tortillatourist information office
/ 35
tortillatourist information office
tortilla[n]

tortilla

tortilla chip[n]

tortilla cipsi

tortious[adj]

haksız

tortoise[n]

kara kaplumbağası

tortoiseshell[n]

kahverengi ve siyah desenli kedi

tortoiseshell butterfly[n]

kaplan kelebeği

tortuous[adj]

karmaşık

torture[v][n]

işkence etmek,eziyet etmek • işkence

tortured[adj]

yoğun ıstırap duyan

torturous[adj]

acı verici

torus[n]

simit

torx screw[n]

Torx vida

torx screwdriver[n]

torks tornavida

tosa[n]

Tosa köpeği

toss[v][n]

atmak • atış,yazı tura

toss and turn[phrase]

yatakta dönüp durmak

toss around[v]
toss away[v]

atmak,fırlatıp atmak

toss back[v]

hızla içip bitirmek

toss cookies[phrase]

kusmak

toss for[v]

yazı tura atmak,yazı tura ile karar vermek

toss out[v]

atmak,çöpe atmak

toss up[v]

yazı tura atmak,para atmak

toss-up[n]

eşit ihtimal

tossbag[n]

alçak,aşağılık

tossed salad[n]

soslu salata

tosser[n]

hafif atıcı,avuç yukarı atıcı

tosspot[n]

aptal,ahmak

tostada[n]

tostada

tot[n][v]

yavru,küçük çocuk • toplamak,toplamını hesaplamak

tot up[v]

toplamak,hesaplamak

total[adj][v][n]

toplam • toplamak • toplam

total station[n]

takometre

totalitarian[adj][n]

totaliter,otoriter • totaliter,totaliter yönetim yanlısı

totalitarianism[n]

totalitarizm,mutlak hükümet gücü doktrini

totality[n]

bütünlük,tamamlık

totally[adv]

bütünüyle

tote[n][v]

çanta,sepet • zorlukla taşımak,güçlükle taşımak

tote bag[n]

alışveriş çantası

tote up[v]

toplamak,hesaplamak

totem[n]

totem,kutsal sembol

toter[n]

taşıyıcı,nakliyeci

totes[adv]

tamamen,kesinlikle

totter[v]

sendelemek,yalpalayarak yürümek

toucan[n]

tukan

touch[v][n]

dokunmak • temas,dokunuş

touch and go[phrase]

riskli ve belirsiz

touch base[phrase]

kısa bir görüşme yapmak

touch down[v]

yere inmek

touch grass[phrase]
touch heart[phrase]

duygulandırmak

touch on[v]

konuya değinmek

touch up[v]

makyaj tazelemek

touch upon[v]

değinmek,kısaca bahsetmek

touch-move rule[n]

dokun oyna kuralı

touch-sensitive[adj]

dokunmaya duyarlı,dokunmatik

touchable[adj]

dokunulabilir,hissedilebilir

touchdown[n]

touchdown,sayı vuruşu

touched[adj]

dokunulmuş

touchily[adv]

hassas bir şekilde, alınganlıkla

touching[adj][n][prep]

etkili • temas,dokunma • ilgili,hakkında

touchingly[adv]

dokunaklı bir şekilde,duygusal bir şekilde

touchline[n]

taç çizgisi,yan çizgi

touchpad[n]

dokunmatik fare

touchscreen[n]

dokunmatik ekran

touchstone[n]

mihenk taşı,ölçüt

touchy[adj]

hassas,nazik

touchy-feely[adj]

fazla duygusal,fazla dokunsal

tough[adj][n][v]

zor • sert,zorba • dayanmak,göğüs germek

tough as boots[phrase]

taş gibi sağlam

tough cookie[n]

dişli biri

tough customer[n]

zor kimse

tough guy[n]

sert adam,zor çocuk

tough luck[n]

kötü şans,talihsizlik

tough movement[n]

bir fiilin öznesinin yükleme benzetilmesi

toughen[v]

güçlendirmek,sertleştirmek

toughen up[v]

sertleşmek,güçlenmek

toughie[n]

çıkmaz durum

toupe[n]

peruk

toupee[n]

peruk

tour[n][v]

gezi • seyahat etmek

tour de force[n]

güç gösterisi

tour de france[n]

Fransa Bisiklet Turu

tour en l'air[n]

baletin havada yaptığı dönüş

tour guide[n]

tur rehberi

tour jete[n]

balede bacağı diğer bacağa vurarak yapılan figür

tour of duty[n]

hizmet dönemi,görev turu

touraco[n]

turako

tourdion[n]

tourdion dansı

tourer[n]

tourer,katlanabilir tavanlı dört kişilik büyük açık araba

tourette syndrome[n]

Tourette sendromu

touring[adj]

turne yapan,gezici

touring car[n]

turistik araba,gezi arabası

touring car racing[n]

turing araba yarışı,turing otomobil yarışı

tourism[n]

turizm

tourist[n]

turist

tourist attraction[n]

turistik atraksiyon

tourist class[n]

turist sınıfı

tourist destination[n]

turistik yer

tourist information office[n]

turizm bürosu

LanGeek
Uygulamayı İndir