Ara
to manipulate
01
kendi çıkarları için kullanmak
to control or influence someone cleverly for personal gain or advantage
Transitive: to manipulate sb/sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
manipulate
3. tekil kişi
manipulates
şimdiki zaman ortacı
manipulating
basit geçmiş zaman
manipulated
geçmiş zaman ortacı
manipulated
Örnekler
The con artist manipulated his victims into giving him their money by playing on their emotions.
Dolandırıcı, duygularıyla oynayarak kurbanlarını ona para vermeleri için manipüle etti.
02
manipüle etmek
to skillfully control or work with information, a system, tool, etc.
Transitive: to manipulate a tool or information
Örnekler
She's able to manipulate complex data sets to extract meaningful insights for her research.
O, araştırması için anlamlı içgörüler çıkarmak amacıyla karmaşık veri kümelerini manipüle edebilir.
03
tedavi amaçlı ellemek ve hareket ettirmek
to skillfully adjust or move body parts for diagnostic, therapeutic, or corrective purposes
Transitive: to manipulate body parts
Örnekler
The physical therapist gently manipulated my injured knee for rehabilitation.
Fizyoterapist, rehabilitasyon için yaralı dizimi nazikçe manipüle etti.
04
manipüle etmek, çarpıtmak
to change or control information, data, or facts in a way that intentionally deceives or misleads others
Transitive: to manipulate data or facts
Örnekler
The politician manipulated the data to make the economy look better than it actually was.
Politikacı, ekonominin gerçekte olduğundan daha iyi görünmesi için verileri manipüle etti.
Leksikal Ağaç
manipulation
manipulative
manipulator
manipulate
manipul



























