tourist traptraction
/ 35
tourist traptraction
tourist trap[n]

turist tuzağı,turist çekmecesi

tourist visa[n]

turist vizesi

touristry[n]

turizm,turizm endüstrisi

touristy[adj]

turistik

tourmaline[n]

turmalin

tournament[n]

turnuva

tournament organizer[n]

turnuva organizatörü,turnuva düzenleyicisi

tourney[n][v]

turnuva • bir turnuvaya katılmak,turnuvada mücadele etmek

tourniquet[n]

damar sıkacı

tousle[v]

karıştırmak (saç)

tousled[adj]

karmakarışık

tout[n][v]

bir müşteri avcısı,bir tuzakçı • övmek, tanıtmak

tout ensemble[n][adv]

bütünsel etki • tümüyle,genel olarak

tow[n][v]

çekme,römork • çekmek,römorkla çekmek

tow car[n]

çekici,kurtarıcı araç

tow truck[n]

çekici,kurtarıcı

toward[prep]

-e/a doğru

towards[prep]

doğru,yönünde

towboat[n]

römorkör,itici tekne

towel[n][v]

havlu • havlu ile kurulamak

towel horse[n]

havlu askısı,havlu rafı

towel rack[n]

havlu askısı

towel ring[n]

havlu halkası

tower[n][v]

kule • yükselmek,hükmetmek

tower above[v]

üstün olmak,aşmak

tower block[n]

blok apartman

tower fan[n]

kule vantilatörü

tower of london[n]

Londra Kalesi

towering[adj]

etkileyici,devasa

towhee[n]

towhee kuşu

town[n]

şehir

town center[n]

şehir merkezi,kent merkezi

town crier[n]

kasaba tellalı

town hall[n]

belediye binası

town house[n]

sıra ev

township[n]

ilçe,bucak

townsman[n]

hemşehri,aynı kasabadan olan kişi

towrope[n]

çekme halatı,römork halatı

toxemia[n]

toksemi,kan zehirlenmesi

toxic[adj]

zehirli

toxic shock syndrome[n]

toksik şok sendromu

toxic waste[n]

zehirli atık

toxicant[n][adj]

toksik madde,zehirli madde • toksik,zararlı

toxicity[n]

toksiklik

toxicodendron vernix[n]

toxicodendron vernix,zehirli sumak

toxicology[n]

toksikoloji

toxin[n]

toksin

toxoplasmosis[n]

toksoplazmoz

toy[n][v]

oyuncak • oynamak,kurcalamak

toy block[n]

oyun bloğu,yapı bloğu

toy car[n]

oyuncak araba

toy figurine[n]

oyuncak figür

toy gun[n]

oyuncak tabanca

toy hauler[n]

oyuncak taşıyıcı,eğlence aracı yükleme alanı

toy instrument[n]

oyuncak müzik aleti

toy robot[n]

robot oyuncak

toy soldier[n]

oyuncak asker

toy train[n]

oyuncak tren

toy truck[n]

oyuncak kamyon

toy wagon[n]

oyuncak vagon

toy weapon[n]

oyuncak silah

toyger[n]

Toyger kedisi

toying[n]

flört,oyun

toylike[adj]

oyuncak gibi,oyuncaksı

trace[v][n]

iz bulmak • iz,eser

trace back[v]

izini sürmek,kökenine gitmek

tracery[n]

ağörgü (mimari)

trachea[n]

soluk borusu

tracheal bifurcation[n]

karina

tracheal intubation[n]

trakeal entübasyon

tracheostomy[n]

trakeostomi,trakeotomi

tracheotomy[n]

trakeostomi

tracht[n]

Tracht

tracing[n]

izleme,çizim

tracing paper[n]

kopya kağıdı,izleme kağıdı

track[n][v]

patika • izini takip etmek

track and field[phrase]

atletizm

track arm sofa[n]

track arm koltuk

track ballast[n]

ray balastı,demiryolu balastı

track bed[n]

ray yatağı,demiryolu yatağı

track circuit[n]

ray devresi,hat devresi

track cycling[n]

pist bisikleti,pist yarışı

track down[v]

izini sürmek,peşine düşmek

track event[n]

pist etkinliği,atletizm pist yarışması

track record[n]

pist rekoru

track saw[n]

dalma testere

track shoe[n]

koşu ayakkabısı

track warrant control[n]

hat izin kontrolü,tren hareket yetki yönetimi

tracked vehicle[n]

paletli araç,zırhlı paletli araç

tracker dog[n]

iz sürücü köpek,takip köpeği

tracking[n]

izleme,takip

tracking dog[n]

izcilik köpeği

tracking number[n]
tracking shot[n]

takip çekimi

trackless trolley[n]

rayasız troleybüs,lastik tekerlekli troleybüs

tracklist[n]

parça listesi

tracksuit[n]

eşofman

tract[n]

birbirine bağlı organlar sistem

tractable[adj]

kolay kontrol edilir

traction[n]

traksiyon

LanGeek
Uygulamayı İndir