talk throughtaoism
/ 35
talk throughtaoism
talk through[v]

detaylıca tartışmak,üzerinden konuşmak

talk through the back of neck[phrase]

çok abartmak

talk to ralph on the big white telephone[phrase]

kusmak

talk to the seals[phrase]
talk trash[phrase]

laf atmak

talk turkey[phrase]

ciddi ve açık konuşmak

talk up[v]

övmek

talkative[adj]

konuşkan

talkback[n]

iki taraflı iletişim sistemi

talkie[n]

sesli film

talking[n]

konuşma

talking drum[n]

konuşan davul,haber davulu

talking point[n]

ikna edici nokta

talking stage[n]

konuşma aşaması,flört evresi

tall[adj][n][adv]

uzun boylu • uzun • gururla,kendinden emin bir şekilde

tall drink of water[phrase]
tall order[n]

çok zor bir istek

tall poppy[n]

başarısı kıskanılan kişi

tall story[n]

inanılması güç hikaye

tall tale[n]

palavra hikâye

tallish[adj]

uzunca,oldukça uzun

tallith[n]

talit

tallness[n]

yükseklik,uzunluk

tallow[n]

don yağı

tally[n][v]

sayı,puan • saymak,toplamak

tally up[v]

toplamak,saymak

talmudic literature[n]

Talmudik edebiyat,Talmudik yazılar

talon[n]

pençe

talus[n]

talus kemiği,ayak bileği kemiği

tam-o'-shanter[n]

İskoç beresi

tam-tam[n]

tam-tam

tamagoyaki[n]

tamagoyaki

tamandua[n]

tamandua

tamarillo[n]

tamarillo

tamarin[n]

ipek maymunu

tamarind[n]

demirhindi

tambour[n]

davul

tambourine[n]

zilli tef

tame[adj][v]

uysal • ehlileştirmek

tamed[adj]

evcilleştirilmiş,ehlileştirilmiş

tamerlane chess[n]

Timur satrancı

tamil[n][adj]

Tamilce • Tamil,Tamil diline veya konuşucusuna ait

tamoxifen[n]

tamoksifen

tamp down[v]

azaltmak,hafifletmek

tamper[v][n]

karıştırmak,tahrif etmek • sıkıştırıcı,tıkıştırıcı

tamper-resistant screw[n]

açılmaya dayanıklı vida

tamping machine[n]

sıkıştırma makinesi,tampon makinesi

tampon[n][v]

tampon • tamponlamak,tıkamak

tamworth[n]

Tamworth domuzu

tan[n][adj][v]

bronzlaşmış cilt • bronz (rengi) • bronzlaşmak

tanager[n]

tangara

tandem[n][adv]

tandem • tandem olarak,sıcak çamur banyosunda

tandem bicycle[n]

tandem bisiklet,ikili bisiklet

tandoor[n]

tandır

tandoori chicken[n]

tanduri tavuk

tang[n]

keskinlik,baharatlılık

tanga[n]

çok küçük mayo

tangelo[n][adj]

tangelo • açık turuncu

tangent[n]

teğet

tangent piano[n]

tuşlu çembalo

tangential[adj]

yüzeysel

tangentially[adv]

teğetsel olarak,dolaylı olarak

tangerine[n][adj]

mandalina • portakal rengi

tangible[adj]

somut

tangibly[adv]

somut bir şekilde,hissedilir biçimde

tanginess[n]

keskinlik,ekşilik

tangle[n][v]

dolaşıklık • dolaşmak,karmaşık hale gelmek

tangle with[v]

birbirine girmek

tangled[adj]

dolaşık,karmaşık

tango[n][v]

tango • tango yapmak

tangor[n]

tangor ağacı

tangram[n]

çin bulmacası

tangy[adj]

ekşi

tank[n][v]

tank • tanklamak,tankta işlemek

tank car[n]

tank vagonu,sıvı taşıma vagonu

tank locomotive[n]

tank lokomotif,depolu lokomotif

tank suit[n]

geniş omuz askılı tek parça mayo,tank suit

tank top[n]

kısa ve kolsuz bluz

tank truck[n]

tank kamyonu,tanker kamyon

tank up[v]

depoyu doldurmak,yakıt almak

tanka[n]

tanka,Tibet dini kumaş resmi

tankard[n]

bira bardağı

tanked[adj]

tamamen sarhoş,tamamen kafayı bulmuş

tanker[n]

tanker

tanker plane[n]

tanker uçak,yakıt ikmal uçağı

tankobon[n]

Tankōbon

tanned[adj]

bronzlaşmış

tanner[n]

tabakçı

tannery[n]

tabakhane

tannin[n]

tanen

tanning[n]

tabaklama,deri işleme

tanning consultant[n]

bronzlaşma danışmanı

tanpura[n]

tambura

tantalize[v]

boşuna ümit vermek

tantalizing[adj]

cezbedici,baştan çıkarıcı

tantalus[n]

Tantalos

tantamount[adj]

eşit

tantrum[n]

öfke nöbeti

tanzania[n]

Tanzanya

taoism[n]

Taoizm,Daoizm

LanGeek
Uygulamayı İndir