nemli ve soğuk,yapış yapış
yaygara • yaygara yapmak
gürültülü,patırtılı
gürültülü bir şekilde,yüksek sesle
sıkıştırmak,kenetlemek • kıskaç
sıkı önlemler almak,bastırmak
para,nakit
istiridye kabuğu,midye kabuğu
kabile
gizli
gizlice,gizli gizli
çınlamak,gürlemek • çınlama,tıkırtı
çınlayan,metalik
metalik gürültü,çınlama sesi • gürültüyle çınlamak,şiddetle tınlamak
gürültülü,metalik ses çıkaran
gürültü,patırtı • şıkırdamak
sakar,beceriksiz
el çırpmak • bir gök gürültüsü patlaması,gök gürültüsünün şiddetli sesi
el çırparak ritim tutmak
sert cevap,esprili yanıt
tahta kaplama • ahşap kaplamak,tahta kaplamak
çirkin,itici
dil,çan dili
yığma taşlardan meydana gelen ilkel bir köprü türü
klapçı yükleyici
film çekim tahtası
kastanyet,şakşak
alkış,alkışlama
alkışçı topluluğu
bordo,koyu morumsu kırmızı renk • claret içmek • bordo
sade yağ
açıklamak
klarnet
klarnetçi
klarnetçi,klarnet çalan müzisyen
klarion,boru • ilan etmek,yüksek sesle duyurmak • yüksek ve duyulan (ses)
açık çağrı
belirginlik
pislik,kirli
misk adaçayı
çarpışma sesi • çarpmak,vurmak
sıkıca tutmak,kavramak • kopça
sınıf • sınıflandırmak, kategorize etmek
birinci sınıf
toplu dava,sınıf davası
Aves sınıfı,kuşlar sınıfı
sınıfın soytarısı,sınıfın palyaçosu
sınıf arkadaşı,okul arkadaşı
mezuniyet buluşması,sınıf buluşması
Sınıf S
sınıf mücadelesi
sınıflandırılmış
sınıf bilincine ulaşmış
klasik • mükemmel
klasik kadın bluesu
klasik edebiyat
klasik Fransız grisi
klasik • klasik müzik
klasik mimari
klasik bale
klasik pop
klasik eğitim,geleneksel eğitim
klasik müzik
mimari düzen
klasik olarak
Klasisizm
klasikler
sınıflandırma
sınıflandırma sahası,ayırma istasyonu
sınıflandırılmış,kategorize edilmiş • sınıflandırılmış ilan,ilan
sınıflandırılmış reklam
sınıflandırılmış reklam
sınıflandırıcı yapısı
sınıflandırmak
sınıfçı,sosyal sınıfa göre ayrımcı
sınıf arkadaşı
sınıf
sınıf çalışması
şık,zarif
tıkırdamak,şakırdamak • tıkırtı,gürültü
takırtı,gürültü
Claude aynası
cümlecik
kapalı alan korkusu
klostrofobik,klostrofobiden mustarip
sohbet etmek,gevezelik etmek
klavikord
köprücük kemiği
klavsiçen
klaviharp
klavinet
klaviola
pençe • pençelemek,tırnaklamak
çatal çekiç
oyuncak makinası
bulunduğu yere tırnaklarını kazıyarak gelmek
korna • korna çalmak
kil
kort toprak,kil kort