to the badtoilette
/ 35
to the badtoilette
to the bad[phrase]

parasını kaybetmiş

to the bitter end[phrase]

acı sona kadar

to the bone[phrase]

sonuna kadar

to the brim[phrase]
to the core[phrase]

iliklerine kadar

to the detriment of[phrase]

zarar verme karşılığında

to the extent that[adv]

o kadar ki,derecede

to the full[adv]

tamamen,olabildiğince

to the letter[prep]

en ince ayrıntısına kadar

to the point that[adv]

o kadar ki

to this day[adv]

bu güne kadar,hala

to top it all off[phrase]
to way of thinking[phrase]

ona göre

to whom it may concern[phrase]

ilgilinin dikkatine

to-go[adj]

paket yemek

to-go box[n]

tek kullanımlık yemek kabı

toad[n][v]

karakurbağası • ezilmek,dövülmek

toad frog[n]

kara kurbağa,kurbağa

toad-in-the-hole[n]

hamur içinde pişirilmiş sosis

toadfish[n]

kurbağa balığı,batrachoididae

toadstool[n]

zehirli mantar,zehirli şapkalı mantar

toady[n][v]

yağcı • yağcılık yapmak,dalkavukluk etmek

toast[n][v]

tost • kızartmak

toast hawaii[n]

tost Hawaii

toast point[n]

üçgen tost

toasted[adj]

kızarmış

toaster[n]

ekmek kızartma makinesi

toaster oven[n]

mini fırın

toastie[n]

tost sandviç

toastie maker[n]

tostie makinesi,sandviç kızartma makinesi

toasting fork[n]

uzun saplı çatal

toasty[adj]

kızarmış,kavrulmuş

tobacco[n]

tütün,tütün

tobacco pipe[n]

tütün piposu,nargile

tobacco shop[n]

tütüncü,tütün dükkanı

tobacco whitefly[n]

tütün beyaz sineği

tobacconist[n]

tütüncü,tütün dükkanı

tobacconist shop[n]

tütüncü dükkanı,tütün mağazası

tobacconist's[n]
toboggan[n][v]

kızak • kızak veya toboganda kaymak

toboggan cap[n]

dar kesimli yün şapka,püsküllü sivri uçlu şapka

tocology[n]

ebelik

today[n][adv]

bugün • günümüzde

toddle[v]

sendeleyerek yürümek,ilk adımlarını atmak

toddler[n]

yürümeye yeni başlayan çocuk

todger[n]

sik,yara

todger dodger[n]

sikten kaçan,yaran kaçıran

tody[n]

todidae

toe[n][v]

ayak parmağı • ayak parmağıyla dokunmak,ayak ucuyla dokunmak

toe crack[n]

parmak arası çatlağı

toe dance[n]

ayak parmak uçlarında yapılan bir dans

toe jack[n]

ayaklı vinç

toe kick[n]

dolap altı ayaklığı

toe loop jump[n]

toe loop atlayışı,toe loop

toe ring[n]

ayak parmağı yüzüğü

toe separator[n]

ayak parmakları ayırıcı,parmak ayırıcı

toe the line[phrase]

kurallara uymak

toe the mark[phrase]
toe-eyed cabbage[n]

ayak gözlü lahana,ayak parmağı gözlü lahana

toe-rag[n]

süprüntü,değersiz kişi

toe-sucker[n]

ayak emici,aşağılayıcı sapık

toenail[n][v]

ayak parmağı • eğik olarak çakmak,yanlamasına sürmek

toepen[n]

Toepen kart oyunu

toeside turn[n]

parmak ucu dönüşü,ayak ucu dönüşü

toff[n]

zengin,asilzade

toffee[n]

tofi

toffee hammer[n]

şeker çekiçi

toffy[n]

toffee,karamel

tofu[n]

tofu

tofu pudding[n]

tofu pudingi

tog[v]

giydirmek,giysi sağlamak

tog out[v]

çok şık giyinmek

tog up[v]

şık giyinmek,süslenmek

toga[n]

toga

together[adv][adj]

birlikte • dengeli,toparlak

together with[prep]

ile birlikte,beraberinde

toggle[n][v]

tahta düğme • bağlamak,sabitlemek

toggle bolt[n]

alçıpan dübeli

toggle button[n]

geçiş düğmesi,anahtar buton

toggle clamp[n]

manivela kelepçe

toggle switch[n]

anahtarlı şalter,kollu anahtar

toil[v][n]

çok çalışmak,emek vermek • emeç is,yoğun çalışma

toilet[n]

tuvalet

toilet auger[n]

boru açma makinesi

toilet baby[n]

tuvalet bebeği,sosyal pislik

toilet bowl[n]

klozet

toilet bowl cleaner[n]

klozet temizleyici

toilet brush[n]

toilet brush

toilet facility[n]

umumi tuvalet,halka açık tuvalet

toilet paper[n]

tuvalet kağıdı

toilet paper holder[n]

tuvalet kağıtlığı

toilet powder[n]

tuvalet pudrası,vücut pudrası

toilet roll[n]

tuvalet kağıdı

toilet table[n]

tuvalet masası,makyaj masası

toilet tissue[n]

tuvalet kağıdı,tuvalet kâğıdı

toilet water[n]

tuvalet suyu,hafif parfüm

toilet-train[v]

tuvalet eğitimi vermek,tuvalet alışkanlığı kazandırmak

toiletries[n]

tuvalet takımı

toiletry[n]

tuvalet malzemeleri

toilette[n]

giyinip hazırlanma

LanGeek
Uygulamayı İndir