terminal figuretexas tommy
/ 35
terminal figuretexas tommy
terminal figure[n]

köşe figürü

terminal velocity[n]

terminal hız,son hız

terminally[adv]

son derece,geri dönülemez şekilde

terminally online[adj]

internet bağımlısı,kronik olarak çevrimiçi

terminate[v]

sona erdirmek

terminated[adj]

feshedilmiş,sona ermiş

termination[n]

sonlanma

terminative case[n]

sonlandırma hâli

terminology[n]

terimbilim

terminus[n]

terminal

termite[n]

termit

terms[n]

şartlar,ilişkiler

terms and conditions[phrase]
tern[n]

deniz kırlangıcı

ternary[n][adj]

üçlü,üç • üçlü,üç parçalı

ternion[n]

terniyon,üç

terpodion[n]

terpodiyon

terpsichorean[adj][n]

terpsikore,dansla ilgili • profesyonel dansçı,dans sanatçısı

terra firma[n]

sağlam zemin,kara toprak

terra incognita[n]

bilinmeyen topraklar

terra sigillata[n]

terra sigillata

terrace[n][v]

balkon • teraslamak,setlemek

terraced[adj]

teraslı

terraced house[n]

bitişik nizam ev,sıra ev

terracotta[n]

terakota

terrain[n]

arazi

terrapin[n]

su kaplumbağası

terrarium[n]

teraryum,minyatür bitki kabı

terrestrial[adj]

karaya ait

terrible[adj]

berbat

terribly[adv]

korkunç derecede,fevkalade

terrier[n]

Teriyer

terrific[adj]

müthiş

terrifically[adv]

müthiş bir şekilde,olağanüstü bir şekilde

terrified[adj]

dehşete kapılmış

terrify[v]

dehşete düşürmek

terrifying[adj]

korkunç

terrifyingly[adv]

korkunç bir şekilde,dehşet verici bir şekilde

terrine[n]

terin

territorial[adj][n]

bölgesel • territoryal,bölge birliği

territory[n]

toprak

terror[n]

dehşet

terrorism[n]

terörizm

terrorist[n]

terörist

terrorist act[n]

terör eylemi,terörist saldırı

terrorize[v]

şiddet kullanarak zorlamak

terse[adj]

kısa ve özlü

tersely[adv]

kısaca,özlü bir şekilde

tertial[n]

kuşlarda uçmaya yarayan küçük tüy

tertiary[n][adj]

tersiyer,tersiyer dönemi • üçüncül,üçüncü

tertiary character[n]

üçüncül karakter

tertiary college[n]

ortaöğretim ile meslek kurslarını birleştiren bir sistem

tertiary education[n]

yükseköğretim,üçüncül eğitim

tertiary period[n]

tersiyer dönemi,üçüncü zaman

terzetto[n]

üç,üçlü

tessitura[n]

melodi veya sesin genel aralığı

test[v][n]

test yapmak • sınav

test bench[n]

test tezgahı,deney platformu

test cricket[n]

test kriket,test kriket maçı

test drive[n][v]

test sürüşü,deneme sürüşü • deneme sürüşü yapmak,test sürüşü yapmak

test flight[n]
test match[n]

test maçı,uluslararası maç

test of english as a foreign language[n]

TOEFL

test out[v]

denemek,test etmek

test paper[n]

test kağıdı,reaktif kağıt

test pilot[n]
test the waters[phrase]

nabız yoklamak

test tube[n]

deney tüpü

testament[n]

tanıklık,inanç beyanı

testator[n]

vasiyetçi

tester[n]
testicle[n]

er bezi

testicular cancer[n]

testis kanseri

testify[v]

tanıklık yapmak

testily[adv]

sinirli bir şekilde, sabırsızca

testimonial[n][adj]

bonservis • tanıklıkla ilgili

testimony[n]

tanıklık

testis[n]

testis

testosterone[n]

testosteron

testudinidae[n]

testudinidae,kara kaplumbağaları

testy[adj]

hırçın

tetanus[n]

tetanoz

tetchy[adj]

alıngan,huysuz

tete-a-tete[n][adj]

iki kişilik mobilya • baş başa

tether[v][n]

bağlamak,iple bağlamak • hayvan ipi

tetherball[n]

bağlı top oyunu

tetrad[n]

dört,tetrad

tetradecagon[n]

ondörtgen

tetrahedral[adj]

dört yüzlü,tetrahedral

tetrahedron[n]

dörtyüzlü

tetraodontidae[n]

tetraodontidae,balon balıkları

tetrathlon[n]

tetratlon,dörtlü yarışma

tettigoniid[n]

tettigoniid,uzun iplik benzeri antenlere sahip çekirge

tex-mex[n]

Tex-Mex

texas[n]

Teksas,Teksas eyaleti

texas fever[n]

Texas ateşi

texas hold 'em[n]

Texas hold 'em

texas longhorn[n]

uzun boynuzlu sığır

texas tea[n]

Teksas çayı,Teksas karışımı

texas tommy[n]

pastırmalı ve peynirli sosisli sandviç

LanGeek
Uygulamayı İndir