turn the pagetwi
/ 35
turn the pagetwi
turn the page[phrase]
turn the ship around[phrase]
turn the tables[phrase]

durumu tersine çevirmek

turn the tide[phrase]

gidişatı değiştirmek

turn things around[phrase]
turn to[v]

birbiriyle konuşmak

turn up[v]

açmak (ses)

turn up like a bad penny[phrase]

istenmediği halde yine çıkagelmek

turn upside down[phrase]

ters çevirmek

turn world upside down[phrase]
turn-off[n]

çıkış,sapak

turn-taking[n]

konuşma sırası

turnabout[n]

dönüş,tam tersine dönme

turnaround[n]

geri dönüş

turner[n]

spatula

turner syndrome[n]

Turner sendromu

turning[n]

dönme

turning point[n]

dönüm noktası

turnip[n]

şalgam

turnip cabbage[n]

kırmızı lahana,şalgam lahana

turnout[n]

katılım

turnover[n]

ciro oranı,personel devir hızı

turnpike[n]

geçiş ücreti,geçiş ücreti bariyeri

turnt[adj]

kafası güzel,kafayı bulmuş

turntable[n]

pikap

turnup[n]

paça,katlama

turpentine[n]

terebentin,çam sakızı

turpitude[n]

ahlaksızlık

turquoise[n][adj]

firuze • turkuaz

turret[n]

kulecik

turtle[n][v]

kaplumbağa • kaplumbağa avlamak, kaplumbağa balıkçılığı yapmak

turtledove[n]

üveyik

turtleneck[n]

balıkçı yaka

turtleneck collar[n]

balıkçı yaka

tuscan column[n]

toskana sütunu

tuscan order[n]

Toskana düzeni

tush[n]

kıç

tusk[n][v]

fildişi • dişlerini çıkarmak,fildişlerini almak

tussle[n][v]

çatışma • dövüşmek

tussock[n]

demet,küme

tut[v]

tsk etmek, dilini damağına vurarak ses çıkarmak

tut-tut[v]

tsk demek,tut-tut yapmak

tutelage[n]

özel eğitim

tutelar[adj]

koruyucu

tutelary[adj]

koruyucu,muhafız

tutor[n][v]

özel öğretmen • özel ders vermek

tutorial[n][adj]

özel sınıf • eğitici,öğretici

tutorship[n]

özel öğretmenlik

tutti-frutti[n]

tutti-frutti

tutu[n]

tütü

tux[n]

smokin,resmi gece kıyafeti

tuxedo[n]

smokin

tuxedo sofa[n]

smokin koltuk

tv dinner[n]

yarı pişmiş hazır yemek

tv newsman[n]

televizyon haber sunucusu,televizyon muhabiri

tv reporter[n]

televizyon muhabiri

tv set[n]

televizyon seti,TV seti

tv spot[n]

televizyon reklamı

tv stand[n]

TV standı

twain[n]

çift,ikili

twang[n][v]

burun tonu,nazal vurgu • burun çekerek telaffuz etmek,burun tonuyla konuşmak

twat[n]

am,vajina

twat face[n]

salak yüz,aptal surat

twattock[n]

aptal,ahmak

twatwaffle[n]

sinir bozucu ahmak,tahammül edilmez dangalak

tweak[v][n]

ayarlamak,ince ayar yapmak • sıkma,çimdik

tweaked[adj]

dağınık,karmakarışık

twee[adj]

tuhaf

tweed[n]

yünlü iskoç kumaşı

tweeds[n]

yün pantolon

tween[n]

tween,8 ile 12 yaş arası çocuk

tweet[n][v]

cikcik • ciyaklamak

tweet-tweet[n]

cik cik,kuşcuk

tweetheart[n]

Twitter sevgilisi,tweet aşkı

tweezers[n]

cımbız

twelfth[adj][n]

onikinci • on ikinci,on iki eşit parçadan biri

twelve[n]

polis,zabıta

twelve noon[n]

öğle vakti,öğlen on iki

twelvemonth[n]

yıl,on iki ay

twenties[n]

20-30 arasını yaş

twentieth[adj][n]

yirminci • yirminci,yirminci sıra

twenty regular cash[phrase]
twenty-eighth[adj]

yirmi sekizinci

twenty-fifth[adj]

yirmi beşinci

twenty-first[adj]

yirmibirinci

twenty-four hour period[n]

yirmi dört saatlik dönem,yirmi dört saatlik gün

twenty-four hours[n]

yirmi dört saat,bir gün

twenty-four seven[phrase]

yedi yirmi dört

twenty-fourth[adj]

yirmi dördüncü

twenty-ninth[adj]

yirmi dokuzuncu

twenty-one[n]

yirmi bir,blackjack

twenty-second[adj]

yirmi ikinci

twenty-seventh[adj]

yirmi yedinci

twenty-sixth[adj]

yirmi altıncı

twenty-third[adj]

yirmi üçüncü

twenty-three skidoo[phrase]

ani kaçış

twenty20[n]

Twenty20,Twenty20 kriket

twerk[n][v]

kalçayı sallama hareketi • kalçayı sallayarak dans etmek

twerp[n]

zırva,önemsiz kişi

twi[n]

Twi,Twi lehçesi

LanGeek
Uygulamayı İndir