compass windowcompound fracture
/ 58
compass windowcompound fracture
compass window[n]

yuvarlak pencere

compassion[n]

merhamet

compassionate[adj][v]

şefkatli • merhamet etmek,acımak

compassionately[adv]

şefkatle,merhametle

compassionateness[n]

şefkat,duyarlılık

compatibility[n]

uyumluluk

compatible[adj]

bağdaşan

compatriot[n]

vatandaş,hemşehri

compel[v]

zorlamak

compelling[adj]

ikna edici

compellingly[adv]

büyüleyici bir şekilde,etkileyici bir biçimde

compendious[adj]

özlü,kısa ve öz

compendium[n]

kısaltma

compendium card game[n]

kart oyunu koleksiyonu

compensate[v]

telafi etmek,tazmin etmek

compensation[n]

tazminat

compensatory damages[n]

tazminat tazminatı,telafi edici tazminat

compere[n][v]

sunucu • sunmak,yönetmek

compete[v]

rekabet etmek

competence[n]

kabiliyet

competent[adj]

yetkin

competently[adv]

yeterlilikle,yetkin bir şekilde

competition[n]

rekabet

competition climbing[n]

yarışma tırmanışı,rekabetçi tırmanış

competitive[adj]

rekabete dayanan

competitive salary[phrase]
competitively[adv]

rekabetçi bir şekilde, yarışmacı bir tarzda

competitiveness[n]

rekabet kabiliyeti

competitor[n]

rakip

competitory[adj]

rekabetçi,yarışmacı

compilation[n]

derleme

compile[v]

derlemek,oluşturmak

compiler[n]

derleyici,kod derleyici

complacency[n]

kayıtsızlık,kendini beğenmişlik

complacent[adj]

kendini beğenmiş

complacently[adv]

kendini beğenmiş bir şekilde,hoşnutlukla

complain[v]

yakınmak

complain of[v]

hastalıktan yakınmak

complainant[n]

şikayetçi,davacı

complaint[n]

yakınma

complaisance[n]

başkalarının sözünü dinleme

complaisant[adj]

söz dinleyen

complement[n][v]

tamlama • tamamlamak

complemental[adj]

tamamlayıcı,destekleyici

complementary[n][adj]

tamamlayıcı,tamamlayıcı renk • tamamlayıcı

complementary color[n]

tamamlayıcı renk,karşıt renk

complementary medicine[n]

alternatif tıp

complementizer[n]

yan tümce

complete[v][adj]

tamamlamak • eksiksiz

complete a look[phrase]
complete blood count[n]

tam kan sayımı

complete street[n]

tam sokak,bütünleşik yol

completely[adv]

tamamen

completing[adj]

tamamlayıcı,bitirici

completion[n]

tamamlama

completo[n]

Şili hotdog

complex[adj][n][v]

bileşik • kompleks,ağ • karmaşıklaştırmak,kompleks hale getirmek

complex number[n]

karmaşık sayı,kompleks sayı

complex transitive verb[n]

karmaşık geçişli fiil

complexion[n][v]

ten rengi • renklendirmek,tonlamak

complexity[n]

karmaşıklık,kompleksite

compliance[n]

uysallık

compliant[adj]
complicate[v]

karmaşıklaştırmak

complicated[adj]

karışık

complication[n]

zorlaştırma

complicit[adj]

suç ortağı,dolaylı suçlu

complicity[n]

suç ortaklığı

compliment[n][v]

iltifat • övmek

complimentary[adj]

iltifat eden

comply[v]

itaat etmek

component[n]

bileşen,öğe

component part[n]

bileşen parça,kurucu eleman

component video cable[n]

komponent video kablosu

comport[v]

davranmak

compose[v]

bestelemek

composed[adj]

sakin

composed salad[n]

düzenlenmiş salata

composer[n]

besteci

composing[n]

kompozisyon,düzenleme

composite[n][adj]

kompozit,bileşik • kompozit,bileşik

composite number[n]

bileşik sayı,asal olmayan sayı

composite sketch[n]

fotoğrafik kompozit,birleştirilmiş çizim

composite video cable[n]

karma kablo

composition[n]

mizaç,huy

composition board[n]

sert mukavva,kompozit pano

composition doll[n]

composition bebeği

composition notebook[n]

kompozisyon defteri,kompozisyon not defteri

compositor[n]

dizgici

compost[n][v]

gübre • gübrelemek

compost bin[n]

geri dönüşüm kutusu

compost pile[n]

gübre yığını

composure[n]

sakinlik

compote[n]

hoşaf

compound[v][n][adj]

kötüleştirmek,ağırlaştırmak • bileşim • bileşik

compound adjective[n]

birleşik sıfat

compound chocolate[n]

kokolin

compound determiner[n]

bileşik edat

compound eye[n]

bileşik göz

compound fracture[n]

açık kırık

LanGeek
Uygulamayı İndir