clay shootingclimate change
/ 58
clay shootingclimate change
clay shooting[n]

kilden atışı,kil atışı

clay spade[n]

kil küreği

clay tablet[n]

kil tableti,kilden tablet

claymation[n]

kil animasyonu

clayware[n]

çömlekçilik,seramik

clean[adj][v][n][adv]

temiz,steril • temizlemek • silkme • tamamen

clean and jerk[n]

koparma ve silkme,temiz ve silkme

clean as a pin[phrase]

son derece temiz

clean as a whistle[phrase]

tertemiz

clean bill of health[phrase]

sağlık raporu

clean clock[phrase]

fena yenmek

clean eating[n]

sağlıklı beslenme

clean out[v]

temizlemek

clean sweep[n]

ezici zafer

clean up[v]

temizlemek

clean up act[phrase]

davranışlarını düzeltmek

clean up after[v]

sonrasını temizlemek,ardından toplamak

clean-cut[adj]

hoş görünümlü

clean-shaven[adj]

sinek kaydı (tıraşlı)

cleaner[n]

temizlikçi

cleaner's[n]

kuru temizleme

cleaning[n]

temizlik

cleaning lady[n]

temizlikçi kadın

cleaning solution[n]

temizlik çözeltisi

cleaning woman[n]

temizlikçi kadın,ev işçisi kadın

cleanliness[n]
cleanly[adv][adj]

temiz bir şekilde,kirletmeden • temiz,düzenli

cleanse[v]

temizlemek

cleanser[n]

temizleyici,arındırıcı

cleansing[n][adj]

temizlik,arındırma • arındırıcı,yıkayıcı

cleanup[n]

tasfiye

clear[adj][v][adv][n]

kolay anlaşılan • boşaltmak • tamamen,bütünüyle • açıklık,engelsiz alan

clear as a bell[phrase]

çok net ve anlaşılır

clear as day[phrase]

gün gibi açık

clear as mud[phrase]

hiç anlaşılır değil

clear away[v]

temizlemek,kaldırmak

clear conscience[phrase]

içi rahat

clear head[phrase]
clear name[phrase]

adını temize çıkarmak

clear off[v]

temizlemek,silmek

clear out[v]

çekip gitmek

clear shot[n]

açık görüş,net fırsat

clear the air[phrase]

arayı düzeltmek

clear the decks[phrase]

ortamı hazırlamak

clear throat[phrase]

boğazını temizlemek

clear up[v]

açıklamak,netleştirmek

clear up after[v]

sonrasını toplamak,sonrasını temizlemek

clear-cut[adj][v]

açık ve net,basit ve anlaşılır • tamamen kesmek,tüm ağaçları bir seferde temizlemek

clearance[n]

açıklık,boşluk

clearing[n]

ağaçsız yer

clearing house[n]

takas odası,takas merkezi

clearly[adv]

şüphesiz

cleat[n][v]

ayakkabı pençesi • bir mantilya bağlamak,mantilyaya sabitlemek

cleats[n]

futbol ayakkabısı

cleavage[n]

göğüs dekoltesi

cleave[v]

kesmek,bölmek

cleaver[n]

satır

clef[n]

nota anahtarı

cleft[n][adj]

yarık,çatlak • loblu,yarıklı

cleft palate[n]

damak yarığı

clemency[n]

şefkat

clement[adj]

merhametli

clementine[n]

bir mandalina çeşidi

clench[v][n]

sıkmak,sıkıca tutmak • sıkma,kavrama

clenched fist[n]

sıkılı yumruk,yumruk

cleopatra[n]

sarı menekşe kelebeği

clerestory[n]

pencereli üst kısım

clerestory window[n]

üst pencere

clergy[n]

rahipler

clergyman[n]

din adamı,ruhban

cleric[n]

dini lider

clerical[adj]

büro,idari

clerical script[n]

büro yazısı

clerid[n]

clerid,avcı böcek

clerid beetle[n]

cleridae böceği

clerihew[n]

clerihew

clerk[n][v]

evrak memuru • memur olarak çalışmak,büro görevlisi olarak hizmet etmek

clerking[n]

katiplik,defter tutma

clever[adj]

zeki

cleverly[adv]

zekice,akıllıca

cleverness[n]
cliche[n]

klişe

cliched[adj]

klişe

click[v][n]

tıklamak • tıklama

click and collect[n]

tıkla ve al,mağazadan teslim alma

click beetle[n]

takla böceği

click-through rate[n]

tıklama oranı

clickable[adj]

tıklanabilir,tıklanarak etkinleştirilebilir

clickbait[n]

tıklama tuzağı,tıklama yemi

clicker[n]

köpek eğitimi aleti

clickstream[n]

tıklama akışı

client[n]

müşteri

clientele[n]

daimi müşteri

cliff[n]

kayalık

cliff diving[n]

uçurum dalışı,kayalıktan atlama

cliff-hanging[adj]

merak uyandıran

cliffhanger[n]

nefes kesen bitiş

cliffhanging[adj]

meraklandıran

climate[n]

iklim

climate change[n]

iklim değişikliği

LanGeek
Uygulamayı İndir