catch breathcauterize
/ 58
catch breathcauterize
catch breath[phrase]

soluklanmak

catch cold[phrase]

soğuk algınlığına yakalanmak

catch drift[phrase]

birisini anlamak

catch eye[phrase]

birinin dikkatini çekmek

catch feelings[phrase]
catch fire[phrase]
catch flat-footed[phrase]
catch hands[phrase]
catch in 4k[phrase]
catch in the act[phrase]

birini suçüstü yakalamak

catch napping[phrase]

gafil avlamak

catch on[v]

anlamak,kavramak

catch on the hop[phrase]

hazırlıksız yakalamak

catch out[v]

şaşırtmak,tuzağa düşürmek

catch red-handed[phrase]

birini suçüstü yakalamak

catch short[phrase]
catch sight of[phrase]

birdenbire fark etmek

catch some z's[phrase]

biraz kestirmek

catch the flu[phrase]
catch the wind[phrase]
catch unawares[phrase]

hazırlıksız yakalamak

catch up[v]

sonradan öğrenmek

catch up in[v]

kendini bir durumun içinde bulmak,istemeden bir duruma dahil olmak

catch up on[v]

ertelenmiş bir işi yapmak

catch up with[v]

yakalamak,suçüstü yakalamak

catch with hand in the cookie jar[phrase]

suçüstü yakalamak

catch with pants down[phrase]

utanç verici halde yakalamak

catch with trousers down[phrase]
catch-22[adj]

çıkmaz,içinden çıkılmaz durum

catch-as-catch-can[adj]

elinden geleni yapma,ne bulursa

catch-up[n][adj]

bir güncelleme,bir yakalama • telafi,yetistirme

catch-up tv[n]

yakalama TV,tekrar izleme

catcher[n]
catcher mask[n]

yaylı yakalayıcı maskesi,darbe emici yakalayıcı maskesi

catching[n][adj]

yakalama,bekçi pozisyonu • bulaşıcı

catchment area[n]

hizmet bölgesi,yakalama alanı

catchy[adj]

dikkat çekici

catechism[n]

kateşizm

catechize[v]

sorgulamak,resmi bir şekilde sorguya çekmek

categorical[adj]

kategoriye ait

categorically[adv]

kategorik olarak

categorize[v]

sınıflandırmak,kategorize etmek

category[n]

kategori

catena[n]

zincir,dizi

catenary[n]

katenar,katenar eğrisi

catenative verb[n]

kendinden sonra gelen işlev sözcüğü ile beraber cümlede yüklem oluşturan fiil

cater[v]

sağlamak,karşılamak

cater for[v]

ihtiyaçlarını karşılamak,gereksinimlerini sağlamak

cater to[v]

hitap etmek,tercihlerine uygun hizmet vermek

caterer[n]

ikram servisi yapan kişi veya kuruluş

catering[n]

yiyecek içecek sağlama

caterpillar[n]

tırtıl

caterwaul[n][v]

miyavlama,kızgın kedi sesi • kedi gibi ses çıkarmak

catfish[n]

kedi balığı

catgut[n]

katgüt,kedi bağırsağı

catharsis[n]

katarsis

cathartic[n][adj]

bir müshil,bir laksatif • katartik,rahatlatıcı

cathay[n]

Katay,Çin

cathedral[n][adj]

katedral • katedral,piskoposluk

catheter[n]

kateter

catheterize[v]

kateter takmak,sonda yerleştirmek

cathode[n]

katot

cathode-ray tube[n]

katot ışını tüpü

catholic[adj][n]

katolik • Katolik,Katolik inanan

catholic church[n]

Katolik kilisesi,Evrensel Kilise

catholicism[n]

Katolik dini inancı

cation[n]
catnap[n][v]

kestirme, şekerleme • kestirme uyku çekmek,şekerleme yapmak

catsuit[n]

streç tulum

cattle[n]

sığır

cattle farm[n]

sığır çiftliği,büyükbaş hayvan çiftliği

cattle guard[n]

hayvan bariyeri,çiftlik hayvanı engeli

cattle ranch[n]

sığır çiftliği,büyükbaş hayvan çiftliği

cattleman[n]

sığır yetiştiricisi,çiftçi

catty[adj]

kötü niyetli,kırıcı

catwalk[n]

platform

caucasian[n][adj]

Kafkasyalı • Kafkaslı

caucasoid[adj]

Kafkasoid,açık tenli insanlarla ilgili veya onları karakterize eden, genellikle insan ırklarının eski sınıflandırmalarında kullanılan

caucasus mountains[n]

Kafkas Dağları,Kafkas Sıradağları

caucus[v][n]

parti yönetim kurulunu toplamak • caucus,parti toplantısı

caught[adj][n]

yakalanmış,tuzağa düşürülmüş • yakalama,tutma

caught behind[n]

arkadan yakalama,yakalandı arkasından

caught stealing[n]

çalarken yakalanma,hırsızlıkta yakalama

caught up in[phrase]
cauldron[n]

kazan

cauliflower[n]

karnabahar

cauliflower ear[n]

karnabahar kulağı

cauliflower with cheese[n]

peynirli karnabahar

caulk[n][v]

dolgu macunu • macunlamak,dolgu macunu sürmek

caulk gun[n]

silikon tabancası

causal[adj]

nedensel

causality[n]

nedensel ilişki

causation[n]

neden olma

causative[adj]

nedensel

cause[v][n]

sebep olmak • sebep

cause celebre[phrase]
causerie[n]

sohbet

causeway[n][v]

geçit,set • parke taşı döşemek,çakıl taşıyla döşemek

caustic[n][adj]

kostik,aşındırıcı madde • kostik

cauterize[v]

koterize etmek

LanGeek
Uygulamayı İndir