tuna saladturn the other cheek
/ 35
tuna saladturn the other cheek
tuna salad[n]

ton balıklı salata

tundra[n]

tundra

tune[n][v]

nağme • ayarlamak,düzenlemek

tune in[v]

radyo dinlemek veya tv izlemek

tune into[v]

ayarlamak,dinlemeye başlamak

tune up[v]

akort etmek

tuned[adj]

akortlu,uyumlu

tuneful[adj]

ahenkli

tunefully[adv]

ahenkli bir şekilde,melodik bir şekilde

tunefulness[n]

ahenklilik

tuneless[adj]

akortsuz

tuner[n]

dalga ayarlayıcı

tung oil[n]

tung yağı

tungusic languages[n]

Tunguz dilleri

tunic[n]

tunik

tuning kit[n]

ayar kiti,ayar seti

tuning peg[n]

akort pimi

tunisia[n]

Tunus,Tunus Cumhuriyeti

tunnel[n][v]

tünel • tünel açmak,tünel delmek

tunnel vision[n]

tünel görüşü

tunny[n]

ton balığı

tup[n]

erkek koyun

tupian languages[n]

Tupi dilleri

tuplet[n]

bölüntülü nota

tuque[n]

örgülü şapka

turban[n]

sarık

turbid[adj]

çamurlu

turbinal[n]

turbinal,burun eti

turbinate[n][adj]

insan ve diğer omurgalılarda burunda bulunan süngerimsi kemikler • turbinal,burunsal

turbinate bone[n]

turbinat kemiği,burun eti kemiği

turbine[n]

türbin

turbojet[n]
turbot[n]

kalkan balığı

turbulence[n]

türbülans

turbulent[adj]

türbülan,dalgalı

turbulently[adv]

türbülanslı bir şekilde, türbülansla

turd[n]

bok,kaka

turd burger[n]

bok çuvalı,orospu çocuğu

turd burglar[n]

bok hırsızı,dışkı hırsızı

turd cutter[n]

pislik,şerefsiz

turdball[n]

bok parçası,pislik

turdbucket[n]

pislik yığını,iğrenç tip

turdidae[n]

turdidae,ardıç kuşları; bazı sınıflandırmalarda Muscicapidae familyasının bir alt familyası (Turdinae) olarak kabul edilir

turdpile[n]

bok yığını,başarısızlık yığını

tureen[n]

çorba kâsesi

turf[n][v]

bölge,etki alanı • çimle kaplamak,çim örtmek

turf war[n]

yetki savaşı

turfing[n]

turfing (turfing)

turgid[adj]

abartılı

turk[n]

türk

turkey[n]

hindi

turkey breast[n]

hindi göğsü

turkey buzzard[n]

hindi akbabası

turkic languages[n]

Türk dilleri

turkish[adj][n]

türk • Türkçe

turkish angora[n]

Ankara kedisi

turkish bath[n]

Türk hamamı

turkish coffee[n]

Türk kahvesi

turkish delight[n]

lokum

turkish van[n]

Van kedisi

turmeric[n]

zerdeçal,Hint safranı

turmoil[n]

karışıklık

turn[v][n]

döndürmek • oyun sırası

turn a blind eye[phrase]

görmezden gelmek

turn a corner[phrase]
turn a deaf ear[phrase]

duymamazlıktan gelmek

turn a profit[phrase]

kar etmek

turn a trick[phrase]

fuhuş yapmak

turn against[v]

karşı çıkmak,düşman olmak

turn around[v][n]

beklenmedik bir değişiklik yaşamak • dönüş,geri dönüş

turn attention[phrase]
turn away[v]

uzaklaşmak,arkasını dönmek

turn back[v]

geri dönmek,eski haline dönmek

turn back on[phrase]
turn back to[phrase]
turn down[v]

reddetmek

turn hand to[phrase]

bir işe el atıp becermek

turn head[phrase]

birinin başını döndürmek

turn in[v]

dönüp girmek,sapmak

turn indicator[n]

sinyal lambası,dönüş göstergesi

turn into[v]

dönüşmek

turn nose up[phrase]

burun kıvırmak

turn of events[phrase]
turn of phrase[n]

ifade tarzı,ustaca söyleyiş

turn of the century[n]

yüzyıl dönümü,yüzyılın başlangıcı

turn off[v][n]

kapatmak • itici,soğutucu

turn on[v][n]

açmak • cazibe,tahrik

turn on red[n]

kırmızı ışıkta sağa dönüş,kırmızıda sağa dönme

turn on the waterworks[phrase]

acıma toplamak için ağlamaya başlamak

turn out[v]

belirmek

turn over[v]

teslim etmek,devretmek

turn over a new leaf[phrase]

kendine çeki düzen vermek

turn signal[n]

dön sinyali

turn signal lever[n]

sinyal kolu,dönüş sinyal kolu

turn sour[phrase]
turn stomach[phrase]
turn tail[v]

kaçmak,tüymek

turn the clock back[phrase]
turn the clock forward[phrase]
turn the other cheek[phrase]

karşılık vermeden affetmek

LanGeek
Uygulamayı İndir