copenhagen caponcorner bookshelf
/ 58
copenhagen caponcorner bookshelf
copenhagen capon[n]

Kopenhag kaponi,Cinsiyet değiştirme ameliyatı olmuş trans birey

copier[n]

fotokopi makinesi

copilot[n]

yardımcı pilot,ikinci pilot

coping[n]

duvar semeri

coping mechanism[n]

başa çıkma mekanizması,baş etme stratejisi

coping saw[n]

kıl testere

coping stone[n]

duvar semeri taşı

copious[adj]

üretken

copiously[adv]

bolca,fazlasıyla

copium[n]

kopium,kopium

copolyester[n]

kopoliester,dayanıklılık, esneklik ve sağlamlığı artırmak için iki veya daha fazla farklı kimyasal bileşiğin birleştirilmesiyle yapılan bir plastik türü

copper[n][v][adj]

bakır • bakır kaplamak,bakırla kaplamak • bakır

copper mine[n]

bakır madeni

copper penny[adj]

bakırımsı turuncu

copperhead[n]

mokasen yılanı

coppiced[adj]

budak bırakılmış,kesilmiş

copra oil[n]

kopra yağı,hindistan cevizi yağı

copter[n]
coptic binding[n]

Koptik ciltleme

copy[v][n]

kopyalamak • kopya,çıkış

copy boy[n]

basım öncesi hazırlık elemanı

copy editing[n]

metin düzenleme

copy editor[n]

editör

copy in[v]

e-postayı tekrar gönderme

copycat[n]

taklitçi

copypasta[n]

kopyapasta,kopyalanmış metin

copyright[n][v]

telif hakkı • telif hakkı tescillemek,telif hakkıyla korumak

copyright page[n]

telif hakkı sayfası

copywriter[n]

reklam yazarı

copywriting[n]

tanıtım metni yazarlığı

coq au vin[n]

kırmızı şarapta pişirilmiş tavuk yemeği

coquelicot[adj]

kırmızı portakal kırmızısı

coquet[v]

flört etmek, kur yapmak

coquetry[n]

naz

coquette[n][v]

yosma • flört etmek,cilve yapmak

coquettish[adj]

nazlı,cilveli

cor anglais[n]

İngiliz kornosu

coracle[n]
coral[n][adj]

mercan • mercan kırmızısı

coral bleaching[phrase]
coral reef[n]

mercan kayalığı

coral snake[n]

mercan yılanı

corbel[n][v]

bindirmelik • konsol ile donatmak,konsol takmak

corbel arch[n]

bindirme kemer

corbie step[n]

merdivenli çıkıntı

cord[n][v]

ip • kordonlara yığmak,kordon halinde istiflemek

cord-cutting[n]

kablo kesme,kablodan kopma

corde lisse[n]

dikey halat

cordial[adj][n]

samimi • meyve suyu

cordiality[n]

içtenlik

cordially[adv]

samimiyetle, içtenlikle

cordless[adj]

kablosuz

cordocentesis[n]

göbek kordonu örneklemesi

cordon[n]

kordon,süs şeridi

cordon bleu[n]

cordon bleu

cordon off[v]

kuşatmak

cordovan[adj]

koyu bordo

cords[n]

fitilli kadife pantolon

corduroy[n][v]

fitilli kadife • yan yana dizilmiş kütüklerle (bir yol) inşa etmek,birbirine paralel yerleştirilmiş tomruklarla (bir yol) yapmak

corduroys[n]

kadife pantolon,fitilli kadife

core[n][v][adj]

çekirdek,kalp • çekirdeğini çıkarmak • temel,merkezi

core competency[n]

temel yetkinlik,ayırt edici avantaj

core drill[n]

karot matkabı,karot alma matkabı

core group[n]

çekirdek grup,ana ekip

corecore[n]

estetiklerin veya vibe'ların kaotik ve abartılı bir karışımı,tarzların veya hislerin düzensiz ve aşırı bir birleşimi

coreference[n]

eşgönderge

corgi[n]

Korgi köpeği

coriaceous[adj]

deri gibi,derimsi

coriander[n]

kişniş

coriander seed[n]

kişniş tohumu

corinth[n]

Korint

corinthian[n][adj]

Korintli,Korint sakinı • Korintli,Korint'le ilgili

corinthian column[n]

korint sütunu

corinthian order[n]

korint düzeni

cork[n][v]

mantar (malzeme) • mantarla tıkamak, mantarla kapamak

cork jacket[n]

mantar yeleği,şişme ceket

corkage[n]

şarap açma ve servis ücreti

corked[adj]

mantar tatlı

corkscrew[n][v]

tirbüşon • burgu gibi dönmek,sarmal hareket etmek

cormorant[n]

karabatak

corn[n][v]

mısır • tuzlamak,tuzla korumak

corn cake[n]

mısır keki

corn chowder[n]

mısır çorbası

corn cob[n]

mısır koçanı,koçan

corn dog[n]

mısır unu kaplı sosis

corn field[n]

mısır tarlası,mısır ekili alan

corn flake[n]

mısır gevreği

corn husk doll[n]

mısır kabuğu bebeği

corn oil[n]

mısır yağı

corn salad[n]

marul,kuzu kulağı

corn syrup[n]

mısır şurubu

cornball[n][v]

eskimiş,bayat • duygusal davranmayı bırak ve asıl konuya gel!,yapmacık davranmayı bırak ve konuya gel!

cornbread[n]

mısır ekmeği

corncob[n]

mısır koçanı

corncrake[n]

bıldırcın kılavuzu

cornea[n]

kornea

corned beef[n]

salamura ile işlenmiş sığır eti,kornet sığır eti

cornel[n]

kızılcık,köpek ağacı

corner[n][v]

köşebaşı • tekel oluşturmak,pazarı ele geçirmek

corner bookshelf[n]

köşe kitaplığı

LanGeek
Uygulamayı İndir