conceptualismconductor
/ 58
conceptualismconductor
conceptualism[n]

kavramcılık,kavramcılık doktrini

conceptualize[v]

kavramsallaştırmak

conceptus[n]

konseptus,erken büyüme ve farklılaşma aşamalarındaki hayvan organizması

concern[n][v]

kaygı • alakadar etmek

concerned[adj]

endişeli

concerning[prep][adj]

ilgili,hakkında • endişe verici,kaygı verici

concert[n][v]

konser • anlaşma ile çözmek,uzlaşma sağlamak

concert dance[n]

konser dansı

concert hall[n]

konser salonu

concert-goer[n]

konsersever

concerted[adj]

birlikte yapılan

concertina[n][v]

konçertina (engel olarak kullanılan dikenli tel bobin),sarmal dikenli tel • akordeon gibi katlanmak

concertmaster[n]

orkestra şefi

concerto[n]

concerto

concerto grosso[n]

Konçerto Grosso

concession[n]

ayrıcalık

concession stand[n]

büfe

concessionary[adj]

imtiyazlı

conch[n]

kabuklu deniz hayvanı

concha[n]

kulakçık

conche[n]

çikolata pütürsüz hale getirmeye yarayan makine

conchiglie[n]

deniz kabuğu makarna

concierge[n]

kapıcı

conciliate[v]

gönlünü almak

conciliatory[adj]

barıştırıcı

concise[adj]

az ve öz

concisely[adv]

özlü bir şekilde,kısaca

conclave[n]

gizli toplantı,kapalı oturum

conclude[v]

sonuca varmak

concluded[adj]

sonuçlanmış,bitmiş

concluding[adj]

son,bitirici

conclusion[n]

sonuç

conclusive[adj]

kesin

conclusively[adv]

kesin olarak

concoct[v]

birbirine karıştırarak hazırlamak

concoction[n]

karışım,hazırlama

concomitant[n][adj]

eşlik eden durum,eşzamanlı sonuç • eşlik eden

concomitantly[adv]

eşzamanlı olarak,beraberinde

concord[n][v]

anlaşma • uyum sağlamak,anlaşmak

concord grape[n]

concord üzümü

concordance[n]

uyumluluk,ana kelimeler indeksi

concordant[adj]

uyumlu, bağdaşan

concordat[n]

antlaşma

concorde pear[n]

concorde armudu

concourse[n]

toplanma,kalabalık

concrete[adj][n][v]

somut • beton • katılaştırmak,sertleştirmek

concrete art[n]

somut sanat

concrete flooring[n]

beton zemin kaplaması

concrete nail[n]

beton çivisi

concrete noun[n]

somut ad

concrete poetry[n]

somut şiir

concrete saw[n]

beton testeresi

concrete screw[n]

beton vidası

concrete slump test[n]

beton çökme testi

concrete vibrator[n]

beton vibratörü

concrete wall[n]

beton duvar

concretely[adv]

somut olarak

concretion[n]

birleşme,yoğunlaşma

concur[v]

hemfikir olmak

concurrence[n]

aynı zamana rastlama

concurrency[n]

eşzamanlılık, aynı anda olma

concurrent[adj]

eş zamanlı

concurrently[adv]

eşzamanlı olarak,aynı zamanda

concuss[v]

başı yaralamak

concussed[adj]

beyin sarsıntısı geçiren kimse

concussion[n]

beyin sarsıntısı

condemn[v]

kınamak

condemnatory[adj]

kınayıcı,mahkum edici

condemned[n]

mahkum,idam cezasına çarptırılmış

condemning[adj]

kınayıcı,mahkum edici

condensation[n]

yoğunlaşma

condense[v]

yoğunlaştırmak

condensed milk[n]

yoğunlaştırılmış süt

condenser[n]
condescend[v]

lütfetmek

condescending[adj]

lütfeden

condescension[n]

büyüklük taslama

condign[adj]

uygun,hak edilmiş

condiment[n]

çeşni

condition[n][v]

durum • yumuşatıcı sürmek

conditional[adj][n]

meşrut • koşul cümlesi

conditional discharge[n]

şartlı tahliye,şartlı beraat

conditionally[adv]

koşullu olarak

conditioner[n]

saç Kremi

conditioning[n]

koşullandırma

conditions[n]

hava koşulları,atmosferik koşullar

condole[v]

taziye vermek,başsağlığı dilemek

condolence[n]

baş sağlığı

condom[n]

prezervatif

condominium[n]

kat malikleri olan apartman binası

condone[v]

göz yummak

condor[n]

güney Amerika akbabası

conduce[v]

neden olmak

conducive[adj]

neden olan

conduct[v][n]

yönetmek • davranış,tutum

conduct an inquiry[phrase]
conduction[n]
conduction aphasia[n]

iletim afazisi

conductivity[n]
conductor[n]

orkestra şefi

LanGeek
Uygulamayı İndir