capecarambola
/ 58
capecarambola
cape[n]

pelerin

cape fox[n]

güney afrika tilkisi

cape hunting dog[n]

Afrika yaban köpeği,kır köpeği

cape pigeon[n]

başlıca albatros

capellini[n]

capellini

caper[n][v]

kanunsuz davranış • hoplamak,neşeyle zıplamak

caper story[n]

dolandırıcılık öyküsü

capercaillie[n]

çalı horozu

capillary[n][adj]

kılcal damar • saç ile ilgili

capillary artery[n]

kılcal atardamar

capillary vessel[n]

kılcal damar,kapiler damar

capital[n][adj]

başkent • hayati,önemli

capital asset[n]

sermaye varlığı,duran varlık

capital gains tax[n]

sermaye kazancı vergisi

capital letter[n]

büyük harf,majüskül

capital loss[n]
capital market[n]

sermaye piyasası,finansal piyasa

capital punishment[n]

idam cezası

capitalism[n]

kapitalizm

capitalist[adj][n]

kapitalizm ile ilgili • kapitalist,kapitalizm savunucusu

capitalistic[adj]

kapitalist,kapitalistik

capitalization[n]
capitalize[v]

faydalanmak,yararlanmak

capitalize on[v]

çıkar sağlamak

capitol[n]

hükümet binası

capitol hill[n]

Capitol Tepesi,Kongre Tepesi

capitulate[v]

teslim olmak

capitulation[n]

kapitülasyon

capoeira[n]

Capoeira

capoeirista[n]

capoeiracı,capoeira uygulayıcısı

capon[n]

kapon,hadım edilmiş horoz

cappelletti[n]

cappelletti

cappuccino[n]

kapuçino

cappuccino coffee[n]

kapuçino

capri blue[adj]

capri mavisi

capri pants[n]

diz altı pantolon

caprice[n]

kapris

capricious[adj]

kaprisli

capsicum[n]

biber

capsicum pepper plant[n]

kapsikum biber bitkisi,biber ağacı

capsid[n]

kapsid,protein kılıf

capsize[v]

devrilmek (tekne)

capstan[n]

capstan,dikey eksenli vinç

capstone[n]

baş taşı

capstone project[n]

bitirme projesi,kapsamlı proje

capsule[n][v]

kapsül • özetlemek,yoğunlaştırmak

capsule hotel[n]
captain[n][v]

uçak pilotu • takım kaptanı olmak,kaptanlık yapmak

captain hicks[n]

Kaptan Hicks,altı

captain of own ship[phrase]

kendi hayatının efendisi

captain's bed[n]

kaptan yatağı

caption[n][v]

altyazı • altyazı eklemek,açıklama yazmak

captious[adj]

kusur bulan

captivate[v]

etkilemek

captivated[adj]

büyülenmiş,hayran kalmış

captivating[adj]

çekici

captivatingly[adv]

büyüleyici bir şekilde,cezbedici bir şekilde

captive[n][adj]

esir,tutsak • tutsak,esir

captive panel screw[n]

panel vida

captivity[n]

esaret

capture[v][n]

tutsak etmek • ele geçirme

capture the flag[phrase]

bayrak kapmaca

capuchin[n]

kapuçin maymunu

caput[n]

baş,kafa

caput mortuum[adj]

morumsu kahverengi

capybara[n]

kapibara

caquelon[n]

caquelon tenceresi

car[n]

araba

car antenna[n]

araba anteni,araç anteni

car company[n]

araba şirketi,otomobil üreticisi

car crash[n]

araba kazası

car dealer[n]

otomobil satıcısı,araç bayisi

car dealership[n]

oto bayii,araç satış yeri

car door[n]

araba kapısı,oto kapısı

car game[n]

araba oyunu

car hire[n]

araç kiralama,oto kiralama

car horn[n]

araba kornası

car insurance[n]

araba sigortası,otomobil sigortası

car key[n]

araba anahtarı

car maker[n]

araba üreticisi,otomobil imalatçısı

car manufacturer[n]

otomobil imalatçısı

car park[n]

otopark

car part[n]

araba parçası

car phone[n]

araba telefonu

car race[n]

araba yarışı

car racing[n]

araba yarışı,otomobil yarışı

car rental[n]

araç kiralama,oto kiralama

car seat[n]

araba koltuğu,oto koltuğu

car song[n]

araba müziği

car theft[n]

araba hırsızlığı,araç çalma

car thief[n]

araba hırsızı,otomobil hırsızı

car wash[n]

araç yıkama,oto yıkama

car wheel[n]

araba tekerleği,otomobil tekerleği

car window[n]

araba penceresi

car-mechanic[n]

oto tamircisi,araba tamircisi

carabid beetle[n]

karafatma

carabiner[n]

karabina,emniyet kilidi

caracara[n]

karakara

carafe[n]

karaf

carambola[n]

yıldız meyvesi

LanGeek
Uygulamayı İndir