monter
monter
mɔ̃te
mawte
montremondermontrermonteur

"monter"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

monter
01

tırmanmak, çıkmak

aller vers un endroit plus haut 
monter definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
yardımcı fiil
être
1. tekil kişi
monte
1. çoğul kişi
montons
gelecek zamanda 1. kişi
monterai
şimdiki zaman ortacı
montant
geçmiş zaman ortacı
monté
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
montions
Örnekler
Il monte l'escalier lentement. 

Çıkar merdivenleri yavaşça.

02

yükselmek, artmak

devenir plus élevé en quantité ou en niveau 
monter definition and meaning
Örnekler
La température monte rapidement en été. 

Sıcaklık yazın hızla yükselir.

03

binmek, çıkmak

entrer dans un véhicule ou moyen de transport 
monter definition and meaning
Örnekler
Je monte dans le bus à 8h. 

Saat 8'de otobüse biniyorum.

04

çıkmak, tırmanmak

se déplacer le long d'un trajet, suivre une voie dans une direction 
monter definition and meaning
Örnekler
Nous avons monté la rivière en canoë pendant trois heures. 

Üç saat boyunca kanoyla nehri yukarı çıktık.

05

yükselmek

progresser dans sa carrière 
monter definition and meaning
Örnekler
Elle monte rapidement dans l'entreprise. 

Yükseliyor hızla şirkette.

06

hızla boy atmak, fazla uzamak

pousser rapidement en hauteur (pour les plantes), souvent de manière excessive 
monter definition and meaning
Örnekler
Avec cette chaleur, les mauvaises herbes ont monté en quelques jours. 

Bu sıcakta, yabani otlar birkaç gün içinde boy attı.

07

montaj yapmak, birleştirmek

assembler ou installer des éléments pour créer un ensemble 
monter definition and meaning
Örnekler
Je dois monter cette étagère ce weekend. 

Bu hafta sonu bu rafı kurmam gerekiyor.

08

organize etmek, kurmak

organiser un projet 
monter definition and meaning
Örnekler
Ils montent un spectacle pour le festival. 

Festival için bir gösteri düzenliyorlar.

09

kurgulamak, düzenlemek

sélectionner et assembler les plans d'un film pour créer la version finale 
monter definition and meaning
Örnekler
Ils montent le film depuis trois semaines. 

Filmi üç haftadır montajlıyorlar.

10

yukarı çıkarmak

déplacer un objet vers un endroit plus élevé, transporter quelque chose à un niveau supérieur 
Örnekler
Peux -tu monter les valises au premier étage ? 

Valizleri birinci kata çıkarabilir misin?

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store