transmitting aerialtreasury
/ 35
transmitting aerialtreasury
transmitting aerial[n]

verici anten,iletim anteni

transmogrify[v]

dönüştürmek,başkalaştırmak

transmutation[n]

dönüşüm,başkalaşım

transmute[v]

şekil değiştirmek

transnational[adj]

uluslararası,çok uluslu

transoceanic[adj]

okyanus ötesi,okyanusu aşan

transom window[n]

kapı üstü penceresi

transparency[n]

saydam,saydam levha

transparency report[n]

şeffaflık raporu,açıklık belgesi

transparent[adj]

şeffaf

transparently[adv]

şeffaf bir şekilde,açıkça

transpire[v]

ortaya çıkmak,açığa vurulmak

transplant[v][n]

başka yere dikmek • nakil,transplantasyon

transplantation[n]

nakil

transport[v][n]

nakletmek • taşımacılık

transportable[adj]

taşınabilir,nakledilebilir

transportation[n]

taşımacılık

transportation system[n]

ulaşım sistemi

transporter[n]

taşıyıcı,nakil bandı

transpose[v][n]

transpoze etmek,yer değiştirmek • devrik,devrik matris

transposition[n]

aktarma

transsexual[n][adj]

transseksüel,cinsiyet değiştiren • transseksüel

transubstantiate[v]

dönüştürmek,biçim değiştirmek

transversal[adj]

enine,kesişen

transverse[adj]

çapraz

transverse colon[n]

transvers kolon

transverse flute[n]

yan flüt,blok flüt

transverse wave[n]
transvestite[n][adj]

karşı cinsin elbiselerini giymeyi seven erkek • travesti,transvesti

trap[n][v]

tuzak • tuzak kurmak

trap house[n]

uyuşturucu evi,tuzak ev

trap phone[n]

tek kullanımlık telefon,kaçak telefon

trap shooting[n]

trap atışı,kil atışı

trap-door spider[n]

kapı örümceği

trapa natans[n]

su kestanesi,trapa natans

trapdoor[n]

kapak şeklinde kapı (tavanda/çatıda/yerde)

trapeze[n]

cambaz salıncağı

trapezium[n]

trapez,trapez kemiği

trapezoid[n]

yamuk

trapezoidal[adj]

yamuk şeklinde,trapezoidal

trappings[n]

aksesuar

trapunto[n]

dolgu nakışı

trash[n][v][adj]

çöp • yerden çıkarmak,ağır eleştirmek • çöp,berbat

trash bag[n]

çöp poşeti

trash barrel[n]

çöp kovası,çöp bidonu

trash bin[n]

çöp kutusu,çöp tenekesi

trash can[n]

çöp kutusu

trash chute[n]

çöp bacası

trash collection[n]

çöp toplama

trash panda[n]

çöp porsuğu,çöp rakunu

trash talk[n][v]

sataşma konuşması,aşağılayıcı dil • çöp konuşmak,hakaret etmek

trashed[adj]

bitkin,tükenmiş

trashy[adj]

zevksiz,gösterişli ama tatsız

trattoria[n]

italyan restoranı

trauma[n]

travma

trauma queen[n]

drama kraliçesi,dramatik

traumatic[adj]

yaraya ait

traumatize[v]

travmatize etmek,ruhsal olarak yaralamak

travail[n][v]

zahmet • sıkı çalışmak,çabalamak

travel[v][n]

seyahat etmek • seyahat

travel agency[n]

seyahat acentesi

travel agent[n]

seyahat acentesi elemanı

travel along[v]

belirli bir rota boyunca seyahat etmek,belli bir güzergahı takip etmek

travel book[n]

seyahat rehberi,gezi kitabı

travel bug[n]

dünyayı gezme isteği

travel card[n]

seyahat kartı,ulaşım kartı

travel game[n]

seyahat oyunu

travel light[phrase]

az eşyayla seyahat etmek

travel plan[n]

seyahat planı,önerilen rota

travel sickness[n]

seyahat hastalığı

travel trailer[n]

seyyar karavan,seyyar römork

travel-sick[adj]

seyahat hastası,hareketten dolayı midesi bulanan

travelator[n]
traveler[n]

gezgin

traveler's check[n]

seyahat çeki,gezgin çeki

traveling[n]

yolculuk

traveling bag[n]

valiz,seyahat çantası

travelling bag[n]

seyahat çantası,valiz

travelog[n]

gezi yazısı

traverse[v][n]

geçmek • zikzaklı geçiş,serpantin yol

travesty[n][v]

hiciv • parodisini yapmak,trajikomik hale getirmek

travois[n]

travois,Kızılderili kızağı

tray[n]

tepsi

tray bake[n]

tepsi keki,dikdörtgen kek

tray ceiling[n]

tepsi tavan

treacherous[adj]

tehlikeli

treacherously[adv]

haince, sadakatsizce

treachery[n]

hainlik

treacle[n]

pekmez

tread[v][n]

çiğnemek,basamak • adım,basamak

tread on eggshells[phrase]
tread water[phrase]

yerinde saymak

treadle[n][v]

pedal,ayak kolu • bir makineyi pedal ile çalıştırmak,pedal kullanarak makine işletmek

treadmill[n]

koşu bandı

treason[n]

vatana ihanet suçu

treasonable[adj]

ihanet niteliğinde

treasure[v][n]

hazine gibi saklamak,değer vermek • hazine

treasure trove[n]

değerli hazine

treasured[adj]

değerli,hazine gibi saklanan

treasury[n]

hazine

LanGeek
Uygulamayı İndir