courageousnesscoworker
/ 58
courageousnesscoworker
courageousness[n]

cesaret, yiğitlik

courante[n]

corant dansı

courgette[n]

sakız kabağı

courier[n]

kurye,ulaştırıcı

course[n][adv][v]

kurs • elbette • akmak

course of action[phrase]
course selection[n]

ders seçimi,kurs seçimi

course through veins[phrase]

damarlarında dolaşmak

coursebook[n]

ders kitabı,kurs kitabı

courser[n]

koşucu,kırlangıç yağmur kuşu

courseware[n]

eğitim yazılımı,öğretim materyali

coursework[n]

ders çalışmaları

court[n][v]

mahkeme • kur yapmak,talip olmak

court ballet[n]

saray balesi

court martial[n]

askerî mahkeme

court of appeals[n]

istinaf mahkemesi

court of law[n]

mahkeme

court order[n]

mahkeme kararı

court piece[n]

court piece kart oyunu

courteous[adj]

saygılı

courteously[adv]

nazikçe,kibarca

courtesy[n][adj]

kibarlık • nazik,ücretsiz

courtesy call[n]

nezaket görüşmesi

courtesy of[phrase]
courthouse[n]

adliye sarayı

courtier[n]

saray görevlisi,saray mensubu

courting[n]

kur yapma,talip olma

courtroom[n]

mahkeme salonu,duruşma salonu

courtship[n]

kur yapma

courtside[n][adj][adv]

kort kenarı,kort yanı • saha kenarı,sahanın yanında • saha kenarında,kort yanında

courtyard[n]

avlu

couscous[n]

kuskus

cousin[n]

kuzen

cousin-german[n]

kuzen,amca oğlu/kızı

couture[n]

kişiye özel tasarım

couturier[n]

modacı

couverture chocolate[n]

kuvertür çikolata

covalent[adj]
covalent bond[n]

kovalent bağ,elektron paylaşım bağı

cove[n]

kovuk

coved ceiling[n]

eğimli tavan

covenant[n][v]

antlaşma • söz vermek

cover[v][n]

kaplamak • örtü

cover artist[n]

kapak sanatçısı

cover ass[phrase]

kendini güvenceye almak

cover back[phrase]

arkasını kollamak

cover band[n]

yorumcu grup

cover bases[phrase]
cover blurber[n]

ön kapak tanıtım yazarı

cover charge[n]

giriş ücreti

cover costs[phrase]
cover for[phrase]

birini kollamak

cover girl[n]

kapak kızı

cover letter[n]

açıklayıcı mektup

cover photo[n]

online medya

cover tracks[phrase]

izlerini örtmek

cover up[v]

örtbas etmek,gizlemek

cover-up[n]

örtbas

coverage[n]

kapsam,koruma

coveralls[n]

işçi tulumu

coverb[n]

ön ek fiili

covered[adj]

kaplanmış

covered goods wagon[n]

kapalı yük vagonu,örtülü yük vagonu

covering[n]
covert[adj][n]

saklı • örtü tüyü

covert feather[n]

örtü tüyü

covert prestige[n]

gizli prestij

covertly[adv]

gizlice,gizli olarak

covet[v]

imrenmek

coveted[adj]

arzulanan,gözde

covetous[adj]

açgözlü,kıskanç

covetously[adv]

açgözlüce, hırslı bir şekilde

covetousness[n]

açgözlülük, hırs

covey[n]

kuş sürüsü

covid-19[n]

Covid-19

coving[n]

çıkma

cow[n][v]

inek • korkutmak

cow knows not what her tail is worth till she has lost it[sentence]

insan bir şeyin kıymetini onu kaybedince anlar

coward[n]

ödlek

cowardice[n]

korkaklık

cowardly[adj][adv]

cesaretsiz • korkakça

cowberry[n]

kırmızı yaban mersini,kekreyemiş

cowbird[n]

inek kuşu

cowboy[n]

kovboy

cowboy boot[n]

kovboy çizmesi

cowboy builder[n]

kovboy inşaatçı,kalitesiz iş yapan inşaatçı

cowboy hat[n]

kovboy şapkası

cowcatcher[n]

engel savar,ray koruyucu

cowed[adj]

gözü korkmuş,korkutulmuş

cower[v]

sinmek,bükmek

cowgirl[n]

kız kovboy,kadın kovboy

cowhand[n]

kovboy,sığırtmaç

cowherd[n]

sığırtmaç,çoban

cowhide[n][v]
cowl[n][v]

kaput,motor kapağı • bir kapüşonla veya kapüşon gibi örtmek,kapüşon gibi sarmak

cowl neck[n]

kapüşon boyun,drapeli yaka

cowlick[n]

kırılmış saç

cowling[n]

kaput,motor kapağı

cowman[n]

kovboy,sığırtmaç

coworker[n]

iş arkadaşı

LanGeek
Uygulamayı İndir