treattrickle
/ 35
treattrickle
treat[v][n]

davranmak • zevk,keyif

treat like a slave[phrase]
treat like dirt[phrase]

adam yerine koymamak

treat like shit[phrase]
treat to[v]

ikram etmek,ağırlamak

treat with kid gloves[phrase]

çok hassas davranmak

treat with respect[phrase]
treatise[n]

inceleme raporu

treatment[n]

tedavi

treaty[n]

antlaşma

treaty of versailles[n]

Versay Antlaşması,Versay Anlaşması

treble[adj][n][v][adv]

soprano • tiz • üç katına çıkarmak,üçe katlamak • üç kat,üç misli

treble clef[n]

sol anahtarı,treble anahtarı

treble staff[n]

sol anahtarı portesi,sol anahtarı

tree[n][v]

ağaç • ayakkabıyı kalıba çekmek,ayakkabıyı kalıba germek

tree branch[n]

ağaç dalı,dal

tree diagram[n]

ağaç şeması

tree frog[n]

ağaç kurbağası

tree house[n]

ağaç evi

tree hugger[n]

aşırı çevreci,çevre delisi

tree kangaroo[n]

ağaç kangurusu

tree line[n]

ağaç sınırı,ağaç hattı

tree shrew[n]

sivri sincapçık

tree snake[n]

ağaç yılanı

tree trunk[n]

ağaç gövdesi

tree wallaby[n]

ağaç valabisi,ağaçta yaşayan valabi

tree-frog[n]

ağaç kurbağası,yeşil kurbağa

tree-lined[adj]

ağaçlı,ağaçlarla çevrili

treehopper[n]

ağustos böceği

trefoil[n]

daire içine yerleştirilmiş üç yay şeklindeki bir süs

trefoil arch[n]

yonca kemeri

trek[n][v]

uzun ve zorlu bir yolculuk • yürüyerek yolculuk yapmak

trekker[n]

yürüyüşçü,gezgin

trekking[n]
trellis[n][v]

bitki kafesi • kafes üzerinde yetiştirmek,bir kafes üzerine yönlendirmek

tremble[v][n]

titremek,ürpermek • titreme,ürperme

trembles[n]

sığır titremesi

tremendous[adj]

olağanüstü büyük

tremendously[adv]

çok

tremolo[n]

tremolo,aşırı veya kötü kontrol edilen vokal vibrato

tremor[n][v]

titreme, ürperti • titremek

tremulous[adj]

titrek

trench[n][v]

hendek • oyuk açmak,yiv açmak

trench coat[n]

trençkot

trench mortar[n]

siper havanı,havancı

trenchant[adj]

sert

trenching hoe[n]

çapa kazma aleti

trenching shovel[n]

kanal kazma küreği

trend[n][v]

moda • sapmak,yön değiştirmek

trend line[n]

eğilim çizgisi,trend çizgisi

trendily[adv]

modaya uygun,trend bir şekilde

trending[adj]

trend,popüler

trendsetter[n]

trend belirleyici,öncü

trendsetting[adj]

öncü,yenilikçi

trendy[adj]

modayı takip eden

trepidation[n]

dehşet

trespass[v][n]

izinsiz girmek (başkasının arazisine) • tecavüz,mülkiyet ihlali

trespasser[n]

izinsiz giren kişi,mülke tecavüz eden

tress[n]

demet

trestle[n]

sehpa

trestle table[n]

sehpalı masa

trews[n]

dar pantolon

trey[n]

üçlü (iskambil)

tri-wing screw[n]

üç kanatlı vida

tri-wing screwdriver[n]

üç kanatlı tornavida

triad[n]

triad,üç notalı akor

triage[n]

triyaj

trial[n][v]

yargılama • denemek,test etmek

trial and error[phrase]

deneme ve yanılma

trial balloon[n]

deneme balonu,hava akımı test balonu

trial by fire[phrase]
trial period[n]

deneme süresi,test dönemi

triangle[n]

üçgen

triangle defense[n]

üçgen savunma,üçgen şeklinde savunma stratejisi

triangular[adj]

üçgensel

triangular arch[n]

üçgen kemer

triangular fossa[n]

üçgen çukur,üçgen depresyon

triangular prism[n]

üçgen prizma

triangular scale[n]

üçgen ölçek,üçgen cetvel

triangular-based pyramid[n]

üçgen tabanlı piramit

triathlon[n]

triatlon

tribal[adj][n]

kabilevi,aşiret • kabile,kabile üyesi

tribe[n]

kabile,aşiret

tribunal[n]

yargıçlar kurulu

tribune[n]

tribün

tributary[n][adj]

kol,kollar • katkı sağlayan,yardımcı

tribute[n]

övgü

tribute band[n]

taklitçi müzik grubu

trice[n][v]

an,lahza • küçük bir halatla kaldırıp bağlamak,küçük bir ip ile yukarı çekmek ve sabitlemek

triceps[n]

üç başlı kas

trichology[n]

saç bilimi

trichoptera[n]

trichoptera,caddis sineklerinden oluşan bir böcek takımı

trick[n][v]

hile • oyuna getirmek

trick out[v]

süslenmek,şık giyinmek

trick skiing[n]

akrobatik kayak,serbest stil kayak

trick up[v]

süslenmek,giyinip kuşanmak

trick-taking game[n]

kozlu kart oyunu

trickery[n]

hile

trickily[adv]

kurnazca,aldatıcı bir şekilde

trickle[v][n]

damlamak,sızmak • damla,sızıntı

LanGeek
Uygulamayı İndir