temporal gyrusterminal devoicing
/ 35
temporal gyrusterminal devoicing
temporal gyrus[n]

temporal girus

temporal lobe[n]

temporal lob

temporally[adv]

zamansal olarak,kronolojik olarak

temporarily[adv]

geçici olarak

temporary[adj][n]

geçici • geçici olarak çalışan kimse

temporary wall[n]

geçici duvar

temporary worker[n]

geçici işçi, geçici çalışan

temporize[v]

zaman kazanmaya çalışmak

tempt[v]

imrendirmek

tempt fate[phrase]

kaderi zorlamak

temptation[n]

baştan çıkarıcı şey

tempted[adj]

cezbedilmiş

tempter[n]

ayartan kimse

tempting[adj][n]

cazip,cezbedici • cazibe,ayartma

temptingly[adv]

baştan çıkarıcı bir şekilde,cezbedici bir biçimde

temptress[n]

baştan çıkaran kadın

tempura[n]

tempura

ten[n]

on,on işaretli kartlar

ten out of ten[phrase]

on üzerinden on

ten to one[phrase]

büyük ihtimalle

ten toes down[adj]

tamamen bağlı,sarsılmaz sadakatli

ten-gallon hat[n]

kovboy şapkası

ten-strike[n]

strike,mükemmel atış

tenable[adj]

savunulabilir

tenacious[adj]

azimli

tenaciously[adv]

inatçı bir biçimde

tenacity[n]

ısrar

tenant[n][v]

kiracı • kiracı olarak kiralamak,kiracı olarak işgal etmek

tench[n]

kadife balığı

tend[v]

meyilli olmak

tend towards[v]

eğilim göstermek,yönelmek

tendency[n]

meyil

tendentious[adj]

eğilimli

tendentiously[adv]

taraf tutarak

tendentiousness[n]

taraf tutma

tender[adj][v][n]

şefkatli,nazik • sunmak • destek gemisi,ikmal gemisi

tenderize[v]

yumuşatmak (eti)

tenderloin[n]

fileto

tenderly[adv]

nazikçe,şefkatle

tenderness[n]

şefkat

tendon[n]

tendon

tendon of achilles[n]

Aşil tendonu,topuk kirişi

tendril[n]

saç kıvrımı

tendu[adj]

uzanmış (balede)

tenebrific[adj]

karanlık ve kasvetli,ürkütücü

tenebrionid[n]

tenebrionid,siyah kınkanatlı böcek

tenebrous[adj]

karanlık,loş

tenement[n]

daire,konut

tenet[n]

inanç

tenfold[adj][adv]

on kat,on kat daha fazla • on kat,on katı

tengu[n]

tengu

tenner[n]

on dolarlık banknot

tennessee[n]

Tennessee,Tennessee eyaleti

tennessee walker[n]

Tennessee gezinti atı

tennis[n]

tenis

tennis ball[n]

tenis topu,tenis top

tennis court[n]

tenis kortu

tennis elbow[n]

tenisçi dirseği

tennis player[n]

tenisçi

tennis pro[n]

tenis profesyoneli,tenis prosu

tennis racket[n]

tenis raketi,tenis için raket

tennis shoe[n]

tenis ayakkabısı

tennis shot[n]

tenis vuruşu,tenis atışı

tennis stroke[n]

tenis vuruşu,tenis darbesi

tenon saw[n]

sırtlı testere

tenor[n][adj]

en tiz erkek sesi • en tiz sesli (erkek)

tenpin bowling[n]

on kukalı bowling,bowling oyunu

tenrec[n]

tenrek

tense[n][v][adj]

zaman • gerginleştirmek • gergin,sıkı

tense up[v]

gerginleştirmek,gerilmek

tense vowel[n]

gergin ünlü

tenseness[n]

gerginlik,gerilim

tensile[adj]

çekme,gerilim

tensile structure[n]

gerilmiş yapı

tension[n]

gerilim

tent[n][v]

çadır • bir çadırda yaşamak,kamp yapmak

tent peg[n]
tent pole[n]
tentacle[n]

tentakül

tentative[adj]

belli belirsiz

tentatively[adv]

kesin olmayarak

tenth[adj][n]

onuncu • onuncu,on parçadan biri

tenuous[adj]

zayıf,dayanıksız

tenure[n]

görev süresi,kadro

tenuto[n]

tutulmuş

tepid[adj]

ılık

tequila[n]

tekila

tequila sunrise[n]

tequila sunrise

terabyte[n]

terabayt

tercel[n]

erkek şahin

tercentenary[n]

üç yüzüncü yıldönümü

tercet[n]

üç,üçlü

terf[n]

Trans bireyleri dışlayan feminist,Trans karşıtı feminist

teriyaki[n]

teriyaki

term[n][v]

terim • adlandırmak,nitelendirmek

term infant[n]

term bebek

term time[n]

dönem zamanı,eğitim dönemi

termagant[n]

cadaloz,geyik muhabbeti yapan kadın

terminal[n][adj]

terminal • terminal,son

terminal devoicing[n]

ünsüz yumuşaması

LanGeek
Uygulamayı İndir