traction coefficienttrajectory
/ 35
traction coefficienttrajectory
traction coefficient[n]
traction control[n]

çekiş kontrolü,patinaj önleyici sistem

traction current pylon[n]

çekme akımı direği,katener direği

traction engine[n]

çekici buharlı makine,yol lokomotifi

tractive effort[n]

çekme çabası,çekme kuvveti

tractor[n]

traktör

tractor-trailer[n]

tır römork,damperli kamyon

trade[n][v]

ticaret • alım satım yapmak

trade down[v]

daha ucuz bir şeye geçmek,daha düşük kaliteli bir ürün almak

trade embargo[n]

ticaret ambargosu,ticari ambargo

trade fair[n]

ticaret fuarı,profesyonel fuar

trade paperback[n]

büyük boy karton kapak

trade publication[n]

sektörel yayın

trade punches[phrase]

sözlü atışmak

trade route[n]

ticaret yolu,ticaret güzergahı

trade school[n]

meslek okulu,çıraklık eğitim merkezi

trade secret[n]

ticari sır,iş sırrı

trade war[n]

ticaret savaşı,ticaret çatışması

trademark[n][v]

ayırt edici özellik,belirgin nitelik • tescilletmek,marka tescili yapmak

trader[n]

ticaret adamı

trades[n]

sektör yayınları,mesleki yayınlar

tradesman[n]

esnaf

trading[n]

ticaret

trading card[n]

resimli oyun kartı

trading post[n]
tradition[n]

gelenek

traditional[adj]

geleneksel

traditional animation[n]

geleneksel animasyon

traditional architecture[n]

yöresel mimari

traditional climbing[n]

geleneksel tırmanış,trad tırmanış

traditional medicine[n]

geleneksel tıp

traditionalist[n][adj]

gelenekçi • gelenekçi,dar görüşlü muhafazakar

traditionally[adv]

geleneksel olarak

traduce[v]

karalamak

tradwife[n]

tradwife,geleneksel eş

traffic[n][v]

trafik • kaçakçılık yapmak

traffic calming[n]

trafik yavaşlatma,trafik sakinleştirme

traffic circle[n]

meydan

traffic code[n]

trafik kodu,trafik yönetmeliği

traffic cone[n]

trafik konisi,uyarı konisi

traffic congestion[n]

trafik sıkışıklığı,trafik tıkanıklığı

traffic enforcement camera[n]

trafik denetim kamerası

traffic guard[n]

trafik polisi,trafik görevlisi

traffic island[n]

trafik adası,yaya adası

traffic jam[n]

trafik sıkışıklığı

traffic light label[n]

trafik ışığı etiketi,trafik lambası etiketi

traffic lights[n]

trafik ışıkları

traffic police[n]

trafik polisi,trafik zabıtası

traffic sign[n]

trafik işaretleri

traffic signal[n]

trafik ışığı,trafik sinyali

traffic warden[n]

park görevlisi

trafficator[n]

sinyal lambası,dönüş göstergesi

trafficker[n]

kaçakçı

trafficking[n]

kaçakçılık

tragedian[n]

trajedi yazarı

tragedy[n]

felaket

tragelaphus angasi[n]

tragelaphus angasi,sırt ve boyun boyunca beyaz kıllardan bir saçak ile spiral boynuzlu Güney Afrika antilobu

tragelaphus eurycerus[n]

şeritli orman antilobu,bongo

tragic[adj]

acıklı

tragical[adj]

trajik,dramatik

tragically[adv]

trajik bir şekilde

tragicomedy[n]

trajikomedi

tragicomic[adj]

trajikomik,trajikomedi ile ilgili

tragopan[n]

tragopan

tragus[n]

tragus

trail[v][n]

sürüklenmek • iz,patika

trail braking[n]

yavaş frenleme,virajda frenleme

trail off[v]

yavaş yavaş kaybolmak,zamanla sessizleşmek

trail riding[n]

patika biniciliği,iz sürerek binme

trailblazing[adj]

öncü,çığır açan

trailer[n]

römork

trailer truck[n]

römorklu kamyon,tır

train[n][v]

tren • öğretmek

train bell[n]

tren çanı,tren zili

train car[n]

tren vagonu,tren arabası

train dispatcher[n]

tren dağıtıcısı,tren düzenleyicisi

train horn[n]

tren düdüğü,tren kornası

train meet[n]

tren buluşması,tren kesişmesi

train of thought[phrase]

düşünce akışı

train station[n]

tren istasyonu

train station sign[n]

tren istasyonu işareti,istasyon tabelası

train ticket[n]

tren bileti

train wheel[n]

tren tekerleği,demiryolu tekerleği

train wreck[n]
trained[adj]

eğitimli,eğitilmiş

trainee[n]

stajyer

trainer[n]

uçuş simülatörü,uçuş eğitmeni

training[n]

eğitim

training pad[n]

eğitim pedi

training pants[n]

eğitim külotu

training school[n]

mesleki eğitim okulu,teknik eğitim merkezi

training shoe[n]

spor ayakkabısı

trainman[n]

tren görevlisi,tren çalışanı

trainmaster[n]

tren şefi,tren ustası

trainset[n]

tren seti,demiryolu araçları grubu

trainspotting[n]

koyunları sayma (eğlence)

traipse[v]

ağır ağır yürümek,isteksizce yürümek

trait[n]

özellik

traitor[n]

hain,vatan haini

trajectory[n]

yörünge

LanGeek
Uygulamayı İndir