conservation areaconsumer report
/ 58
conservation areaconsumer report
conservation area[n]

koruma alanı,muhafaza bölgesi

conservation effort[n]
conservationist[n]

çevre korumacı

conservatism[n]

muhafazakarlık

conservative[adj][n]

muhafazakâr • tutucu

conservative party[n]

muhafazakâr parti

conservatoire[n]

konservatuvar,güzel sanatlar okulu

conservator[n]

korumacı

conservatory[n]

sera

conserve[v][n]

muhafaza etmek • reçel,meyve konservesi

consider[v]

göz önünde bulundurmak

considerable[adj]

oldukça çok

considerably[adv]

dikkate değer biçimde

considerate[adj]

düşünceli

considerately[adv]

düşünceli bir biçimde

consideration[n]

değerlendirme

considered opinion[phrase]

kabul edilen görüş

considering[prep]

göz önünde bulundurularak,dikkate alınarak

consign[v]

teslim etmek,konsinye etmek

consignee[n]

alıcı

consignor[n]

mal gönderen kimse

consist[v]

-den meydana gelmek

consist in[v]

içermek,dayanmak

consist of[v]

müteşekkil olmak

consistency[n]

mantıksal tutarlılık

consistent[adj]

tutarlı

consistently[adv]

sürekli olarak

consolation[n]

teselli,avuntu

console[n][v]

konsol • avutmak

console table[n]

konsol masa

consolidate[v]

birleştirmek

consoling[adj]

teselli edici, rahatlatıcı

consomme[n]

et suyu çorbası

consonance[n]

uyum

consonant[n][adj]

ünsüz • uyumlu

consonant gradation[n]

ünlü yumuşaması

consort[v][n]

arkadaşlık etmek • uyumlu enstrümanlar topluluğu

conspicuous[adj]

göz önünde

conspicuously[adv]

gözle görülür şekilde, belirgin bir şekilde

conspiracy[n]

komplo

conspiracy fiction[n]

komploların anlatıldığı kurgu

conspiracy of silence[phrase]

sessizlik komplosu

conspiracy theory[n]

komplo teorisi

conspirator[n]

suikastçı

conspire[v]

komplo kurmak

constable[n]

polis memuru

constabulary[n]

zabıta,polis kuvvetleri

constancy[n]

süreklilik,kararlılık

constant[adj][n]

sürekli • sabit

constant quantity[n]

sabit miktar,değişmez değer

constantly[adv]

daima

constellation[n]

takım yıldız

consternation[n]

dehşet

constipation[n]

kabızlık,bir şeyi faydasız ve işe yaramaz hale getirme

constituency[n]

seçim bölgesi halkı

constituent[n][adj]

unsur • anayasal,kurucu

constituent analysis[n]

kurucu çözümleme

constitute[v]

oluşturmak

constitution[n]

anayasa

constitutional[n][adj]

sağlık yürüyüşü,sağlık gezintisi • anayasal

constitutional monarchy[n]

anayasal monarşi,meşruti monarşi

constitutionalism[n]

anayasacılık,anayasal ilkelerin savunulması

constitutionality[n]

anayasallık,anayasal geçerlilik

constitutionally[adv]

anayasal olarak,anayasaya göre

constrain[v]

kısıtlamak,sınırlamak

constrained[adj]

zoraki, doğal olmayan

constraint[n]

zorlama,baskı

constrict[v]

sıkıştırmak

constricted[adj]

sıkışmış, gergin

construct[v][n]

inşa etmek • yapı,kavram

constructed language[n]

yapay dil

construction[n]

inşa etme

construction estimator[n]

inşaat keşifçisi

construction foreman[n]

inşaat ustası

construction grammar[n]

kuruluş dilbilgisi

construction inspector[n]

inşaat denetçisi

construction manager[n]

inşaat yöneticisi

construction paper[n]

inşaat kağıdı,fon kartonu

construction puzzle[n]

inşaat yapbozu

construction site[n]

şantiye,inşaat alanı

construction toy[n]

inşaat oyuncağı

construction worker[n]

inşaat işçisi

construction zone[n]

inşaat alanı,şantiye

constructionism[n]

yapısalcılık (dilbilim teorisi)

constructive[adj]

yapıcı,faydalı

constructive criticism[n]

yapıcı eleştiri,yararlı geri bildirim

constructively[adv]

yapıcı bir şekilde,olumlu ve yardımcı bir şekilde

constructivism[n]

Konstrüktivizm

constructivist[n][adj]

konstrüktivist • yapılandırmacı,yapılandırmacılıkla ilgili

construe[v]

anlam vermek

consul[n]

konsolos

consular[adj]

konsolosluk,konsoloslukla ilgili

consulate[n]

konsolosluk

consult[v]

danışmak

consultancy[n]

danışmanlık

consultant[n]

danışman

consultation[n]

danışma

consume[v]

tüketmek

consumer[n]

tüketici

consumer report[n]

tüketici raporu

LanGeek
Uygulamayı İndir