data centerdead duck
/ 34
data centerdead duck
data center[n]
data journalism[n]

veri gazeteciliği

data link[n]

veri bağlantısı,veri linki

data processing[n]

bilgi işleme

data roaming[n]

veri dolaşımı

data-based[adj]

veri temelli,veriye dayalı

database[n]

veritabanı

datable[adj]

tarihi saptanabilir

dataset[n]
date[n][v]

romantik buluşma • (biriyle) çıkmak

date back[v]

dayanmak,kökeni olmak

date from[v]

tarihlenmek,dayanmak

date of birth[n]

doğum tarihi

date palm[n]
date square[n]

hurma karesi

datebook[n]

ajanda,tarih defteri

dated[adj]

eski

dateline[n][v]

tarih ve olay yerini belirten satır • tarih ve yer belirtmek,bir tarih ve yerle işaretlemek

dative case[n]

ismin -e hali

datum[n]

veri

daub[v][n]

sürmek • karalama,çiziktirme

daubentonia madagascariensis[n]

daubentonia madagascariensis,uzun kemikli parmaklara ve kemirgen benzeri kesici dişlere sahip, lemurlarla yakından ilişkili gece lemuru

daughter[n]

kız

daughter-in-law[n]

gelin

daunt[v]

korkutmak

daunted[adj]

huzursuz

daunting[adj]

ürkütücü

dauntless[adj]

gözüpek

dauntlessly[adv]

korkusuzca,cesaretle

davenport[n]

divan koltuğu

davy jones[n]

deniz veya okyanusun dibi,derinlikler

davy jones's locker[n]

deniz veya okyanusun dibi,Davy Jones'un hazinesi

daw[n]

küçük karga,alakarga

dawdle[v]

oyalanmak,aylaklık etmek

dawn[n][v]

şafak • anlaşılmaya başlamak

dawn on[v]

anlaşılmak,açığa çıkmak

day[n]

gün

day after tomorrow[phrase]
day and night[phrase]

gece gündüz

day and night cannot dwell together[sentence]

iki güç yanyana olmaz

day bed[n]

gündüzlük kanepe

day before yesterday[phrase]
day by day[adv]

günden güne,gün be gün

day in and day out[adv]

her gün

day in, day out[phrase]

her Allah'ın günü

day laborer[n]
day of reckoning[phrase]

hesap verme zamanı

day of remembrance[n]

anma günü,hatırlama günü

day of the dead[phrase]
day off[n]

izinli gün

day out[n]

günübirlik gezi,günlük kaçamak

day return[n]

bir günlüğüne geçerli olan indirimli seyahat tarifesi

day room[n]

dinlenme odası

day school[n]

gündüzlü özel okul,yatılı olmayan özel okul

day trip[n]

günübirlik gezi

day-by-day[adj]

gün be gün,günlük

day-to-day[adj][adv][n]

günlük • gün be gün,günlük olarak • günlük işler,gündelik rutin

daybreak[n]

gün ağarması

daycare[n]

günlük bakım

daydream[v][n]

hayal kurmak,dalıp gitmek • hayal kurma,uyanık rüya görme

daydreaming[n]

ayakta uyuma

dayfly[n]

kısa ömürlü böcek

dayger[n]

gündüz partisi,gündüz eğlencesi

daylight[n]

gün ışığı

daylight robbery[n]

gün ışığında hırsızlık,açıkça soygun

daylights out of[phrase]

ödünü koparmak

daylong[adv][adj]

tüm gün boyunca,bütün gün • bir gün süren,tüm gün devam eden

daypack[n]

günlük sırt çantası

dayroom[n]

hain,bukalemun

days[n]

günler,yaşam süresi

daytime[n]

gündüz

dazed[adj]

şaşkın,afallamış

dazzle[v][n]

gözünü kamaştırmak,kamaştırmak • göz kamaşması,kamaşma

dazzling[adj]

göz kamaştırıcı,etkileyici

dazzlingly[adv]

göz kamaştırıcı bir şekilde,yoğun bir parlaklıkla

dc[n]

Columbia Bölgesi,DC

dd[n]

canım kızım

dd cream[n]

dd krem

de facto[adj][adv]

bilfiil • gerçekte

de jure[adj][adv]

de jure,yasal • de jure,yasal olarak

de rigueur[adj]

zaruri

de stijl[n]

de stijl

de-categorialization[n]

kategorisizleştirme

de-emphasize[v]

önemsizleştirmek,vurguyu azaltmak

de-escalate[v]

yumuşatmak,şiddeti azaltmak

de-extinction[n]

soy tükenmesini geri alma,türlerin yeniden diriltilmesi

de-ice[v]

buzdan arındırmak,buzunu çözmek

deactivate[v]

devre dışı bırakmak,etkisiz hale getirmek

deactivation[n]
dead[adj][adv][n][v]

ölü • tamamen,kesinlikle • ölü • durdurmak,sonlandırmak

dead air[n]

yayın sırasında sesin kesilmesi

dead and buried[phrase]
dead as a dodo[phrase]

çoktan ölmüş

dead as a doornail[phrase]

çoktan ölmüş

dead as mutton[phrase]

çoktan ölmüş

dead beat[adj]

bitkin,tükenmiş

dead blow hammer[n]

geri tepmesiz çekiç

dead chat[n]

ölü sohbet,inaktif grup

dead draw[n]

beraberlik pozisyonu

dead duck[n]

başarısızlığa mahkûm

LanGeek
Uygulamayı İndir