convertiblecopenhagen
/ 58
convertiblecopenhagen
convertible[n][adj]

üstü açılabilen spor otomobil • konvertibl

convex[adj]

dışbükey

convex polygon[n]

dışbükey çokgen

convey[v]

iletmek

conveyance[n]

nakletme

conveyancer[n]

tapu avukatı,emlak devir avukatı

conveyer[n]

taşıyıcı,konveyör bant

conveyer belt[n]

taşıma bandı,konveyör bant

conveyor[n]
conveyor belt[n]

taşıma bandı

convict[v][n]

mahkum etmek • suçlu

conviction[n]

mahkumiyet

convince[v]

ikna etmek

convinced[adj]

ikna edilmiş

convincing[adj][n]

inandırıcı • ikna, inandırma

convincingly[adv]

ikna edici bir şekilde

convivial[adj]

muhabbetli

conviviality[n]

neşe,şenlik

convocation[n]

toplantı

convoke[v]

toplantıya çağırmak,bir araya getirmek

convoluted[adj]

karmakarışık

convolution[n]

sarılış

convolve[v]

birbirine sarmak

convoy[n][v]

konvoy,kafile • eşlik etmek

convulse[v]

kahkaha krizine girmek,kahkahalara boğulmak

convulsion[n]

konvülsiyon,sarsıntı

convulsive[adj]

kasılan

conwoman[n]

dolandırıcı kadın,sahtekar kadın

cony[n]

tavşan,ada tavşanı

coo[n][v]

ötme • ötmek (kumru, güvercin)

cooccurring[adj]

birlikte gerçekleşen,eşzamanlı

coochie-ass[n]

bir beceriksiz,bir zayıf karakter

coochtang[n]

vajina,am

cook[v][n]

yemek yapmak • aşçı

cook goose[phrase]

birinin planlarını bozmak

cook on all four burners[phrase]
cook out[v]

barbekü yapmak,ızgarada pişirmek

cook the books[phrase]

defterleri kurcalamak

cook up[v]

hızlıca hazırlamak,bir yemek uydurmak

cook-chill[v]

pişir-soğut yöntemi ile hazırlamak

cookbook[n]

yemek kitabı

cooked[adj]

pişirilmiş

cooker[n]

ocak

cookery[n]

yemek pişirme sanatı

cookery book[n]

yemek kitabı

cookie[n]

bisküvi

cookie jar[n]

kurabiye kavanozu

cookie salad[n]

kurabiye salatası

cookie sheet[n]

pişirme kağıdı

cookie-cutter[n][adj]

kurabiye kalıbı • standart,seri üretim

cooking[n]

aşçılık

cooking apple[n]

pişirmelik elma

cooking oil[n]

pişirme yağı

cooking school[n]

aşçılık okulu,mutfak sanatları okulu

cooking show[n]

yemek programı,aşçılık şovu

cooking utensil[n]

mutfak eşyası,pişirme aleti

cookout[n]

barbekü

cookware[n]

tencere seti

cooky[n]

kurabiye,bisküvi

cooky jar[n]

kurabiye kavanozu,kurabiye saklama kabı

cool[adj][n][v]

serin • serinlik • serinlemek

cool as a cucumber[phrase]

soğukkanlı

cool black[adj]

koyu mavi

cool down[v]

soğumak

cool heels[phrase]

bekletilmek

cool off[v]

sakinleşmek,soğumak

cooler[n]

soğutucu,buzdolabı

coolheaded[adj]

soğukkanlı,sakin

cooling[n]

soğutma,serinletme

cooling pillow[n]

serinletici yastık

cooling rack[n]

soğutma rafı

cooling tower[n]

soğutma kulesi

cooling-off period[n]

yatışma dönemi

coolly[adv]

soğukkanlılıkla,duygusuzca

coolness[n]

serinlik,soğukluk

coomer[n]

porno bağımlısı,kompulsif mastürbasyon yapan kişi

coop[n]

kümes hayvancılığı

coop up[v]

hapsetmek,kapatmak

cooper's hawk[n]

Cooper atmacası

cooperate[v]

iş birliği yapmak

cooperation[n]

işbirliği

cooperative[adj][n]

müşterek • kooperatif

cooperative game[n]

işbirlikli oyun

cooperative learning[n]

işbirlikçi öğrenme,ortaklaşa öğrenme

cooperatively[adv]

işbirliği içinde

coordinate[v][n][adj]

koordine etmek • kombine kıyafetler • koordinat,eşdeğer

coordinate adjective[n]

bağımsız sıfat

coordinate conjunction[n]

sıralama bağlacı

coordinated[adj]

eşgüdümlü

coordinates[n]

birlikte giyilecek şekilde uyumlu renklerde olan kıyafetler

coordination[n]

koordinasyon

coordination compound[n]

koordinasyon bileşiği,koordinasyon kompleksi

coordinator[n]

koordinatör,organizatör

coot[n]

sakarmeke

cop[n][v]

polis memuru • tutuklamak,yakalamak

cop a plea[phrase]
cop car[n]

polis arabası,devriye aracı

copacetic[adj]

iyi

cope[v][n]

başa çıkmak • bir sıra tuğla,bir kaplama tuğlası

copenhagen[n]

Kopenhag

LanGeek
Uygulamayı İndir