Ara
to publish
01
basmak, yayımlatmak
to produce a newspaper, book, etc. for the public to purchase
Transitive: to publish a book or similar work
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
publish
3. tekil kişi
publishes
şimdiki zaman ortacı
publishing
basit geçmiş zaman
published
geçmiş zaman ortacı
published
Örnekler
She hopes to publish her research findings soon.
O, araştırma bulgularını yakında yayınlamayı umuyor.
02
yayımlamak, yayınlamak
to publically distribute a piece of music for sale
Transitive: to publish a piece of music
Örnekler
With the rise of digital distribution platforms, it has become easier for musicians to publish their music to a global audience.
Dijital dağıtım platformlarının yükselişiyle, müzisyenlerin müziklerini küresel bir kitleye yayınlaması daha kolay hale geldi.
03
yayımlamak
to have a piece of work approved and accepted by a publisher or journal for public distribution
Transitive: to publish a book or similar work
Örnekler
After receiving positive feedback from his editor, he was ready to publish the story.
Editöründen olumlu geri bildirim aldıktan sonra, hikayeyi yayınlamaya hazırdı.
04
yayınlamak, paylaşmak
to share content online and make it available to others
Transitive: to publish online content
Örnekler
After hours of work, he was eager to publish his project online for feedback.
Saatlerce çalıştıktan sonra, projesini geri bildirim almak için çevrimiçi olarak yayınlamak için sabırsızlanıyordu.



























