Ara
hızla koşmak, fırlamak
Tavşan, hızlı hareketleriyle yırtıcılardan kaçınarak sık sık çayırda koşar.
hızla çarpmak, şiddetle vurmak
Top pencereye çarptı, yüksek bir ses çıkardı.
fırlatmak, atmak
Bardak duvara fırlattı, onu paramparça etti.
karıştırmak, katmak
Bazı vicdansız satıcıların pahalı şarapları daha düşük kaliteli çeşitlerle karıştırdığı bilinmektedir.
morali bozmak, üzüntüye boğmak
Ani kaybın haberi ailenin moralini bozdu ve onları yas içinde bıraktı.
yıkmak, hayal kırıklığına uğratmak
Projenin iptali haberi, ekibin tanınma umutlarını suya düşürdü.
tire
hızlı koşu, sprint
şık, ayırt edici zarafet
koşu, hamle
bir çizgi, uzun bir sinyal
Mors kodunda "T" harfi tek bir çizgi ile temsil edilir.
koşu yarışı, sprint
Bölge şampiyonalarında 100 metre koşusunu kazandı.
az bir miktar



























