Ara
to classify
01
sınıflandırmak
to put people or things in different categories or groups
Transitive: to classify diverse items
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
classify
3. tekil kişi
classifies
şimdiki zaman ortacı
classifying
basit geçmiş zaman
classified
geçmiş zaman ortacı
classified
Örnekler
The scientist classified the organisms into different species based on their genetic traits and physical features.
Bilim insanı, organizmaları genetik özelliklerine ve fiziksel özelliklerine göre farklı türlere sınıflandırdı.
02
sınıflandırmak, kategorize etmek
to categorize or group something based on shared characteristics or qualities
Transitive: to classify sth as sth
Örnekler
The expert classified the plant as an endangered species.
Uzman, bitkiyi nesli tükenmekte olan bir tür olarak sınıflandırdı.
03
sınıflandırmak, tasnif etmek
to officially mark or categorize documents or information as secret or restricted
Transitive: to classify information or documents
Örnekler
The government classified the document as top secret to protect national security.
Hükümet, ulusal güvenliği korumak için belgeyi çok gizli olarak sınıflandırdı.
Leksikal Ağaç
classifiable
classification
classificatory
classify
class



























