yıpranmış
giysiler,kıyafet
kıl kurdu
tehdit
tehdit durumu,kırılganlık durumu
tehdit etmek
tehdit altında
tehdit edici,korkutucu • tehdit,gözdağı
tehditkâr bir şekilde,tehdit edercesine
üç,üçlü
kocaman bir alkış
üç virgül kulübü,üç virgül çevresi
üç yüz
set
üç R,eğitimin temelleri
üç kez,üç katı
üçlü vuruş,üçlü vuruşla üçüncü kale çizgisine ulaşma
üçlü vuruş,üç bazlı vuruş
bul karayı al parayı oyunu
iç eğrisinde üç merkezi olan yuvarlak kemer
three-check satrancı
üç bant bilardo,üç bantlı bilardo
üç güverteli savaş gemisi,üç katlı topçu gemisi
üç boyutlu
üç boyutlu şekil
kamçı (politika)
üç parçalı takım elbise,üç parçalı kostüm
üç nokta aydınlatma seti
üç noktalı dönüş,üç hareketle dönüş
üç sayılık atış,üçlük
üç çeyrek kollu
üç çeyrek boy
üçgen şeklinde,üç kenarlı
üç parmaklı tembel hayvanlar
üç-iki fastball,üç-iki hızlı top
üç ciltlik roman
üç taraflı,üç yönlü
üç yollu kavşak,üç yönlü kavşak
üç tekerlekli,trisiklet
üç tekerlekli araç,trisiklet
üç kat,üç faktörü ile • üç kat,üç misli
üçlü model
üçlü tekrar
altmış,üç kere yirmi • altmış,üç kere yirmi
üçlü,üç kişilik grup
eşik,sınır
threskiornithidae,ibisler
üç kez,üç defa
ikinci el giyim yenileme,ikinci el giyim değer artırma
tutumlu bir şekilde,idareli bir şekilde
ikinci el mağazası,kullanılmış eşya dükkanı
tutumlu
heyecan,coşku • heyecanlandırmak,coşturmak
heyecanlı
sevinçten çılgına dönmüş
çok heyecanlı ve mutlu
heyecanlı film
heyecan verici
heyecan ve tehlike
kirpik kanatlı böcek
gelişmek
zevk almak
zenginleşmiş
boğaz
boğaz koruyucu,gırtlak kalkanı
boğaz enfeksiyonu
boğaz pastili
boğaz kesen,katil
çarpmak,vurmak • çarpıntı,vuruş
tromboliz,kan pıhtılarının çözülmesi
tromboz
tromboz profilaksisi
taht,hükümdar koltuğu • tahta çıkarmak,tahta oturtmak
büyük kalabalık • toplanmak,akın etmek
gaz kelebeği,hava kelebeği • boğmak,bastırmak
arasından • arasından • direkt,aktarmasız
iliklerine kadar
direkt vagon,aktarmasız vagon
çok ağır acılar çekmek
derin pas,savunma arası pas
ana yol,geçiş yolu
çağlar boyunca,yüzyıllar boyunca
dolaylı yoldan
çok şey yaşamış
tavandan aşmış,tavan yapmış
kullanarak,yoluyla
çok şey yaşamış
iyi günde kötü günde
transit trafiği,geçiş trafiği
direkt tren,duraksız tren
bitmiş,tamamlanmış
her yerinde,boyunca • boyunca,her yerinde
fırlatmak • atma,fırlatma
küçük bir taviz vermek
ters köşe yapmak