toilsometooth
/ 35
toilsometooth
toilsome[adj]

meşakkatli

tokay[n]

Tokay keleri

toke up[v]

esrar içmek,esrarla kafayı bulmak

token[n][adj]

belirteç,sembol • simgesel,önemsiz

tokyo[n]

Tokyo

tolerable[adj]

katlanılabilir,dayanılabilir

tolerably[adv]

kabul edilebilir derecede,yeterince

tolerance[n]

hoşgörü,müsamaha

tolerant[adj]

toleranslı

tolerantly[adv]

hoşgörülü bir şekilde

tolerate[v]

tahammül etmek

toleration[n]

müsamaha

toll[n][v]

bedel,maliyet • çalmak,vurmak

toll house cookie[n]

damla çikolatalı kurabiye

toll plaza[n]

gişe plazası,ücretli geçiş noktası

toll road[n]

ücretli yol,gişeli yol

toll-free telephone number[n]

ücretsiz telefon numarası

tollbooth[n]

gişe,ücret gişesi

tom[n]

erkek kedi

tom collins[n]

tom collins

tom kha gai[n]

tom kha gai

tom yum[n]

tom yum

tom-tom[n]

tom-tom,küçük başlı davullardan herhangi biri

tomahawk[n][v]

kızılderili baltası • savaş baltası ile vurmak

tomatillo[n]

kudüs kirazı

tomato[n][adj]

domates • domates kırmızısı

tomato ketchup[n]

ketçap

tomato paste[n]

domates salçası

tomato sauce[n]

domates sosu

tomb[n]

mezar

tombstone[n]

mezar taşı,mezarlık taşı

tome[n]

kalın kitap

tomfoolery[n]

aptallık,saçmalık

tomorrow[n][adv]

yarın • yarın

ton[n]

ton

tonal[adj]

tonal

tonal language[n]

tonal dil

tonalism[n]

tonalizm

tonality[n]

tonalite

tone[n][v]

ton • vücudu güçlendirmek

tone down[v]

yumuşatmak,hafifletmek

tone knob[n]

ton düğmesi

tone of voice[phrase]

ses tonu

tone poem[n]

senfonik şiir

tone sandhi[n]

ton düşüşü

toned[adj]

tonik,kaslı

toneme[n]

tonbirim

toner[n]

tonik

tong sui[n]

tong sui

tongs[n]

maşa

tongue[n][v]

dil • yalamak,diliyle keşfetmek

tongue depressor[n]

dil bastırıcı

tongue scraper[n]

dil kazıyıcı,dil temizleyici

tongue toast[n]

kızarmış dana dili ve yumurta tostu

tongue-in-cheek[adj][adv]

ironik,kurnazca eğlenceli • şakacıktan,ironik bir şekilde

tongue-tied[adj]

dili tutulmuş

tongues wag[sentence]
tonic[n][adj]

tonik • tonik,vurgulu

tonic water[n]

tonik

tonight[n][adv]

bu akşam • bu akşam

tonkatsu[n]

tonkatsu

tonkinese cat[n]

Tonkinese kedisi

tonne[n]

ton,metrik ton

tonsil[n]

bademcik

tonsilla[n]

bademcik,tonsil

tonsilla adenoidea[n]

adenoid bademcik,geniz eti

tonsilla pharyngealis[n]

faringeal bademcik,adenoid vejetasyonlar

tonsillectomy[n]

bademcik ameliyatı

tonsillitis[n]

tonsilit

tonsure[n][v]

başın tepesini tıraş etme • tonsure yapmak,yeni keşişin başını tıraş etmek

tony[n]

televizyon, müzik, film, tiyatro alanlarında nadir kazanılan ödüller

too[adv]

fazlasıyla

too bad[phrase]

çok kötü

too big for boots[phrase]
too big for breeches[phrase]

kibirli

too close for comfort[phrase]

rahatsız edecek kadar yakın

too close to call[phrase]

kimin kazanacağı belli değil

too good to be true[phrase]

gerçek olamayacak kadar iyi

too many[det]

çok fazla,fazlasıyla

too much[adv][det]

çok fazla • fazla,çok fazla

too much like hard work[phrase]

fazla zahmetli

too much of a good thing[phrase]

her şeyin fazlası zarar

too soon[adv]

çok erken,vaktinden önce

too-generous[adj]

fazla cömert,çok cömert

tool[n][v]

araç • arabasında amaçsızca gezmek,keyif için araba sürmek

tool belt[n]

alet kemeri

tool cabinet[n]

alet çekmecesi,alet dolabı

tool case[n]

alet kutusu,alet çantası

tool chest[n]

alet çantası,alet kutusu

tool shed[n]

alet edevat odası

toolbar[n]

araç çubuğu

toolbox[n]

alet kutusu

toolmaker[n]

aletçi,takım yapımcısı

toolshed[n]

alet çardak,alet kulübesi

toon[n]

çizgi film,animasyon

toon shading[n]

çizgi gölgelendirme

toonie[n]

iki dolarlık madeni para,toonie

tooshie[n]

popo,kıç

toot horn[phrase]

kendi övünmek

tooth[n]

diş

LanGeek
Uygulamayı İndir