comercommon core
/ 58
comercommon core
comer[n]

gelecek vaadeden kimse

comestible[n][adj]

yiyecek maddeleri,gıda maddeleri • yenilebilir

comet[n]

kuyruklu yıldız

cometary[adj]

kuyruklu yıldızla ilgili,kuyruklu yıldıza benzeyen

comfit[n][v]

fındıklı şekerleme • şekerleme yapmak,tatlıya dönüştürmek

comfort[n][v]

rahatlık • teselli vermek

comfort food[n]

çok kalorili yemek

comfort station[n]

umumi tuvalet,halka açık tuvalet

comfort zone[n]

termal konfor bölgesi,ısısal konfor aralığı

comfortable[adj]

rahat

comfortable as an old shoe[phrase]

eski bir terlik kadar rahat

comfortably[adv]

rahat bir şekilde

comfortably off[phrase]

ekonomik sıkıntı çekmeden yaşayabilecek kadar parası olmak

comforted[adj]

teselli edilmiş,rahatlatılmış

comforter[n]

yorgan

comforting[adj]

rahatlatıcı,teselli edici

comfy[adj]

rahat,konforlu

comic[adj][n]

komik • komedyen,komik

comic book[n]

çizgi roman

comic fantasy[n]

komik fantezi

comic relief[n]

mizahlı rahatlama

comic strip[n]

çizgi roman

comical[adj]

komik

comically[adv]

komik bir şekilde,gülünç bir biçimde

comice[n]

comice armudu

comics journalism[n]

çizgi roman gazeteciliği

coming[adj][n]

gelecek,yaklaşan • geliş,varış

coming-of-age story[phrase]

ergenlik öyküsü

comitative case[n]

beraberlik hali

comity[n]

nezaket,karşılıklı saygı

comma[n]

virgül,virgül kelebeği

comma butterfly[n]

virgül kelebeği

command[n][v]

komuta • komuta etmek

command line[n]
commandant[n]

komutan,birlik komutanı

commandeer[v]

askeri amaçla el koymak

commander[n]

komutan

commander-in-chief[n]

başkomutan,genelkurmay başkanı

commanding[adj]

baskın,otoriter

commanding officer[n]

komutan,kumandan

commandment[n]

emir,buyruk

commando[n]

komando,özel harekat askeri

commedia dell'arte[n]

Commedia dell'Arte

commemorate[v]

anısını kutlamak

commemoration[n]
commemorative[n][adj]

anma,hatıra • anma törenine ilişkin olan

commence[v]

başlamak,başlatmak

commencement[n]

başlangıç,başlama

commend[v]

övmek

commendable[adj][adv]

övülmeye değer,takdire şayan • övülesi bir şekilde, takdire şayan bir şekilde

commensal[n][adj]

kommensal,kommensal tür • kommensal,kommensalizm ile ilgili

commensurate[adj]

orantılı

comment[n][v]

yorum • yorum yapmak

commentary[n]

açıklama

commentate[v]

anlatmak (maç)

commentator[n]

yorumcu

commenter[n]

yorumcu

commerce[n]

ticaret

commercial[adj][n]

ticari • reklam

commercial bank[n]
commercial break[n]

reklam arası

commercial broadcasting[n]

ticari yayıncılık

commercial bumper[n]

programın kısa tanıtımı

commercial driver's license[n]

ticari sürücü belgesi,ticari ehliyet

commercial vehicle[n]

ticari araç,ticari taşıt

commercialization[n]

ticarileştirme,piyasaya sürme

commercialize[v]

ticarileştirmek,para kazanma odaklı hale getirmek

commercialized[adj]

ticari amaçla kullanılmış

commercially[adv]

ticari olarak,ticari açıdan

commingle[v]

karışmak

commis[n]

aşçı yamağı

commis chef[n]

aşçı yardımcısı

commiserate[v]

empati kurmak

commiseration[n]

acıma, şefkat

commissary[n]

kantin,askeri mağaza

commission[n][v]

komisyon,komite • hizmete sokmak

commissionaire[n]
commissioner[n]

komiser,yetkili

commissioning[n]

devreye alma,komisyonlama

commissioning editor[n]

yayın editörü

commit[v]

taahhüt etmek

commit a crime[phrase]
commit suicide[phrase]
commit to paper[phrase]

bir şeyi kağıda dökmek,bir şeyi yazıya geçirmek

commitment[n]

taahhüt

committal[n]

teslim etme

committed[adj]

bağlı

committee[n]

komite,kurul

committee stage[n]

komite aşaması,komisyon evresi

commix[v]

karıştırmak,birleştirmek

commode[n]

tuvalet, klozet

commodious[adj]

geniş

commodity[n]

emtia

commodore[n]

komodor,deniz subayı

common[adj][n]

yaygın • ortak alan,halka açık yeşil alan

common application[n]

Common Application,Ortak Başvuru

common bile duct[n]

ana safra kanalı

common carotid artery[n]

genel karotid arter

common cold[n]

soğuk algınlığı

common core[n]

Ortak Çekirdek,Temel Ortak

LanGeek
Uygulamayı İndir