trustfulnesstuna fish
/ 35
trustfulnesstuna fish
trustfulness[n]

güvenirlik,güven

trustingness[n]

güven,saflık

trustworthy[adj]

güvenilir

trusty[n][adj]

güvenilir mahkum,ayrıcalıklı mahkum • güvenilir,itimat edilebilir

truth[n]

doğruluk

truth be told[adv]

doğrusu,gerçeği söylemek gerekirse

truth drug[n]

gerçeği söyleten ilaç

truth or dare[n]

doğruluk mu cesaret mi,gerçek mi cesaret mi

truthful[adj]

dürüst

truthfully[adv]

doğru bir şekilde,dürüstçe

try[v][n]

çabalamak • çaba

try back[v]

geri aramak,tekrar aramak

try for[v]

denemek,çabalamak

try hand at[phrase]

yeni bir şeyde şansını denemek

try it on[phrase]
try line[n]

deneme çizgisi,gol çizgisi

try luck[phrase]

şansını denemek

try on[v]

giyip denemek

try out[v][adj]

denemek • eşit aralıklı,düzenli aralıklı

try patience[phrase]

birinin sabrını zorlamak

try-on[n]

deneme,giyip bakma

try-out[n]

deneme sahnesi

tryhard[n]

zorlayıcı,aşırı çabalayan

trying[adj]

zor,çetin

tryst[n][v]

randevulaşma • gizlice buluşmak,gizli bir randevu yapmak

tsar[n]

Çar

tsetse fly[n]

çeçe sineği

tsimshianic languages[n]

Çimmesyan dilleri

tsk[v][interj]

'tsk' demek,onaylamazlık ifadesi olarak 'tsk' çıkarmak • Tss,Tık

tsonga[n]

Tsonga dili,Tsonga halkının konuştuğu Bantu dili

tsunami[n]

tsunami

tteokbokki[n]

tteokbokki

tteokguk[n]

tteokguk

tu-whit tu-whoo[n]

guk guk (baykuş sesi)

tuatara[n]

tuatara

tub[n]

banyo küveti

tub chair[n]

küvet koltuğu

tub of lard[n]

yağ tulumu,şişko

tuba[n]

tuba

tubbiness[n]

tombiklik,yuvarlaklık

tubby[adj]

şişko

tube[n][v]

tüp • bir tüp içine yerleştirmek,bir tüp içine koymak

tube elevator[n]

tüp asansörü

tube riding[n]

boru sörfü,boruda sürüş

tube spit[n]

tüp püskürtmesi,tüp spreyi

tube top[n]

kolsuz elbise

tube wrench[n]

boru anahtarı,tüp anahtarı

tuber[n]

yumru kök

tubercular[n][adj]

tüberkülozlu,veremli • tüberküloz (ile ilgili)

tuberculosis[n]

verem

tuberous[adj]

yumrulu

tubeworm[n]

tüp solucanı,boru kurdu

tubing[n]
tubular[adj]

boru şeklinde,tübüler

tubular bells[n]

boru çanlar

tucanoan languages[n]

Tucanoan dilleri

tuck[v][n]

saklamak,gizlemek • pile,kıvrım

tuck away[v]

tıkmak,yutuvermek

tuck in[v]

soframaya oturmak,yemeğe dalmak

tucked[adj]

düzgün yerleştirilmiş,sıkıca yerleştirilmiş

tuco-tuco[n]

tuco tuco

tudor arch[n]

tudor kemeri

tudor architecture[n]

Tudor dönemi mimarisi

tudor bonnet[n]

Tudor kepi,Tudor akademik şapkası

tuesday[n]

salı

tuff[n]

tüf,sıkıştırılmış volkanik küllerden oluşan sert volkanik kaya

tuft[n]

tutam

tufted[adj]

sorguçlu

tufted sofa[n]

kapitoneli koltuk

tufted titmouse[n]

tepe baştankara,ibikli baştankara

tug[v][n]

çekmek,hızlıca çekmek • ani bir çekiş,sert çekme

tug at heartstrings[phrase]

içinin cız etmesine yol açmak

tug of war[phrase]

halat çekme oyunu

tugboat[n]

römorkör,itici

tugger cart[n]

çeki arabası

tuition[n]

eğitim ücreti

tuition assistance[n]

öğrenim yardımı,eğitim ücreti desteği

tuition fee[n]

öğrenim ücreti

tuk-tuk[n]

tuk-tuk,oto-rikşaw

tulip[n]

lale

tulip glass[n]

lale kokteyl kadehi

tulumba[n]

tulumba tatlısı

tum[n]

mide,karın

tum-tum[n]

göbelek,karıncık

tumble[v][n]

yıkılmak • takla,yuvarlanma

tumble dryer[n]

çamaşır kurutma makinesi

tumbledown[adj]

yıkık dökük

tumbler[n]

tumbler bardağı

tumbleweed[n][adj]

tumbleweed,yuvarlanan bitki • turuncu ile kahverengi arası bir renk

tumid[adj]

şişkin,abartılı

tummy[n]

karın

tumor[n]

tümör

tumor protein p53 gene[n]

TP53 genetik testi

tumor protein p53 genetic test[n]

TP53 genetik testi

tump[v]

devirmek,dökmek

tumult[n]

kargaşa

tumultuous[adj]

karmaşık,düzensiz

tun[n]

büyük fıçı,fıçı

tuna[n]

ton balığı

tuna fish[n]

ton balığı

LanGeek
Uygulamayı İndir