tramtransmitter
/ 35
tramtransmitter
tram[n][v]

tramvay • tramvayla gitmek,tramvayla seyahat etmek

tramcar[n]

tramvay,tramvay

tramline[n]

tramvay hattı

trammel[n][v]

kelepçe,engel • sınırlamak,kısıtlamak

tramp[v][n]

yürümek,dolaşmak • serseri,avare

trample[v][n]

çiğnemek,ezmek • çiğneme sesi,ağır basma sesi

trampoline[n]

trambolin

trampolining[n]

trambolin,trambolin jimnastiği

tranarchist[n]

trananarşist,transseksüel anarşist

trance[n][v]

kendinden geçme hali • büyülemek,kendine bağlamak

trance music[n]

trans müzik

tranny[n]

transseksüel bir kişi,trans bir kadın

tranny chaser[n]

trans takipçisi,trans avcısı

tranquil[adj]

sakin

tranquility[n]

sakinlik

tranquilize[v]

yatıştırmak

tranquilizer[n]

sakinleştirici

tranquillizing[adj]

sakinleştirici,yatıştırıcı

trans fatty acid[n]

trans yağ asidi

transact[v]

iş yapmak

transaction[n]

alım satım işlemi

transactional[adj]

işlemsel

transatlantic[adj]

Atlantik ötesi

transbian[n]

transbiyen,trans kadın lezbiyen

transcend[v]

aşmak

transcendence[n]

aşkınlık,ötesine geçme

transcendent[adj]

aşkın,olağanüstü

transcendental[adj]

aşkın,doğaüstü

transcendental meditation[n]

transandantal meditasyon

transcontinental[adj]

kıta ötesi

transcortical motor aphasia[n]

transkortikal motor afazisi

transcortical sensory aphasia[n]

duyusal transkortikal afazi

transcribe[v]

suret çıkarmak

transcript[n]

yazılı kopya

transcription[n]

transkripsiyon,yazılı kopya

transcriptionist[n]

transkripsiyon uzmanı

transdifferentiation[n]

transdiferansiyasyon,hücre tipi değişimi

transducer[n]
transept[n]

haç şeklindeki kilisenin yan kolları

transept chapel[n]

çapraz sahındaki şapel

transeunt[adj]

transeunt,geçişli

transfection[n]

transfeksiyon,yabancı DNA veya RNA'nın tanıtılması

transfeminine[n]

transfeminen,transfeminen birey

transfer[n][v]

aktarma • nakledilmek

transfer technique[n]

transfer tekniği

transferable[adj]

devredilebilir,aktarılabilir

transference[n]

devir

transferrer[n]

aktaran

transfigure[v]

şeklini değiştirmek

transfix[v]

büyülemek,donakalmak

transfixation[n]

transfiksasyon

transfixed[adj]

büyülenmiş,hayran kalmış

transform[v][n]

değiştirmek • dönüşüm,dönüştürülmüş nesne

transformation[n]

dönüşüm

transformational grammar[n]

dönüşümsel dilbilgisi

transformative[adj]

dönüştürücü,devrimci

transformer[n]

akım değiştirici

transfuse[v]

kan vermek

transgender[adj]

transseksüel

transgenic[adj]
transgress[v]

ihlal etmek

transgressive art[n]

sınır tanımayan sanat

transience[n]

geçicilik

transient[n][adj]

geçici,kısa süreli dalgalanma • geçici

transiently[adv]

geçici olarak,kısa süreliğine

transistor[n]

transistor

transit[n][v]

transit,teodolit • geçmek,bir yerden bir yere seyahat etmek

transit advertising[n]

toplu taşıma reklamcılığı

transit level[n]

transit terazisi

transition[n][v]

geçiş,değişim • geçiş yapmak,dönüşmek

transitive[n][adj]

geçişli fiil • geçişli

transitive verb[n]

geçişli eylem

transitivity[n]

geçişlilik

transitorily[adv]

geçici olarak,kısa süreliğine

transitory[adj]

geçici

transitway[n]

ayrılmış yol,toplu taşıma koridoru

translate[v]

tercüme etmek

translation[n]

tercüme

translation convention[n]

çeviri kuralı

translation rights[n]

çeviri hakları

translation studies[n]

çeviribilim

translational[adj]

öteleme,translasyonel

translative case[n]

dönüşüm hâli

translator[n]

çevirmen,çeviri programı

transliterate[v]

başka alfabeyle yazmak

translocate[v]

nakletmek,taşımak

translocation[n]

translokasyon,kromozom parçalarının değişimi

translucent[adj]

yarı saydam

transmania[n]

transmania,transmania

transmasculine[n]

transmaskülen,transmaskülin birey

transmedia[n]

transmedya,çoklu platform anlatımı

transmigrate[v]

göç etmek,transmigre etmek

transmissible[adj]

bulaşıcı

transmission[n]

gönderme

transmission line[n]
transmit[v]

iletmek,göndermek

transmittable[adj]

bulaşıcı,geçirilebilir

transmittance[n]

geçirgenlik,iletim

transmitted[adj]

iletilen,kalıtsal

transmitter[n]

aktarıcı

LanGeek
Uygulamayı İndir