı oynamak

play gooseberry[phrase]

üçüncü teker olmak

play hard to get[phrase]

naz yapmak

play hooky[phrase]

kaytarmak

LanGeek
Uygulamayı İndir