ccaiman
/ 58
ccaiman
c[n][adj]

celsius • yüz,yüzüncü

c and w[n]

country ve western,country müziği

c clef[n]

Do anahtarı

c-clamp[n]

el mengenesi

c-note[n]

yüz dolarlık banknot,yüz dolar

c-pop[n]

C-pop

c-stand[n]

C-ayaklı stand

c1 advanced[n]

C1 Advanced,C1 Advanced Sınavı

c2 proficiency[n]

C2 Yeterlilik,C2 Seviyesi

caaba[n]

Kabe,Allah'ın Evi

cab[n][v]

taksi • taksiye binmek,taksiyle gitmek

cab driver[n]

taksi şoförü

cab-forward[adj]

kabin öne doğru,öne doğru kabin tasarımı

cabal[n][v]

komplo • komplo kurmak,entrika çevirmek

cabalism[n]

Kabalizm

cabana[n]

kabin

cabaret[n]

kabare

cabbage[n][v]

lahana • çalmak,aşırmak

cabbage butterfly[n]

lahana kelebeği

cabbage night[n]

lahana gecesi,Cadılar Bayramı arifesi

cabbage patch[n]

Cabbage Patch hareketi

cabby[n]

taksi şoförü,taksici

cabdriver[n]

taksi şoförü,taksici

cabin[n][v]

kulübe • kapamak,sınırlamak

cabin boy[n]
cabin class[n]

kabin sınıfı,ekonomi sınıfı

cabin crew[n]

kabin mürettebatı

cabin cruiser[n]
cabin motorcycle[n]

kabinli motosiklet,kabin motosiklet

cabinet[n]

mutfak dolabı

cabinet box[n]

dolap gövdesi

cabinet card[n]

karton fotoğraf

cabinet making[n]

mutfak dolabı yapımı

cabinet pudding[n]

bir tür puding

cabinet scraper[n]

sistire

cable[n][v]

kablo,halat • telgraf çekmek,kablo ile göndermek

cable box[n]

kablo kutusu

cable car[n]

teleferik

cable converter box[n]

kablo dönüştürücü kutusu

cable cutter[n]

pense

cable person[n]

kablo görevlisi

cable puller[n]

kablo çekme makarası

cable staple[n]

kablo zımbası

cable stitch[n]

kablo dikişi

cable television[n]

kablolu televizyon

cable tie gun[n]

kablo bağlama tabancası

cable-stayed bridge[n]

gergin eğik askılı köprü

cabman[n]

taksici,taksi şoförü

caboose[n]

kuşetli vagon,kondüktör vagonu

cabrio coach[n]

cabriolet,açılır kapanır tavanlı araba

cabriole[n]

balede bir sıçrayış

cabriole sofa[n]

cabriole koltuk

cabriolet[n]

kabriyole

cabstand[n]

taksi durağı,taksi park yeri

caca[n]

kaka

cacatua galerita[n]

sarı tepeli kakadu,sarı ibikli beyaz kakadu

cachalot[n]

kaşalot

cache[n][v]

saklanma yeri, gizli depo • saklamak,depolamak

cachucha[n]

bir ispanyol solo dansı

cacique[n]

amerikan tropik sarıasma kuşu

cack[n][v]

alçak,değersiz kişi • kahkaha atmak,gülmek

cackle[v][n]

gıdaklamak • gıdaklama,yüksek sesle kahkaha

cacophonous[adj]

kakofonik,uyumsuz

cacophony[n]

kakofoni

cactus[n]

kaktüs

cactused[adj]

bozuk,çalışmaz

cad[n]

alçak,serseri

cadaver[n]

ceset

cadaverous[adj]

benzi atmış

caddice fly[n]

şayak sineği

caddie[n][v]

caddie,golf soportacısı • caddie olarak hareket etmek,bir oyuncu için kulüpleri taşımak

caddis fly[n]

kıllı kanat

cadence[n]

akış

cadenza[n]

cadenza

cadet[n]

harp okulu öğrencisi

cadet blue[adj]

açık mavimsi yeşil

cadet gray[adj]

mavimsi gri

cadge[v]

anaforlamak

cadmium green[adj]

doygun yeşil

cadmium orange[adj]

turuncunun bir tonu

caduceus[n]

Kadüse

caenolestidae[n]

fare keseli sıçangiller

caesar salad[n]

sezar salatası

caesar's wife[phrase]
caesarean section[n][adj]

sezaryen • sezaryen ile ilgili

caesura[n]

dize durağı

cafe[n]

kafe

cafe au lait[n][adj]

cafe au lait • açık kahverengi

cafe curtain[n]

kafe perdesi

cafe noir[adj][n]

siyahımsı kahverengi • siyah kahve

cafeteria[n]

kafeterya

cafeteria facility[n]

kafeterya tesisi

cafetiere[n]

kahve demleme makinesi

caffe latte[n]

latte

caffeinated[adj]

kafein içeren

caffeine[n]

kafein

caftan[n]

kaftan,kaftan elbise

cage[n][v]

kafes • hapsetmek,kafese koymak

cage fighting[n]

kafes dövüşü,kafes mücadelesi

caiman[n]

kayman

LanGeek
Uygulamayı İndir