to recall
re
ri:
ri
call
kɔ:l
kawl
recoil

"recall"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to recall
01

hatırlamak

to bring back something from the memory 
Transitive: to recall a memory or information
to recall definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
recall
3. tekil kişi
recalls
şimdiki zaman ortacı
recalling
basit geçmiş zaman
recalled
geçmiş zaman ortacı
recalled
Örnekler
She could recall the details of the conversation with remarkable clarity. 

Konuşmanın detaylarını dikkat çekici bir netlikle hatırlayabiliyordu.

02

hatırlatmak, gerçeğe döndürmek

to make someone stop daydreaming or thinking about something else and pay attention 
Transitive: to recall sth to sth | to recall sth from sth
Örnekler
She had to recall him from his daydreaming to focus on the task. 

Göreve odaklanması için onu hayal kurmaktan geri çağırmak zorunda kaldı.

03

geri çağırmak, toplantıya çağırmak

to officially ask someone to come back to a place 
Transitive: to recall sb | to recall sb somewhere
Örnekler
The company decided to recall the employee to the office for a meeting. 

Şirket, bir toplantı için çalışanı ofise geri çağırmaya karar verdi.

04

hatırlatmak, anımsatmak

to make someone remember or think about someone or something 
Transitive: to recall a memory
Örnekler
That old song recalls memories of our summer vacation. 

O eski şarkı, yaz tatilimizin anılarını hatırlatıyor.

05

geri çağırmak, toplatmak

to ask customers to return a product because a problem has been found with it 
Transitive: to recall a product
Örnekler
The company recalled all the phones after discovering a battery defect. 

Şirket, bir pil kusuru keşfettikten sonra tüm telefonları geri çağırdı.

Recall
01

azil

the action of removing an official from office by petition or vote 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
recalls
Örnekler
The mayor faced a recall after public protests. 

Belediye başkanı, halk protestolarından sonra bir geri çağırma ile karşı karşıya kaldı.

02

hatırlama, anımsama

the process of remembering or retrieving information from memory 
Örnekler
The exam tested students' recall of historical dates. 

Sınav, öğrencilerin tarihi tarihlerin hatırlanmasını test etti.

03

geri çağrı, dönüş çağrısı

a call for someone or something to return 
Örnekler
There was a recall of all employees to the headquarters. 

Tüm çalışanların merkeze geri çağrılması vardı.

04

geri çağrı, geri dönüş sinyali

a bugle or signal call used to summon troops to return 
Örnekler
The troops responded immediately to the recall. 

Birlikler, geri çağrıya hemen yanıt verdi.

05

geri çağırma, toplatma

a manufacturer's request to return a defective product for repair or replacement 
Örnekler
The company issued a recall of faulty airbags. 

Şirket, hatalı hava yastıklarını geri çağırma kararı aldı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store