comer
co
ko
ko
mer
ˈmeɾ
mer
cocercogercometercoser

"comer"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

comer
01

yemek yemek

ingerir alimentos para nutrirse o satisfacer el hambre 
comer definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
1. tekil kişi
como
3. tekil kişi
come
şimdiki zaman ortacı
comiendo
basit geçmiş zaman
comí
geçmiş zaman ortacı
comido
Örnekler
Me gusta comer frutas frescas. 

Taze meyve yemeyi seviyorum.

02

saklamak, gizlemek

ocultar, esconder o hacer desaparecer algo 
comer definition and meaning
Örnekler
¡No me digas que se comieron las pruebas! 

Bana kanıtları yediklerini söyleme!

03

yemek

ingerir alimentos para alimentarse 
comer definition and meaning
Örnekler
Siempre como a las dos de la tarde. 

Ben her zaman öğleden sonra iki'de yerim.

04

tamamen yemek

ingerir algo por completo, normalmente enfatizando que se terminó todo 
comer definition and meaning
Örnekler
Me comí una hamburguesa grande para el almuerzo. 

Öğle yemeğinde büyük bir hamburger yedim.

05

aşındırmak, yıpratmak

desgastar o destruir algo poco a poco 
comer definition and meaning
Örnekler
Las olas se comieron la orilla de la playa. 

Dalgalar plajın kıyısını aşındırdı.

06

çiğnemek, öğütmek

masticar un alimento o cosa 
comer definition and meaning
Örnekler
El perro se comió el hueso lentamente. 

Köpek kemiği yavaşça yedi.

07

çarpmak, vurmak

chocar o golpear algo accidentalmente 
comer definition and meaning
Örnekler
Se comió un árbol cuando perdió el control del coche. 

Arabanın kontrolünü kaybettiğinde bir ağacı yedi.

08

almak

capturar la ficha del oponente, quitándola del tablero 
Örnekler
En la próxima jugada voy a comer tu alfil. 

Bir sonraki hamlede, senin filini yiyeceğim.

09

tüketmek

gastar o consumir algo por completo, sin dejar nada 
Örnekler
Ella se comió sus ahorros para comprar el coche. 

Arabayı satın almak için birikimlerini yedi.

10

atlamak, gözden kaçırmak

no incluir o pasar por alto algo, ya sea por error o descuido 
Örnekler
Me comí una página del libro sin darme cuenta. 

Kitaptan bir sayfayı fark etmeden yemek.

11

yutmak

no decir algo que se iba a decir, o retractarse 
Örnekler
Se comió las palabras cuando su jefe entró a la sala. 

Patronu odaya girdiğinde sözlerini yedi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store