cancelationcapacity
/ 58
cancelationcapacity
cancelation[n]

iptal etme

canceled[adj]

iptal edildi

cancellation[n]

iptal etme

cancer[n]

kanser

cancer stick[n]

kanser çubuğu

cancerous[adj]

kanserli,kanser gibi

candid[adj]

toksözlü

candid photography[n]

doğaçlama fotoğraf

candidacy[n]

adaylık

candidate[n]

aday

candidate move[n]

seçenekli hamle

candidly[adv]

açıkça,samimiyetle

candied[adj]

şekerle kaplı

candied fruit[n]

şekerlenmiş meyve,kristalize meyve

candle[n][v]

mum • yumurtaları ışığa tutarak tazeliklerini kontrol etmek

candle holder[n]

mumluk

candlepin bowling[n]

küçük toplar ve uzun, dar pinlerle oynanan bir bowling türü,candlepin bowling

candlestick[n]

şamdan, mumluk

candlestick chart[n]

mum grafiği,mum çubuk grafiği

candlewicking[n]

düğümlü nakış

candor[n]

açık sözlülük

candy[n][v]

şeker • şekerlemek,şekerle kaplamak

candy apple red[adj]

elma şekeri kırmızısı

candy bar[n]

kalıp şeker

candy cane[n]

baston şeker

candy flip[n]

LSD ve MDMA karışımı,bir candy flip

candy store[n]

şekerleme dükkanı,tatlıcı

candy-ass[n]

korkak,ödlek

candyfloss[n]

pamuk şeker

cane[n][v]

baston,değnek • değnekle dövmek,sopa çekmek

cane toad[n]

kamboçya kurbağas

canine[n][adj]

köpekgillerden bir hayvan • köpekgil

canistel[n]

sarı sapote

canister[n]

kutu,kap

canker[n][v]

aft,ağız ülseri • kanser yapmak,ülserleştirmek

cankle[n]

baldırdaki kalınlığın bileğe doğru devam etmesi

cannabis[n]

kenevir

canned[adj]

konservelenmiş

canned fish[n]

konserve balık,teneke kutuda balık

canned food[n]

konserve yiyecek,kutu gıda

canned foods[n]

konserve gıdalar,konserveler

canned goods[n]

konserve ürünler,konservelenmiş gıdalar

canned music[n]

konserve müzik,arka plan müziği

cannelloni[n]

uzun rulo şeklinde makarna

cannibal[n]

yamyam,insan eti yiyen

cannibalize[v]
cannister[n]

metal kutu,metal kap

cannoli[n]

cannoli

cannon[n][v]

top • top ateşi etmek,top atmak

cannonball along[v]

hızla hareket etmek,hızla ilerlemek

cannula[n]

sonda

cannular[adj]

tübüler,borulu

cannulate[v]

kanüle takmak,kanül yerleştirmek

cannulation[n]

kanülasyon,kanül yerleştirme

canny[adj]

kurnaz

canoe[n][v]

kano • kano kullanmak

canoeing[n]

kano,kano sporu

canoeist[n]

kanocu,kano sporcusu

canon[n]

kural

canon event[n]

kanonik olay,kilit an

canonical[adj]

kanonik,kilise hukukuna ait

canonize[v]

kanonize etmek,aziz ilan etmek

canoodle[v]

öpüşmek,sarılmak

canopy[n][v]

tente • gölgelik ile kaplamak,tentelemek

canopy trail[n]
cant[n][v]

klişe sözler,anlamsız jargon • yan yatırmak

cantaloup[n]

kantalup,kantalup kavunu

cantaloupe[n]

bir kavun türü

cantankerous[adj]

huysuz

cantata[n]

kantat,kantat

canteen[n]

matara

canter[n][v]

dört nala • eşkin sürmek

canterbury tale[n]

uzun sıkıcı hikâye

cantharellus cibarius[n]

kantarel mantarı,sarı kantarel

cantilever[n][v]

konsol • konsol olarak inşa etmek,cantilever olarak yapmak

cantilever bridge[n]

konsol köprü

cantina[n]

kantina,bar

canto[n]

uzun şiirin ana bölümü

cantonese[n]

Kantonca

cantonment[n]

karargâh

canvas[n][v]

tuval • brandayla örtmek

canvas pad[n]

tuval blok,tuval defteri

canvass[v][n]

anket yapmak • kanvas,branda

canvasser[n]

anketör,soruşturmacı

canvaswork[n]

kanaviçe

canyon[n]

kanyon

cap[n][v]

spor şapka • taçlandırmak,üzerine koymak

cap and trade[n]

sınırlama ve ticaret,emisyon ticareti sistemi

cap gun[n]

kapsüllü tabanca

cap in hand[phrase]

mütevazı biçimde

cap off[v]

taçlandırmak,muhteşem bir şekilde sonlandırmak

cap on[v]

eleştirmek,yermek

cap-a-pie[adv]

baştan ayağa,tamamen

capability[n]

yeteneklilik

capable[adj]

kabiliyetli

capably[adv]

yetenekli bir şekilde,becerikli bir şekilde

capacious[adj]

geniş

capacitance[n]
capacitor[n]

kondansatör

capacity[n]

kapasite

LanGeek
Uygulamayı İndir