congelationconservation
/ 58
congelationconservation
congelation[n]

donma,katılaşma

congenial[adj]

cana yakın

congenital[adj]

doğuştan (hastalık)

congenital adrenal hyperplasia[n]

konjenital adrenal hiperplazi,doğuştan adrenal hiperplazi

congenital disease[n]

doğuştan hastalık,konjenital hastalık

conger[n]

yılan balığı

conger eel[n]

mığrı,deniz yılanbalığı

congest[v]

tıkanmak

congested[adj]

tıkalı,kalabalık

congestion[n]

kan birikmesi

congestion pricing[n]

tıkanıklık ücretlendirmesi,şehir içi geçiş ücreti

congius[n]

bir congius, 4 litre veya 4.545 litreye eşit bir İngiliz imparatorluk kapasite ölçüsü (sıvı veya kuru),congius, 4 litre veya 4.545 litreye denk gelen bir İngiliz imparatorluk sistemi kapasite birimi

conglomerate[n][v][adj]

şirketler topluluğu • toplamak,kümelenmek • heterojen,konglomera

conglomeration[n]

konglomera,birleşme

congratulate[v]

tebrik etmek

congratulation[n]

tebrik,kutlama

congratulations[n]

tebrikler!

congregate[v]

toplanmak

congregation[n]

ibadet için toplanmış insanlar

congress[n]

kongre

congressional[adj]

ABD kongresine ait

congressional district[n]

kongre bölgesi,seçim bölgesi

congressman[n]

milletvekili,temsilci

congresswoman[n]

kongre üyesi,milletvekili

congruence[n]

uyum,tutarlılık

congruent[adj]

eşleşik

congruity[n]

uygunluk

congruous[adj]

uyumlu,uygun

conic[n][adj]

konik,konik kesit • konik,koni şeklinde

conic section[n]

konik kesit

conical[adj]

koni şeklinde

conifer[n]

kozalaklı ağaç,iğne yapraklı ağaç

coniferous[adj]

kozalaklı

conjectural[adj]

varsayılan

conjecture[n][v]

varsayım • tahmin etmek

conjoin[v]

birleşmek

conjointly[adv]

birlikte,ortaklaşa

conjugal[adj]

evliliğe dair

conjugate[v][n][adj]

çekmek (fiil) • konjuge,konjuge çözelti • konjuge

conjugation[n]

fiil çekimleri

conjunction[n]

aynı zamanda yer alma

conjunctiva[n]

konjonktiva

conjunctive adverb[n]

bağlaç zarfı

conjuration[n]

illüzyon,hüner

conjure[v]

komplo kurmak,gizlice plan yapmak

conjure up[v]

çağırmak,akla getirmek

conjurer[n]

büyücü,sihirbaz

conjuring trick[n]

sihirbazlık numarası,el çabukluğu

conk[n][v]

burun • bayılmak,kendinden geçmek

conk out[v]
conkers[n]

at kestaneleriyle oynanan bir oyun

conman[n]

dolandırıcı,sahtekar

connect[v]

bağlanmak

connected[adj]

bağlı,ilişkili

connected speech[n]

bağlantılı konuşma

connecting flight[n]

aktarmalı uçuş

connection[n]

ilişki

connective[adj][n]

bağlayıcı,birleştirici • bağlayıcı

connective tissue[n]
connectivism[n]

bağlantıcılık,bağlantıcılık teorisi

connectivity[n]

bağlanabilirlik

connectome[n]

connectom,sinir bağlantıları haritası

connector[n]

konektör,bağlayıcı

connivance[n]

gizli anlaşma,suç ortaklığı

connive[v]

suç ortaklığı yapmak,gizlice işbirliği yapmak

conniving[adj]

işbirlikçi

connoisseur[n]

eksper

connotation[n]

konotasyon

connote[v]

anlamına gelmek

connubial[adj]

evliliğe ait

conoid[n]

konoid,uç noktaya doğru incelen dairesel tabanlı şekil

conquer[v]

fethetmek

conqueror[n]

fatih

conquest[n]

fetih

consanguine[adj]

kan bağı olan,aynı kandan

consanguineous[adj]

kan bağı ile bağlı olan

consanguinity[n]

kan bağı,soy yakınlığı

conscience[n]

vicdan

conscience-stricken[adj]

vicdan azabı çeken

conscientious[adj]

özenli

conscientiously[adv]

özenle,dikkatle

conscious[adj]

bilinçli

consciously[adv]

kasten

consciousness[n]

farkındalık

conscript[v][n]

askere çağırmak • askere alınan,askerlik hizmetine çağrılan

consecrate[v][adj]

kutsamak • kutsanmış,adaklanmış

consecration[n]

kutsama

consecutive[adj]

ardışık

consecutive angle[n]

ardışık açılar,bitişik açılar

consecutively[adv]

ardışık olarak, üst üste

consensual[adj]

karşılıklı anlaşmaya dayalı

consensually[adv]

ortaklaşa,mutabık kalınarak

consensus[n]

fikir birliği

consent[n][v]

rıza • razı olmak

consequence[n]

sonuç

consequent[adj]

sonuç

consequential[adj]

sonucu olan

consequentially[adv]

sonuç olarak

consequently[adv]

sonuç olarak

conservation[n]

konservasyon,koruma

LanGeek
Uygulamayı İndir