corner cabinetcorruptness
/ 58
corner cabinetcorruptness
corner cabinet[n]

köşe dolabı

corner chisel[n]

dik açılı zımba keski

corner clamp[n]

köşe kıskacı

corner kick[n]

köşe vuruşu,korner

corner like it is on rails[phrase]
corner shelf[n]

köşe rafı

corner shop[n]
corner store[n]
corner the market[phrase]
corner trowel[n]

köşe mala

cornerback[n]

cornerback,köşe savunma oyuncusu

cornerstone[n]

temel taşı

cornet[n]

kornet

cornetist[n]

kornetçi,trompetçi

cornetto[n]

cornetto

cornfield[n]

mısır tarlası

cornflakes[n]

mısır gevreği

cornflour[n]

mısır unu

cornflower blue[adj]

orta açık mavi

cornhole[n][v]

oyuncuların mısır taneleri dolu topları bir hedefteki delikten geçirmeye çalıştıkları bir açıkhava oyunu • sodomize etmek,götten sikmek

cornholer[n]

ibne,top

cornice[n][v]

korniş • korniş ile donatmak,korniş eklemek

corniche[n]

korniş

cornish pasty[n]

bir tür etli börek

cornish rex[n]

Cornish rex kedisi

cornmeal[n]

mısır unu,mısır irmiği

cornpone[n]

mısır ekmeği

cornrows[n]

Afrika örgüsü

cornsilk[n][adj]

mısır ipeği,mısır filament • soluk sarımsı yeşil

cornstarch[n]

mısır nişastası

cornucopia[n]

bolluk

cornwall[n]

Kernevekeli

corny[adj]

saçma

corollary[n]

doğal sonuç

corona[n]

ışık halesi

coronary[n][adj]

koroner,koroner tromboz • koroner

coronary artery bypass surgery[n]

koroner arter baypas ameliyatı

coronary thrombosis[n]

tromboz

coronate[v]

taç giydirmek,tahta çıkarmak

coronation[n]

taç giyme töreni

coronation chicken[n]

Coronation tavuğu

coroner[n]

şüpheli ölüm olaylarını araştıran memur

coronet[n]

koronet,toynak kenarı

corpora quadrigemina[n]

corpora quadrigemina,orta beynin dorsal yüzeyindeki tektum üzerinde bulunan dört kollikulus

corporal[n][adj]

onbaşı,çavuş • bedeni

corporal punishment[n]

fiziksel ceza

corporate[adj]

şirkete ait

corporate welfare[n]

şirket yardımları,kurumsal destekler

corporation[n]

şirket

corporeal[adj]

maddi

corps[n]

kolordu

corps de ballet[n]

bale topluluğu

corpse[n]

ceset,ölü beden

corpulence[n]

şişmanlık

corpulent[adj]

şişman

corpus[n]

gövde,ana kısım

corpus amygdaloideum[n]

korpus amygdaloideum

corpus callosum[n]

korpus kallozum

corpus linguistics[n]

derlem dilbilim

corpus mamillare[n]

mamiller cisim,corpus mamillare

corpuscle[n]

kan yuvarı

corral[n][v]

büyükbaş hayvan ağılı,ahır • çitlemek,toplamak

correct[adj][v]

doğru • düzeltmek

correction fluid[n]

düzeltme sıvısı,beyaz sıvı

correction tape[n]

düzeltme bandı,düzeltme şeridi

corrective[n][adj]

düzeltici,tedavi edici cihaz • düzeltici

correctly[adv]

doğru şekilde

correlate[v][n][adj]

ilişkisi olmak • ilişkili değişken,bağlantılı faktör • ilişkili,bağlantılı

correlation[n]

karşılıklı ilişki

correlation coefficient[n]

korelasyon katsayısı

correlative[n][adj]

korelasyonel,ilişkili değişken • karşılıklı

correlative conjunction[n]

bileşik bağlaç

correspond[v]

birbirine uymak

correspondence[n]

yazışma,mektuplaşma

correspondent[n][adj]

muhabir • karşılık gelen,benzer

corresponding[adj]

karşılık gelen,ilişkili

correspondingly[adv]

buna bağlı olarak, buna karşılık olarak

corrida[n]

boğa güreşi

corrido[n]

corrido

corridor[n]

koridor

corridors of power[phrase]

iktidar çevreleri

corriedale[n]

Corriedale koyunu

corriente[n]

corriente

corrigenda[n]

yanlışlar listesi

corrigible[adj]

düzeltilebilir

corroborate[v]

kanıtlarla desteklemek

corroboration[n]

kanıtlarla onaylama

corrode[v]

çürümek

corroding[n]

aşınma,kimyasal aşınma

corrosion[n]

aşınma

corrosive[adj][n]

aşındırıcı • aşındırıcı,korozif madde

corrugate[v]

katlamak

corrugated[adj]

oluklu,dalgalı

corrugated metal[n]

oluklu sac

corrugated nail[n]

dalgalı çivi

corrupt[adj][v]

ahlaksız • bozmak,yozlaştırmak

corrupted[adj]

bozulmuş,yozlaşmış

corruptible[adj]

bozulabilir

corruption[n]

yolsuzluk

corruptness[n]

yolsuzluk,rüşvetçilik

LanGeek
Uygulamayı İndir